(926 S. K. m. 128) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 35)
Davacı, 7.3.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; TSK. lerine sağlam olarak girmesine rağmen, OHAL Bölgesinde teröristlere karşı girişilen operasyonlarda görev aldığı için psikolojik yönden rahatsızlandığını, duçar olduğu bu ruhi rahatsızlık nedeniyle Kd.Üçvş. rütbesinde 18 ay 15 gün, Bçvş. rütbesiyle 16 ay istirahat kullandığını, 926 Sayılı Kanunun 128/b maddesinde öngörülen 3 yıllık sıhhi izin süresi dolmamasına rağmen, GATA Sağlık Krl.nun 8.9.1993 tarihli raporu ile TSK. de görev yapamaz kararı verildiğini, bu rapora yaptığı itirazın da İskenderun Deniz Hastanesinin 16.8.1994 tarihli raporu ile reddedilmesi üzerine sağlık nedeniyle emekliye sevkedildiğini, rahatsızlığı nedeniyle evvelce 26.12.1991 tarihinde sınıf değiştirmiş olduğu için aslında 926 Sayılı Kanunun 128/c maddesine göre sıhhi izin süresinin 3 yıl değil, 4 yıl olarak uygulanması gerektiğini, oysa değil 4 yıl, 3 yıllık sıhhi izin süresinden dahi yararlandırılmayarak son rütbesinde 16 ay istirahat kullandıktan sonra emekli edilmesinin hukuka aykırı düştüğünü, kaldı ki son raporunda kendisinin iyileştiği hususunun açıkça yazılı bulunduğunu belirterek, sağlık nedeniyle ayırma işleminin iptalini ve bu nedenle yoksun kaldığı aylık ve özlük hakları tutarının hükmen tazminini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizce 26.3.1996 tarihinde reddedilmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelere göre;
Duçar olduğu psikolojik rahatsızlık nedeniyle 1989 yılından başlayarak tıbbi tedavisi yapılan davacı astsubayın ilk raporunun GATA Haydarpaşa Eğt.Hst.nin 10.8.1989 tarih ve 1946 Sayılı Sağ.Krl. Raporu olduğu ve psikonevrotik depresyon teşhisiyle SMK. iki ay istirahat kararı verildiği, muhtelif askeri hastanelerce beş kez istirahat raporları verilmesini takiben, İskenderun Deniz Hastanesi Sağlık Krl.nun 9.5.1991 tarih ve 261 Sayılı raporu ile Bir hecmeden fazla tekrar eden psikotik reaksiyon (ayırt edilmeyen tip) B/15 F-2 sınıfı görevini yapamaz kararı verilmesi üzerine 16.12.1991 tarihinde piyade sınıfından ulaştırma sınıfına geçirildiği, yeni sınıfında da aynı rahatsızlığı nedeniyle ard arda istirahatler alınmasını takiben GATA Sağ.Krl.nün 8.9.1993 tarih ve 4285 Sayılı raporu ile Kronik psikotik reaksiyon (ayırt edilmeyen tip) teşhisiyle D/15 F-2 TSK. de görev yapamaz kararı verildiği, bu raporun usulüne uygun şekilde onaylanmasını takiben davacının bu rapora vaki itirazı üzerine, davalı idarece kontrol muayenesi için sevkedildiği 200 Yt. İskenderun Deniz Hastanesi Sağ.Krl.nün 16.8.1994 tarih ve 409 Sayılı raporu ile Psikotik reaksiyon (ayırt edilmeyen tip) devamlı kronik nitelik kazanmış teşhisiyle D/15 F-2 GATA da sıhhi kurula çıkarıldığı 8.9.1993 tarihinden itibaren TSK. de görev yapamaz kararı verildiği, bu son rapor üzerine MSB. lığının 21.12.1995 tarih ve 87 sayılı onayı ile sağlık nedeniyle (adi malulen) emekliliği yolunda işlem tesis edildiği ve 18.1.1996 tarihinde TSK. ile ilişiğinin kesildiği, davacının sözkonusu işlemin iptali için 7.3.1991 tarihinde Başçavuş rütbesine terfi ettiği ve bu rütbede 7.10.1991 tarihinde 3 ay (GATA), 15.1.1992 tarihinde 3 ay (İskenderun Dz.Hst) ve 10.2.1993 tarihinde 6 ay (GATA) almak üzere, toplam 16 ay istirahat kullandıktan sonra, 8.9.1993 tarihli kafi rapor (GATA) üzerine hakkında sağlık nedenine dayalı olarak ayırma (adi malulen emeklilik) işlemi tesis edildiği görülmektedir.
926 Sayılı Kanunun Sıhhi izin süresi başlıklı 128 nci maddesinin (b) bendinde kanser, verem, akıl ve ruh hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlar, sağlık kurulları raporlarında gösterilecek lüzum üzerine, aynı rütbede toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tabi tutulabilirler. hükmü yer almaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 35 nci maddesinde ise Subay ve astsubayların sağlık kurullarında yapılan muayeneleri sonucu hastalık ve arızalarının tedavi, istirahat, hava değişimi ve yer değiştirmesi ile geçmeyeceği anlaşılanlara, sıhhi izin sürelerini bitirmeleri beklenmeden kesin işlem yapılır. denilmektedir.
Belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; subay ve astsubaylar yönünden bir hak olarak öngörülen sıhhi izin sürelerinin, mutlak surette azami sınırlara kadar kullandırılmasının gerekmediği, bu konudaki yegane kriterin ilgili sağlık kurulunun bahse konu subay ya da astsubayın duçar olduğu rahatsızlığın gerektirdiği süre kadar lüzum göstermesi koşulu bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, dava konusunda olduğu gibi akıl ve ruh hastalıkları için öngörülen azami sıhhi izin süresi üç yıl olmakla beraber, kafi raporu düzenleyen GATA Sağlık kurulu, davacının rahatsızlığının verilen istirahatlere rağmen geçmeyeceği kanısına vararak, bu yönde lüzum görmüş ve üç yıllık sıhhi izin süresi dolmamasına rağmen, davacı hakkında kesin işlem tesisi yoluna gitmiştir. Bu bakımdan, davacının iyileştiği ve göreve dönebilecek durumda olmasına rağmen, hakkında kesin işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğu yolundaki iddialarına iştirak etmek mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki, davacının bu kesin rapora yaptığı itiraz üzerine kontrol muayenesi için sevkedildiği İskenderun Dz. Hst. ce düzenlenen raporda da açıkça ... Hastanın bugüne kadar yapılan tedavilere rağmen rahatsızlığının kronikleştiği, her zaman için yeni hecmeler halinde alevlenmeler de beklenebileceği, bu tablo ile verimli görev yapamayacağı, ayrıca gerek kendisi, gerekse birlik içinde zararlı dahi olabileceği, dolayısıyla TSK. de görev yapamayacağı... hususu vurgulandığından; GATA'nın kafi raporundaki kanaatler kontrol muayenesinde de teyid edilmiş olmakla, bu yöndeki beyanlara iştirak edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının son rütbesi itibariyle azami üç yıllık sıhhi izin süresinin sonu beklenmeksizin, ilgili sağlık kurulunca hastalığının iyileşmeyeceği kanaatine varılarak, bu yönde gösterilen lüzum üzerine tesis edilen sağlık nedeniyle ayırma (adi malulen emeklilik) işleminde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy