(657 S. K. m. 71) (2709 S. K. m. 10)
Davacı, 22 Aralık 1995 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 5 Nisan 1976 tarihinde Yardımcı Hizmetler Sınıfı kadrosuna (Hademe) ve Piyade Okul Komutanlığı emrine atandığını, 10 parmak seri daktilo bildiği ve evrak konusunda tecrübeli olması nedeniyle atandığı tarihten itibaren Piyade Okul Komutanlığı Disiplin Mahkemesinde daktilo olarak çalıştığını, başarılı çalışmalar sergilediğinin Askeri Adalet Müfettişleri raporlarıyla belirlendiğini, 10.9.1995 tarihinde orta okuldan mezun olduğunu, bu nedenle genel idare hizmetler sınıfında daktilo memurluğu kadrosuna geçirilmesi isteminin KKK.lığının 10.11.1995 tarih ve PER. : 4311-277-95/Per. D. Svl. Me. İş ve İşçi Müna Ş. (Yrd. hiz.) sayılı emri ile reddedildiğini, ilkokul mezunu olan birtakım sivil memurların daktilo memuru kadrosuna geçirilmesine rağmen kendisinin ortaokul mezunu olmasına karşılık davalı idarenin tahsil durumunun yetersiz olduğundan bahisle kendisine daktilo memuru kadrosu vermemesinin 657 Saydı Devlet Memurları Kanununun 71 ve Anayasanın 10 ncu maddelerine aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan davacının 1976 yılında Tuzla Piyade Okul Komutanlığın da Yardımcı Hizmetler Sınıfında hademe kadrosu ile göreve başladığı, 1977 yılından itibaren ise Disiplin Subaylığı yazıcısı olarak göreve devam ettiği, 1995 yılında ortaokulu bitirmesi nedeniyle genel idare hizmetler sınıfına aktarılması istemiyle yaptığı başvurunun tahsil seviyesinin yeterli olmaması neden gösterilerek reddedildiği, oysa davacı kendisinin bulunduğu görev yerinde daktilo memuru olarak ehil olduğu, her teftiş sonunda takdir edildiğini belirterek olumsuz işlemin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olan memurların bilahare niteliklerinde meydana gelen değişiklik yada yaptıkları işin mahiyetindeki değişiklikler nedeniyle bulundukları sınıfın değiştirilebilmesi imkanı mevcut olup bu durum anılan yasanın 71 nci maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan bu maddeye göre; memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri mümkündür. Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu kanunda veya kuruluş kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmaları koşuldur. Görüldüğü üzere, bu koşulların bulunması halinde dahi sınıf değişikliğinin mutlaka yapılacağı biçiminde bir hüküm mevcut değildir. İdare hizmet ihtiyaçlarını göz önünde tutarak bu değişikliği yapabilir. Bu konuda bir takdir hakkına sahiptir, idarenin hizmetin gerekleri ve personelin niteliklerini göz önünde tutması suretiyle takdir yetkisini kullanması tabidir. Elbette takdir yetkisinde bir zaaf yada yetki saptırması olduğu bariz olarak anlaşılabiliyorsa yargı denetiminde bu durum nedeniyle işlemin iptali söz konusu olabilecektir.
Davacının ortaokulu bitirmesi nedeniyle halen görev yaptığı yardımcı hizmetler sınıfından genel idare hizmetler sınıfına geçmesinin bir hak olduğu şeklinde yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, konunun yukarıda zikredildiği üzere idarenin takdir yetkisi dahilinde olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Öte yandan, idarenin 1980 yılından bu yana yana geldiği uygulamaların da genel idare hizmetler sınıfında lise mezunu personel istihdam etme biçiminde geliştiği ve idarenin böylece bu işlemi tesis ederken belirtilen takdir hakkını objektif kullanmadığına ilişkin bir emareye de rastlanmadığı görülmektedir. Böylece kamu hizmeti ihtiyaç ve gereklerine uygun olarak tesis edilen dava konusu bu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının yardımcı hizmetler sınıfından genel idare hizmetler sınıfına geçirilmemesi işlemi hukuka uygun bulunduğundan yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy