(926 S. K. m. 118)
Davacı, 17.5.1996 tarihinde AYİM. kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1996 yılı genel atamalarında 1 nci Mknz. Tug. İs. Svş. Tb. L. BL. K.lığına atandığını, atamaya esas istek formuna eşinin SSK. da yüksek hemşire olarak görev yaptığını belirttiğini ve eşinin bu kurumda çalıştığına dair SSK. Trabzon Hastanesinden aldığı belgeyi eklediğini, 1996 yılı genel atamalarında yapılan 12 atama yerinde 9'unda eşinin çalışabileceği yer bulunduğunu, tayin istek formları gönderilmeden önce KKK. lığınca, boşalacak 8 yer bildirildiğini, iyi niyet içerisinde yer seçmeyerek sadece eşinin işyeri bulunan bir yere atanabilmek için tüm tayin yerlerini yazdığını, oysa 1996 yılı genel atamalarında kendisinin atanabileceği 12 atama yerinden eşinin çalışabileceği 9 tayin yerinden birisine atanmaması için hiç bir neden olmadığı halde eş durumuna itibar edilmeyerek yapılan atama işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
926 sayılı Personel Kanununun 118 nci maddesinde, subay ve astsubayların atama ve yer değiştirmelerinin hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaşım durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönünde tutularak tespit edilecek bölge ve garnizonlara; a) Meslek programları, meslek içi eğitim ve kadro ihtiyacı, b) Sağlık durumu, c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler, d) İstekli bulunduğu yerler nazara alınarak sıra ile yapılacağı belirtilmiş, TSK. lerine mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 3 ncü maddesinde de benzer hükümler yer almıştır. KKK. lığı Atanma ve Yer Değiştirme Esasları Yönergesinde de, Personelin çalışan eşleri ile ilgili atama sorunlarını atama istek formlarında açıkça belirtmeleri ve eşlerinin atanabilecekleri görev yerleri ve illeri gösteren belgeleri göndermeleri halinde atamalarında bu hususlar değerlendirilir hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyası ve dosyada mevcut belge ve beyanların incelenmesinde; 1996 yılı genel atamalarında davacının 48 nci P.Tug. K.lığından, 1 nci Mknz.Tug.İs.Svş.Tb. I.BIk.K.lığına (Doğubeyazıt) atandığı, bu atama öncesinde doldurduğu atama istek formunun ilgili bölümlerine de, 2 nci bölge hizmet sırası geldiğinden atanma istediğini, atanmak istediği yerler bölümüne sırasıyla 1-Şanlıurfa, 2-Erciş/Van, 3-Kandilli/Erz, 4 - Aşkale/Erz., 5-Hakkari, 6-Sarıkamış/Kars ve 7-Doğubeyazıt tercihlerinde bulunduğu, eşiyle ilgili bölüme ise, eşinin SSK. Hastanesinde Yüksek Hemşire olduğunu, Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesinde çalıştığından ataması yine aynı kurum hastanelerine yapılabilmektedir, seklinde açıklamada bulunduğu ve eşinin SSK. da çalıştığına dair bir belgeyi de eklediği, 1996 yılı genel atamalarında 2 nci bölgeye davacının da görev yapabileceği 12 görev yerine atama yapıldığı açık bir şekilde anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat ve açıklamalar doğrultusunda idarenin, idari, asayiş ve zaruri sebepler ve hizmetin aksatılmadan yürütülmesini temine yönelik olarak yapacağı atamalarda takdir hakkının bulunduğu tartışılmaz bir olgudur. Ancak burada takdir hakkının objektif olarak kullanılıp kullanılmadığı önemlidir. Dava konusu atama işlemi yapılmadan önce doldurulan atama istek formunda davacının, eşinin Yüksek Hemşire olarak Sosyal Sigortalar Hastanesinde çalıştığını belirterek, bu hususa ilişkin belgeyi de ibraz etmesi, davacının atanabileceği 12 görev yeri içerisinde eşinin de çalışabileceği SSK. Hastanesinin bulunan bir yere atanması mümkün iken, eşinin çalışabileceği bir yer olmayan Doğubeyazıt'a atamasının yapılmasında takdir hakkının objektif olarak kullanıldığından söz etmek mümkün görülmemiştir.
Bu arada Başsavcılık ve davalı idare tarafından, yönerge hükmüne rağmen davacının atama istek formuna eşinin atanabileceği görev yerleri ve illeri gösteren bir belge eklememesi nedeniyle, idarece tesis edilen işlemin hukuk ve mevzuata uygun olduğu ileri sürütmüş ise de, davacının atama öncesinde doldurduğu atama istek formunda, eşinin Yüksek Hemşire olarak Sosyal Sigortalar Hastanesinde çalıştığını belirterek, bu hususa ilişkin belgeye de ibraz ettiği, yani atama işlemi yapılmadan önce idare tarafından davacının eşinin yüksek hemşire olarak SSK. Hastanesinde çalıştığının bilindiği, atama öncesinde davacıya önerilen muhtemel görev yerleri sınırlı sayıda olduğu gibi idarenin bununla bağlı olmadığı nazara alındığında davacının 2 nci bölgede hangi garnizonlara atanacağı hususundaki belirsizlik ve özellikle de davacıya göre sahip olduğu güç ve imkanlar nedeniyle davacının eşinin çalışabileceği kurumun idare tarafından tespiti daha kolay olacağından, bu yoldaki Başsavcılığın görüşüne ve davalı idarenin savunmasına Mahkememizce katılınmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hukuka ve mevzuata aykırı olan İşlemin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının dilekçesinde özetle; 1996 yılında 2 nci bölge görev sırasının gelmesi nedeniyle, bu bölgeye ait yer tercihlerini yazarken eşinin Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı Yüksek Hemşire olarak görev yaptığını belirterek bu konudaki belgeyi eklediğini, buna rağmen atamanın eşinin görev yeri olmayan bir garnizona yapıldığı ve aile bütünlüğünün bozulduğunu belirterek işlemin ip tali talebiyle bu davayı açtığını görmekteyiz.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli subay ve astsubayların atama ve yer değiştirmeleri ile ilgili işlemler 926 sayılı Kanunun 118 nci maddesi ve bu kanunun 119 ncu maddesine dayanılarak çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmektedir. Yönetmelikte eş ve çocukla ile ilgili atamada dikkat edilecek durum sağlık yönünden değerlendirilmekte çalışan eşlerle ilgili düzenlemeler; Kuvvet Komutanlıkları bünyesinde tayin do nemleri öncesi çıkarılan atama direktifleri ve Kara Kuvvetleri mensupları açısından K.K.K.lığı Atanma ve Yer Değiştirme Esasları Yönergesi (52-3) ile getirilmektedir. Bu yönergenin 1 nci bölüm 26 ncı madde ve fıkrasında Personelin çalışan eşlerinin atanabilecekleri görev yerlerini ve illerini gösteren belgeleri göndermeleri halinde bu hususlar değerlendirilir şeklinde hüküm mevcut bulunmakta ve bu hususların atama görecek personel ta rafından dile getirilmesi ve idarenin uyarılması gerekmektedir.
Dava dilekçesi, cevap layihası ve buna ekli belgelerden anlaşıldığına göre davacı, eşinin SSK.'nda görevli Yüksek Hemşire olduğunu yazmış olmasını rağmen, görev alabileceği yerleri belirtmemiştir. Bu durumda idarece, atam, yapılırken eş ile ilgili olarak dikkate alınacak hususlar belirsiz kalmış ve idare kendi veri ve hizmet gereklerine göre işlem tesis etmiştir. Kaldı ki, davacımı atanma istek formuna, atamasının yapıldığı Doğubeyazıt Garnizonunu di yazdığı görülmektedir.
Bu nedenle; idarece, eldeki veri ve hizmet gerekleri gözönünde bulundurularak yapılan atama işlemi hukuka uygun bulunduğundan, İşlemin İptali yönündeki çoğunluğun kararına katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy