(3269 S. K. m. 12, 19) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 10, 13)
Davacı vekili, 25 Nisan 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 8.1.1993 tarihinde Uzm.Çvş. olarak göreve başladığını, görev sırasında asta müessir fiil suçundan 7 gün hapis cezası aldığını, Uzman Erbaş Kanununda bu şekilde ilişik kesileceğine dair hüküm olmadığını, kanunla düzenlenmeyen bir hususun yönetmelikte yer almasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, kaldı ki verilen ceza paraya çevrilip ertelendiğinden yönetmeliklere göre de sözleşmenin feshedilmemesi gerektiğini, bu şekilde ilişik kesme işleminin eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu belirterek, bu nedenlerle fesih işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12 md. 2. fıkrasında Görevde başarısız olanlarla kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. 3. fıkrasında da Görevde başarısız olma, görev intibak edememe ve kendilerinden istifade edilmeme halleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir, hükmü yer almakta, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13.md. si 2. fıkrasında Görevde başarısız olanlar ile kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir', 3. fıkrasının 3. bendinde de verilen cezanın miktarı ne olursa olsun... firar, itaatsizlik, astına ve üstüne müessir fiil işlemek... gibi suçlardan mahkum olanların sözleşmeleri feshedilmek suretiyle TSK. den ilişikleri kesilir denilmekte, yine Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. maddesinin 4. fıkrasında da bağımsız tugay... komutanlarınca... sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silahlı kuvvetlerinden ilişikleri kesilir, denilmektedir.
Dava dosyası ve dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde; 25. Mknz.P.Tug.K.lığı emrinde Uzman Çvş. olarak görevli olan davacının G.P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinin 24.10.1995 tarih ve 1995/1390-995 Esas ve Karar sayılı kararı ile 7 gün hapis cezası aldığı, bu cezanın paraya çevrilerek ertelendiği, bunun üzerine 25.Mknz.PTug. Komutanlığının 19.3.1995 tarihli fesih emriyle Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. md. si gereğince sözleşmesinin feshedildiği açıkça anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar, mevzuat ve açıklamalar muvacehesinde yapılan incelemede, davacı hakkında Askeri Mahkemece Asta Müessir Fiil suçundan 7 gün hapis cezası verildiğinden, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. Md. si 3. fıkrasının 3. bendinde verilen cezanın miktarı ne olursa olsun... astına müessir fiil işlemek... gibi suçlardan mahkum olanların sözleşmeleri feshedilmek suretiyle TSK. den ilişikleri kesilir denildiğinden, davacının durumu Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. md. sinin S.fıkrasının 3.bendine aynen uymakla, davacı idarece tesis edilen davacının T.S.K.den ilişiğinin kesilmesi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
3269 sayılı Kanunun 19 ncu maddesinde fesih sebepleri ve diğer hususlarda Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına açıkça yönetmelik çıkarma yetki ve görevi yüklenmiş olup; idareye bir yasama tasarrufuyla tanınmış olan bu düzenleme yetkisinin kullanılması sonucu, idarenin kimi suç ve fiillerden hüküm giyme halinde uzman erbaş statüsünün son bulmasını öngörmesinde, bu yönü itibariyle herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliği uyarınca ordunun temeli olduğu belirtilen disiplin korumaya, ast üst ilişkilerini zedelendiğinin en açık göstergesi olan üste fiilen taarruz yada asta müessir fiil gibi suç nevilerinin uzman erbaşlar bakımından menedilmesine yönelik bu düzenleyici tasarruf hükümlerin, 3269 sayılı kanunun 19 ncu maddesine tanıdığı yetkiyi tecavüz ettiği söylenemeyeceği gibi; aksine disiplin ve itaat ruhunun dinamik tutulmasına yönelik bu düzenlemenin kamu yararına da uygun olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, verilen hapis cezasının paraya çevrilmiş ve ertelenmiş olmasının belirtilen bu hukuki gerçeği değiştirici bir mahiyeti de bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temas ettiği eşitlik ilkesinin de dava konusu bakımından uygulama alanı yoktur. Gerçekten, Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış kararlarında da işaret edildiği üzere, Anayasanın 10 ncu maddesindeki herkes dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetmeksizin kanun önünde eşittir hükmünden amaç; her Türk vatandaşının yasalar önünde hukuki yönden eşit sayılmalarını sağlamaktadır. Maddedeki eşitliğin bir anlamı da, yasaların koyduğu kurallara uyarlık bakımından, kişisel nitelikleri ve durumları benzer olanlar arasında değişik uygulama yapılmamasıdır. Durumlarındaki değişikliğin doğurduğu zorunluluklarla ve haklı nedenlerin bulunması durumunda farklı uygulamalara olanak veren bir ilkedir. Gerçekten de, durum ve konumlardaki farklılık, hukuki statülerdeki özellikler, birinci kişiler yada topluluklar için değişik kurallar ve değişik uygulamaları haklı kılar. Ancak aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme Anayasaya aykırılık oluşturur.
Bu nedenle, davacının durumuyla örnek olarak gösterilen kişilerin (subay-astsubaylar) durumları ve statüleriyle uzman erbaşların konum ve statüleri ile özdeş bulunmadığından; asta müessir fiil suçunun bir uzman erbaş için sözleşme fesih nedeni sayılması şeklindeki düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı bir yönü yoktur. Önemli ve kritik görevlerde istihdam edilme amacından hareketle ihdas edilen uzman erbaş statüsünden fiilen en verimli biçimde yararlanma düşüncesiyle hareket eden yasa koyucunun, sözleşme fesih nedenleri konusunda idareye düzenleme yetkisi tanıması, idarenin de bu konudaki düzenleme ve takdir hakkını belirtilen şekilde kullanmasında hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemiştir.
Öte yandan, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 10 ncu maddesi, asla müessir fiil suçundan hüküm giyme halinin varlığını yeterli gördüğünden; ceza hukuku bakımından cezanın ferdileştirilmesi (paraya çevrilme, tecil) halinin varlığı, idare hukuku vekilinin bu yöndeki beyanlarına da itibar edilememiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu fesih işlemi yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olduğundan, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy