(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 4, 26)
Davacı, 15.4.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; halen İzmir 600 Yt. Mevki Askeri Hastanesinde (Nöroloji) uzmanı olarak görev yaptığını, subay nasbedildiğinden bu yana yüksek düzeyde siciller aldığını, 1995 ve 1996 sicil yıllarında kendisine sicil veren 1. sicil üstünün haketmediği şekilde düşük siciller verdiğini haricen öğrendiğini, oysa aynı yıllarda kendisine sicil veren 2. sicil üstünün yüksek düzeyde sicil verdiğini öğrendiğini, 1. sicil üstünün sözkonusu sicil yıllarında kendisine herhangi bir disiplin cezası vermediği gibi, yazılı yada sözlü şekilde herhangi bir uyarıda dahi bulunmadım, bu durumda bu şahsın verdiği sicillerin, Subay Sicil Yönetmeliğine uygun, tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle takdir edilmiş objektif siciller olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dolayısiyle bu sicillerin hukuka aykırılıkla sakatlandığın belirterek; 1995 ve 1996 sicil yıllarında 1. sicil üstünce düzenlenen sicillerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerden; davacı tabip subayın halen İzmir 600 Yt. Mevki Askeri Hastanesinde Nöroloji uzmanı olarak görev yapmakta olduğu, iptalini istediği 1995 ve 1996 sicil yıllarında da aynı hastanede görevli bulunduğu, her iki sicil yılında üç sicil üstününde değişmediği, 1995 sicil yılında Dahili Hastalıklar Bölüm Başkanı olan 1. sicil üstünün davacıya sicil tam notunun %70'inin üzerinde sicil verip, olumsuz yazılı kanaat belirttiği, Hastane Baştabip Yardımcısı olan 2.sicil üstü ile Hastane Baştabibi olan 3. sicil üstünün davacıya sicil tam notunun %90'ının üzerinde sicil notu takdir edip, 2. sicil üstünün olumlu yazılı kanaat belirttiği, 1996 sicil yılında aynı 1. sicil üstünün davacıya sicil tam notunun %70'i düzeyinde sicil verip olumsuz yazısı kanaat belirttiği, aynı 2. ve 3. sicil üstlerinin davacıya sicil tam notunun %90'ının üzerinde sicil verip çok olumlu yazılı kanaat belirttikleri, böylelikle davacının 1995 ve 1996 yılları ortalama sicillerinin sicil tam notunun %80'inin üzerinde teşekkül ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının iptali istenen siciller dışındaki sicil safahatı incelendiğinde ise subay nasbedildiği 1982 yılından itibaren, sicil tam notunun %70'leri civarındaki dört sicili dışındaki hemen tüm sicillerinin sicil tam notunun %85'inin üzerinde takdir edildiği, hatta aynı hastanedeki sıralı sicil üstlerince verilen 1994 yılı sicilinin sicil tam notu şeklinde belirlendiği, 1995 sicil yılında 24.10.1994 tarihinde 3.sicil üstünce başarılı çalışmalarından dolayı yazılı olarak takdir edildiği, 1995 ve 1996 sicil yıllarında herhangi bir disiplin işlemine maruz kalmadığı görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde sicil üstleri; emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini gözönünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler... sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar... denilmekte; aynı yönetmeliğin 26 ncı maddesinin 3 ncü fıkrasında da üçüncü sicil üstleri, her iki üstün verdiği notları inceler, lüzum gördüklerinde kendisine ait haneye sicil notu yazarlar, üçüncü sicil üstleri... 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin not toplamları arasında 20 ve daha fazla not farkı bulunan sicillere mutlaka kanaat yazarlar... üçüncü üst, yaptığı incelemede 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin not toplamları arasında 20 ve daha fazla not farkı görürse, bu farklılığın nedenlerini araştırarak, sicil Büstlerinin astlarını kıymetlendirme yeteneği hakkında karar sahibi olur... hükmü yer almaktadır.
Bilindiği üzere sicil; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, üst görevlere liyakat, öğrenim, kurs, yurtdışı daimi görev ve özellik isteyen görev yerlerine atamada temel kriter ve esas teşkil etmektedir. Bu bakımdan, tüm sicil üstlerinin bu maddi ve hukuki gerçeğin bilincinde ye idrakinde olarak, Sicil Yönetmeliğinin işaret edilen hükümlerine uygun şekilde, maiyetindeki astlarına objektif olarak sicil takdir etmeleri gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. Bu kural ve esasların ihlali ve sübjektif değerlendirmeye dayalı sicil düzenlenmesi hali, hukuka aykırılıkla sakatlanacağı gibi; sicil üstlerine tanınan bir yetkinin bu şekilde hukuka aykırı kullanılması aynı zamanda o kişi yönünden bir değerlendirme zaafı teşkil eder ve bu sicil üstünün sicil üstleri de o kişi hakkında bir kanaat edinerek, gereken değerlendirmeyi yapmak ödeviyle karşı karşıya kalırlar. Bunun yanısıra, eğer bu hukuka aykırı yetki kullanımı kin, garez, öç alma, zarar verme vs. saik ve nedenlere dayalı ise bu takdirde bir salt kişisel kusurun varlığı ve kişisel sorumluluk hali de söz konusu olacaktır ve bu takdirde de artık bu sicil üstü, Anayasa'nın 125 nci maddesinin son fıkrasının koruma alanından çıkarak, kamu görevlisi (idare ajanı) sıfatının sağladığı Devlete idareye kanalize edilmiş sorumluluktan yararlanma imkanını yitirerek, doğrudan ve ferden sorumluluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacaktır.
Bu hukuki açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; davacının tüm sicil safahatı gözetildiğinde, davacıya 1995 ve 1996 sicil yıllarında sicil düzenleyen 1 nci sicil üstünün takdir ettiği sicillerin, davacının 14 yıllık sicil safahatındaki en düşük sicillerden ikisi olduğu, 1995 sicil yılında 2. sicil üstünün 1. sicil üstünce verilen sicilden 19 not, 3. sicil üstünün ise 23 not, 3. sicil üstünün ise 25 not fazla sicil takdir etmeleri ve olumlu kanaat belirtmeleri, bunun yanı sıra 1995 sicil yılında 3. sicil üstünce verilmiş bir yazılı takdiri olup, 1995 ve 1996 sicil yıllarında herhangi bir disiplin işlemine maruz kalmaması, aynı askeri hastanede 1994 yılı sicilinin sicil tam notu olarak (mükemmel düzeyde) teşekkül etmesi karşısında; 1995 ve 1996 sicil yıllarında 1. sicil üstünün takdir ettiği not ile belirttiği kanaatin objektifliğinden sözedilemeyeceği, dolayısiyle iptali istenen sicillerin tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle takdir edilmiş objektif siciller olarak kabulüne imkan bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Öte yandan, dosya içeriğinden 1995 ve 1996 sicil yıllarında davacı ile 1. sicil üstü arasında sicilin sübjektif şekilde düşük düzenlenmesini gerektirir bir ihtilaf yada husumet olup olmadığı anlaşılamamaktaysa da; aynı askeri hastanede maiyetinde bulunan hemen tüm askeri tabiplere anlaşılmaz bir şekilde düşük sicil düzenlediği açılan bir seri davanın kurulumuzca incelenmesi sonucu anlaşılan 1. sicil üstünün bu davranışının kökenindeki "saik"in ne olduğunun açığa çıkarılması dava konusu açısından lüzumlu olmayıp; önemli olan Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına aykırı sicil düzenlendiği maddi vakıasının ortaya konulması bulunduğundan, bu yön üzerinde durulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; 1995 ve 1996 sicil yıllarında davacıya 1. sicil üstünce takdir edilmiş siciller ile belirtilen kanaatlerin sebep ve amaç unsurları açısından hukuka aykırı oldukları anlaşılmakla, işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy