(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20, 21) (205 S. K. m. 1, 11, 24, 29)
Davacı 29.3.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Şubat 1996'da kendi isteği ile Kıdemli Binbaşı rütbesinde emekli olduğunu, OYAK emekli yardımının ödenmesine rağmen 1995 yılı kar payının 1 Haziran 1996 tarihine kadar ödenmeyeceğinin bildirildiğini ve bu suretle mağdur edildiğini iddia ve hissesine düşen 1995 yılı kar payının hemen ödenmesine veya avans verilmesine, bu da mümkün olmazsa 31 Aralık 1995 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Anayasa'nın 157 nci maddesinde Askeri Yüksek idare Mahkemesinin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile askeri kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yarığı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş 20.7.1992 günlü ve 1602 sayılı Kanunun 25.12.1981 günlü ve 2568 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinde de aynı hükme yer verilmiştir. Bu hükümlere göre Askeri Yüksek idare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin Asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
İdari dava türlerini belirleyen 21 nci madde ise 20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek idare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır... hükmünü amirdir.
Bu görev kurallarına göre Askeri Yüksek idare Mahkemesinin görevli olması için öncelikle bir idari işlem veya idari eylemin vücut verdiği bir uyuşmazlık söz konusu olmalıdır.
205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun birinci maddesi anılan kurumun özel hukuk hükümlerine tabi mali ve idari bakımdan muhtar ve tüzel kişiliği olan bir kuruluş olarak tanımlamaktadır, idari yönden özerkliği nedeniyle genel idare içinde sayılamayacağı gibi hukuki işlemleri yönünden Anayasanın idare kuruluş ve görevleriyle bir bütün dür ve kanunla düzenlenir... şeklindeki 123 ncü maddesi kapsamında olduğu da söylenemez.
Yan bir Sosyal Güvenlik Kurumu konumundaki kurumun kimi işlemleri idari iptal davasına konu olabilecek idari işlem olarak değerlendirilmekte ise de bu işlemler doğrudan sosyal güvenlik haklarının özü ile ilgili olan, daha açık bir deyimle bu hakların tümüyle reddini içeren ve sonuçlayan ve kurumca doğrudan yapılıp uygulanan kararlarıyla sınırlıdır.
Bu davanın özelinde uyuşmazlığı oluşturan husus, davacı hakkında nema uygulamasının sonucu ödemenin geç yapıldığı iddiasıdır. Nema hesabının rezerv matematik esaslarına göre yürütülmesinin idare hukuku kuralları ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. 205 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi, aynı Kanunun 24 ncü maddesine göre yapılacak emeklilik yardımının, 11 nci maddesinin (o) bendi uyarınca ve Genel Müdürlükçe ha zırlanacak teknik bilanço ve aktuerya raporu çerçevesinde oluşturulacak teknik bilançoya göre tespit edileceğini kurumun mali durumu dikkate alınarak bunun artırılabileceğini hükme bağlamaktadır. Bu çerçevede oluşan uyuşmazlık özel hukuk ilişkisi kaynaklıdır ve özel hukuk kurallarına göre adli yargı yerinde çözümü gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy