(3269 S. K. m. 18) (6245 S. K. m. 10)
Davacının 18 Aralık 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Uzman Erbaşlık Sözleşmesinin Feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle AYİM'de açtığı dava neticesinde verilen 27 Eylül 1994 tarihli kararla işlemin iptaline karar verildiğini; bunun üzerine 6 Aralık 1894 tarihinde bir telgrafla çağrılıp birliğine katıldığı, 9 Aralık 1994 tarihinde atama emri tebliğ edildiğini, aynı tarihte eski birliğinden ilişiğini kesip 14 Aralık 1994 tarihinde ŞANLIURFA'daki yeni birliğine katıldığını, Harcırah Kanununa göre CANAKKALE-ERZURUM ve ERZURUM-ŞANLIURFA arası için harcırah ödenmesi gerekirken ödenmediğini, 14 Aralık 1994 tarihinde diğer özlük haklarıyla beraber harcırahının ödenmesi için 20. Zlh. Tuğ. 1. Mknz. P. Tb. 2. Mknz. EL K. lığına başvurduğunu, ancak herhangi bir cevap alamadığını, daha sonra 5 Ocak 1995 tarihinde eski birliğine başvurduğunu, bundan da bir cevap alamadığım, 6 Mart 1995 tarihinde AYİM' de iptal davası açtığını, ancak dilekçesinin reddedildiğim belirterek harcırah ödenmemesi işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre;
AYİM'in vermiş olduğu iptal hükmüne kadar idarenin doğru işlem yaptığı fark edilir. Bu esnada sözleşmeli personel statüsü zail olmuştur. Dolayısıyla bir atanma ve görev gibi harcırahın ana unsurlarının bulunmadığı, ancak tam yargı davasına konu olabilecek bir zararın söz konusu olduğundan Başsavcılık düşüncesinde bahsedilmiştir. Ancak, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 18 nci maddesinde ... kendi kusurları olmaksızın hizmet sürelerinin bitiminde ayrılanlara 6245 sayılı kanun esaslarına göre harcırah verilir denmektedir.
AYİM'in iptal kararı eski hali iade ettiğine göre, TSK'den sözleşmesinin feshi nedenliyle ilişiğinin kesilmesine sebep olan işlemin iptali neticesinde davacının bir kusuru olmadığı, ancak hizmet süresinin BİTİRDİĞİ sonucuna varılır.
6245 sayılı Harcırah Kanunun 10 ncu maddesi 4 ncü fıkrasına göre Cezaen olmamak üzere kurumlarınca vazifelerine son verilen hizmetlilerle... Türkiye dahilinde ikamet edecekleri yere kadar harcırah verilir denmektedir. Maddenin bu fıkrasından yararlanabilmenin en önemli koşulu, göreve son verme işleminin cezalandırma amacıyla yapılmamış olmasıdır.
AYÎM'in iptal kararı üzenine idarece davacıya çekilen bir telgrafla birliğine katılması belirtilmiştir, iptal kararı zayi olan statüyü yeniden ve geçmişe yürür şekilde iade ettiğinden birliğine katıl şeklindeki çağrıda bir statüye dayanmak durumundadır. Dolayısıyla yeniden HİZMET-GÖREV ilişkisi canlanmıştır.
Öğreti ve uygulamada yerleşmiş şekliyle; iptal davasında, yalnızca dava konusu edilen işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yani idari işlemin unsurları bakımından hukuka uygun olup, olmadığı araştırılır; yoksa bir hakkın ihlal edilip edilmediği ve eğer ki edilmiş ise ne şekilde tazmin ve telafi edileceği araştırılmaz. ihlal edilen hakkın tazmin ve giderilmesi diğer bir dava türü olan tam yargı davasının konusunu teşkil eder.
Davamızda, harcırah tahakkuk ettirme şeklindeki koşul işlemin idarece menfi yönde yapılması üzerine bunun iptali talep edilmektedir. Önceki açıklamalar gözönüne alındığında davacıya cezası olmayan ve kusuru da bulunmadığı bu ayırma işleminin iptali neticesinde harcırah kanunun hükümlerinin tatbiki gerekir.
Başsavcılık düşüncesinde bahsedildiği üzere, şayet konu tazminat, istirdat vergi ve idari sözleşmelerden doğan (AYİM 12.12.1995, E. 1995/1189, K. 1995/1155 sayılı kararında belirtildiği üzere uzman erbaşlık sözleşmesi idari sözleşmeden tamamen farklı olup, isim benzerliğinden ibarettir. Uzman erbaş sözleşmesi nev'i şahsına münhasır bir sözleşmedir) ihtilaf olsa idi tam yargı davası öngörülebilirdi. ... Tazminat davası için idarenin hizmet kusuru olsun veya olmasın, kişilerin mamelekinde veya kişiliğimde bir zararın meydana gelmiş olması ve bu zararın idarenin eylem ve işleminden doğması şartı aranmaktadır. Danıştay (12. D. 29.12.1972, E. 1976/2956)
Tam yargı davası ile iptal davası arasındaki en önemli farklardan biride; iptal davalarında yargılanan esasta idare değil, onun işlemidir. Diğer bir ifadeyle; davamızdaki gibi bir şart tasarrufunun denetimidir yani davacı 'harcırah tahakkukuna dair şartlan haizsidir, değinidir?
İdari yargı yerince verilen iptal kararının, geriye geçerli sonuçlar doğurup, idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldıracağı (olayımızda fesih ile TSK'den ilişiğinin kesildiği tarih); işlemin tesisin önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlayacağı idare hukukun bilinen ilkelerindendir, iptal edilen işlemden önceki hukuki durumu sağlamadığı, söz konusu işlemin bir takım sonuçlarını geçerli bıraktığı sürece, idarenin idari yargı yerince alınan iptal kararını uygulamış olduğunu kabule olanak bulunmamaktadır.
Hakkında göreve son verme ya da benzeri işlem yapılan kamu görevlisinin, yargısal yoldan bu işlemin iptalini sağlaması halinde; iptal edilen işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla kamu görevlisi statüsüne döndürülmesi; idarece iptal edilen işlem nedeniyle alamadığı maddi hakların kamu görevlisine verilmesi gerekir. Devlet memuriyetinden ihraç cezasıyla cezalandırılan, bu göreve son verme işlemi açmış olduğu dava sonunda iptal edilen davacının açıkta geçirdiği süreye ait aylık ve özlük hakları tutarının tahsili için açtığı dava tazminat davası niteliğindedir. (10. D. 25.5.1989 E. 1988/1908, K. 1S89/1148) Danıştay 10 ncu D. nin kararında da benzer bir dava nedeniyle belirtildiği gibi; iptal kararıyla idari işlemi tesis edildiği tarihe kadar götürüp yok kabili edince, önceki hukuki statüye kavuşulmuş olunur. 6245 sayılı Harcırah Kanunu 10 ncu madde 4 ncü fıkrasında bahsedilen cezai olmamak şartı gerçekleşir. Davacının aylık ve diğer özlük haklarına dair istemiyse dilekçe reddinden sonra ayrı bir dava konusu yapılmış halihazırda derdest durumdadır. (GENSEK NO.: 95/2146)
Davacının bir diğer istemiyse, eski görev yeri olan PASİNLER'e dönüşte atama görüp ŞANLIURFA'ya atanma işleminde de sürekli görev yolluğu tahakkuk ettirilmemesinin iptalidir. Dava aşamasında esasen davalı idarede PASİNLER ŞANLIURFA arasındaki harcırahın ödenmesi gerektiğini kabul etmektedir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 18 nci madde de atama ve yer değiştirmelerde harcırah kanunu esaslarına göre harcırah verilir şeklinde yoruma gerek kalmayacak tarzda belirtilmiştir.
Neticede: ÇANAKKALE - PASİNLER ve PASİNLER - ŞANLIURFA arası harcırah tahakkuk ettirmeme işlemi hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy