(Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5, 14)
Davacı, 18.12.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1995 sicil yılında I.Zh.Tug.Ulş.Hf.Oto BI.K.lığında 1. sicil üstü olan yüzbaşı ile bir yıl görev yaptığını, bu dönemde kendisinin Bölük Başçavuşu olduğunu, bu görevi esnasında asıl meşguliyet alanının birliğin ikmal ve idari bölük faaliyetleri bulunduğunu, bu sicil yılında sözkonusu faaliyetleri Tk.K.olan Ulş.Yzb.ile koordineli bir şekilde ifa ettiğini, yaptığı ikmal faaliyetlerinin BI.K.olan Yzb.tarafından ne görüldüğünü, ne de bu konularda herhangi bir emir verildiğini, aynı şekilde bölük idari faaliyetleri ile ilgili tüm yazışma ve çalışmalarında da Tk.K.Yzb.ile muhatap olduğunu, koğuş, yemekhane, tuvalet, kışla sorumluluk bölgelerinde sorumlu personelin seçimi, tesislerin tertip düzen, kullanım esaslarının daima Tk.K.olan Yzb.'nın emir komutasında yapıldığını, 1. sicil üstü olan BI.K.nın 1995 sicil yılında günlük mesaisinin ortalama bir saatini kışlada (içtimalara katılmayarak), diğer yedi saatini kışla dışında geçirdiğini, BI.K.nın Tugay Komutanının verdiği inşaat görevlerinin başında bulunduğunu belirterek; 1995 sicil yılında kendisine 1. sicil üstü olarak Tk.K.Yzb.yerine BI.K.Yzb.nın sicil vermesinin hukuka aykırı düştüğünden bahisle iptalini talep ve dava etmiştir.
Özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; davacının iptalini istediği 1995 sicil yılında I.Zh.Tug.Dst.Kt.Ulş.Hf.Oto BI.Astsb.lığı görevini (Hadımköy-İSTANBUL) ifa ettiği, I.sicil üstü olan Bölük Komutanı Yüzbaşının davacıya iyiye yakın düzeyde sicil verip, menfi yazılı kanaat belirttiği, II. ve III. sicil üstlerinin ise davacıya kademe ilerlemesi yapabilecek düzeyde orta sicil takdir ettikleri ve III. sicil üstünün davacı hakkında menfi yazılı kanaat belirttiği görülmektedir.
Davacı, I.sicil üstünce düzenlenen sicilin iptalini isterken, BI.K.olan bu sicil üstünün sübjektif hareket ettiği konusunda hiçbir beyanda bulunmamakta; yalnız bu sicil yılı boyunca sözkonusu subayın Tugay Komutanının emriyle günlük mesaisinin bir saatini kışlada, kalan yedi saatini ise kışla dışında geçirdiğini, bu sicil yılı süresince kendisinin hiçbir faaliyet ve çalışmasının bu sicil üstünce gözlenip değerlendirilmediğini, tüm çalışmalarının Bölükte Tk.K.olarak görevli yüzbaşının emir ve komutasında icra edildiğini belirterek, BI.K.Yüzbaşı tarafından kendisine sicil verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Bu nedenle mahkememiz denetimi, özellikle anılan sicilin yetki unsuru bakımından hukuka uyarlı olup olmadığı konusuna ağırlık verilerek yapılmıştır.
1995 yılı sicil belgesinin ve sicil defterlerinin incelenmesinde, davacıya 2.5.1995 tarihi itibariyle sicil veren 1. sicil üstü BI.K.Yüzbaşının bu göreve 14.2.1992 tarihinde katıldığı ve sicil düzenleme tarihinde de fiilen bu görevini sürdürdüğü görülmektedir. Bu subayın 1995 sicil yılında Bölük Komutanlığı görevinin yanısıra Tugay Komutanı tarafından bir başka ek göreve tefrik edildiğine ilişkin özlük dosyalarında herhangi bir bilgi ve belge yer almamakla beraber; bir an için bu konudaki davacı beyanlarının doğruluğu kabul edilse dahi, davacı tarafından da günde bir saat Bölükte kaldığı kabul edilen Bölük Komutanının bu görevlendirme nedeniyle, haiz olduğu sicil düzenleme yetkisinin ortadan kalkacağı kabul edilemez. Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5/a maddesi uyarınca da, herhangi bir vekalet sözkonusu olmadan Bölük Komutanının Bölüğüyle fiili ilişiği devam ettikçe, onun yerine bir Takım Komutanının sicil düzenlemesi mümkün bulunmamaktadır. Bu halin yegane istisnası, sicil üstünün sicil düzenlenecek kişiyle birlikte en az üç ay görev yapmamış olmasıdır (Astsb. Sicil Yönetmeliği md.14). Esasen, davacı dahi Bölük Komutanının Bölüğü ile ilişiğinin tamamen kesildiğini söyleyememekte, yalnızca Bölükte günlük faaliyette çok az bir süre kaldığını belirtmekle yetinmektedir. Bu hal ise, adı geçen subayın haiz olduğu sicil düzenleme yetkisini ortadan kaldıracak hukuki bir sebep teşkil etmez. Askeri hizmetin zorlayıcı koşulları, çoğu kez subay ve astsubayların asil görevlerinin yanısıra ilave görevler üstlenmelerini de zorunlu kılmakta olup; asıl görevi ile bağlantı kesilmeksizin ifa edilen bu tür görevler nedeniyle ilgilinin sicil bağlantısının değişmesi de sözkonusu değildir. Şu halde, ortada sicil düzenlenmesinde herhangi bir yetki sorunu mevcut bulunmamakta olup; davacının aksi yöndeki beyanlarına itibar edilememiştir. Aynı nedenin davacının duruşmada ibraz ettiği S.Kor. K.lığı As. Mah.nin 7.11.1996 tarihli kararında değinilen hususların da, bu dava açısından sonucu değiştirici bir mahiyeti bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının iptalini istediği 1995 sicil yılında 1. sicil üstünce düzenlenen sicil, aynı sicil yılında II. ve III. sicil üstlerince takdir edilen sicillerden yüksek bir sicil olup; davacının bu sicilin iptalini istemesinde herhangi bir hukuki yararı da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının 1995 yılı 1. sicil üstünce düzenlenen sicilinin yetkili kişi tarafından düzenlenmiş ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine uygun bir sicil mesabesinde olduğu kanaatine ulaşıldığından; bu sicilin iptaline yönelik olarak açılan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy