(657 S. K. m. 68, 76) (1602 S. K. m. 66)
Evvelce davacının atama işleminin iptali istemiyle açtığı davanın incelenmesi sonucunda; bahis konusu atama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle davanın reddine karar verilmiştir. 26.12.1095 tarih Esas No.: 1995/587, Karar No.: 1995/1215 sayılı bu karara karşı davacı süresinde (12.3.1996) karar düzeltme isteminde bulunarak, atama ile eşi ve çocuklarının zarar gördüğünü, maddi kaybının söz konusu olduğunu, soyut kalan ve hukuka aykırı olan bir suçlama ile tayin edildiğini, yazıları kanaatleri ortaya koyabilecek belgeler olmadığını, isnat edilen hususların soyut kaldığını, bir tek uyarı belgesi bulunmadığını, atama işleminin maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ve kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Talep üzerine yeniden yapılan incelemede: 10.8.1989 tarihinde KKK. lığı Mrk. D. Bşk.lığı Genel Evrak Şubesinde Kayıt ve Karteks memuru olarak göreve başlayan davacının burada yaklaşık (6) yıl görev yaptıktan sonra KKK. lığının 15.5.1995 tarihli emriyle Ankara 1011. Ord. Ana Tam. Pb. Md. lüğü Mot. Yenileme bölümü daktilo memurluğuna atandırıldığı belirlenmiştir. Atama işlemine sebep olarak, davacının mesai arkadaşlarıyla geçimsiz olduğu belirtilerek ilgili daire başkanlığınca atama teklifinde bulunulması gösterilmektedir. Ancak bu konuda, davacının ne gibi kötü tutum ve davranışları bulunduğu belirtilmediği gibi davacının mesai arkadaşlarıyla geçimsiz olduğu kanıtlayabilecek tek bir uyarı belgesi dahi mevcut değildir, isnat edilen hususlar soyut kalmaktadır. Üstelik davacıya 29.7.1993 tarihinde Mrk. D. Bşk. V. tarafından disiplinli tutum ve davranışları dolayısıyla takdir yazısı yazılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesinde aynen Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları, bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 nci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler... denilmektedir. Böylece, memurların gerek görevlerini gerekse görev yerlerinin değiştirilebileceği, burada yalnızca kazanılmış hak aylık derecelerinin altında bir yer olmaması hususunun dikkate alınacağı açıkça düzenlenmiş ise de; atama sebepleri ile ilgili sair hususlarda herhangi bir hüküm getirilmemiştir. Hal böyle olunca, konu idarenin takdirine bırakılmış olmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki; takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, keyfi bir kullanıma elvermediği en azından maksat unsuru yönünden denetime tabi olduğu (Kamu yararına uygun kullanım gerektiği) kuşkusuzdur.
Yukarıda değinildiği üzere; soyut bazı iddialar ve nelerden ibaret olduğu belirlenemeyen bazı davranışlar sebebiyle davacının mağduriyetine sebep olacak şekilde bir başka yere atanmasında kamu yararı olduğunu söylemek hukuken mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; 1602 sayılı yasanın 66/c maddesi gereğince karar düzeltme isteminin kabulü ile evvelce verilen ve davanın reddine dair AYİM. 1. D.nin 26.12.1995 tarih, Esas No.: 1995/587, Karar No.: 1995/1215 sayılı kararının kanuna aykırı olması sebebiyle kaldırılmasına, davalı idarece tesis edilen atama işleminin maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olması sebebiyle atama işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy