(926 S. K. m. 118, 119)
Davacı, 14.5.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1987 Harp Okulu neş'etli olduğunu, 1990-1993 yılları arasında Doğubeyazıt I.Mknz.P. Tug. İs.Svş.Tb'da ilk 2 nci bölge hizmetini ifa ettikten sonra 2.8.1993 tarihinde atanmış olduğu 23.P.Tug.İs.Svş.BI.K.Iığında (Şamandıra - İstanbul) göreve başladığını, görev yaptığı 23.P.Tugayının Mart 1996 tarihinde iki konuşlu duruma geçerek, birliğin bir bölümünün Silopi'ye intikal ettiğini, bu düzenleme sırasında kendisinin İstanbul'da kalan 23.P.Tuğ.K.Yrd.lığına planlandığını ve bu görevini sürdürmekteyken KKK.lığının 7.5.1996 tarihli genel atamaları ile Silopi'ye atandırıldığını, 1987 neş'etli istihkam sınıfındaki arkadaşlarından 9 kişinin hala 2 nci bölge hizmetini hiç yapmamasına karşılık, kendisinin üç yıllık birinci bölge hizmetinden sonra ikinci kez 2 nci bölgeye atandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, hatta 1984-1986 nasıplı istihkam subayları arasında dahi halen 2 nci bölge hizmetini hiç yapmayanların bulunduğunu, 29.1.1996 tarihinde evlendiğini ve eşinin İstanbul'da Özel bir Kolej'de Öğretmen olduğunu, belirttiği nedenlerle idarenin atama tasarrufunun yasal dayanaktan yoksun, haksız, eşitlik ilkesine aykırı, sebepsiz ve personeli mağdur edici bir tasarruf olduğunu belirterek iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Dairemizin 4.6.1996 tarihli kararı ile, davalı idarenin savunması alındıktan sonra gözden geçirilmek üzere yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş; savunmanın yapılması ve eki belgelerin incelenmesinden sonra AYİM. Nöb. Dairesinin 31.7.1996 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulması kararı kaldırılmıştır.
Dava dosyası ile savunma ekindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, 2 nci bölgedeki ilk hizmetini 1990-1993 yılları arasında Doğubeyazıt garnizonunda LMknz. Tug. İstb.Tb.Kh. ve Srv.BI.İş Mak.Tak.K.lığında ifa eden davacı subayın, KKK.lığının Mayıs 1993 tarihli genel atamaları ile İstanbul-Samandıra 23.P.Tug. İs.BI.2.Tk.K.lığına atandığı, bu garnizonda üç yıl süre ile görev yaptıktan sonra, KKK.lığının 20.4.1996 tarihli genel atamaları ile 23.P.Tug.İs.Svş.BI.K.V.liğine (Şırnak-Silopi) atandırıldığın, davacının bu atamasının ikinci kez 2 nci bölge hizmet sırasının gelmesinden değil; KKK.lığının bir kısım birliklerin OHAL nedeniyle iki konuşlu statüye geçirilmeleri yolundaki emri gereğince, davacının birliğinin de (23.P.Tug.K.lığı) iki konuşlu statüye geçmesinden ve Silopi Şırnak'a intikalinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
926 sayılı Kanunun 118 nci maddesinde Subayların ve Astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır:
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esaslar ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) İdar, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekli bulunduğu yerler denilmektedir.
Aynı Kanunun 119 ncu maddesine dayalı olarak çıkartılan TSK'ne mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 12 nci maddesinde, subay ve astsubayların bulundukları bölge ve garnizonlarda hizmet sürelerini bitirmeden diğer bir bölgeye veya garnizona atandırılma veya yer değiştirmelerini icap ettiren haller (7) bent halinde sayılmış bulunmaktadır. Bu hallerden biriside (d) bendinde yer alan lağv, tensik, kadro ve konuş değişiklikleridir. Aynı husus belirtilen yönetmeliğin 24/1. maddesinde de tekrarlanmış durumdadır.
Ülkenin içinde bulunduğu koşullar ve terörle mücadele programı çerçevesinde TSK.'lerinin bir kısım birlik ve teşkillerinin OHAL bölgesinde ve mücavir illerde konuşlandırıldığı, özellikle 1 nci bölgede konuşlu kimi Kıtalarının iki konuşlu hale getirilerek, ağırlıklı mevcutların bu bölgelere kaydırdıkları maddi bir vakıadır. Dava konusunda da, davacının birliği KKK. lığının emri ile iki konuşlu statüye dönüştürülmüş ve İstanbul-Samandıra'da kalan bir bölümü dışında ağırlıklı olarak Şırnak - Silopi'ye intikal etmiştir. İntikal eden teşkiller arasında, davacının komutanı olduğu istihkam bölüğü de bulunmaktadır. Davacı, bir kısım arkadaşlarını emsal göstermek suretiyle, onlar daha ilk 2 nci bölge hizmetini yapmamışken, kendisinin ikinci kez 2 nci bölgeye atanmasının hukuka aykırılığını iddia etmekteyse de; davacının birliğinin iki konuşlu statüye geçirilerek OHAL bölgesine (Şırnak-Silopi'ye) intikal ettirilmesi dolayısiyle bu atamasının yapılması karşısında, ortada idarece planlanan bir 2 nci bölge hizmetinden söz etmek mümkün olmadığı gibi, askeri hizmet gerekleri ve hizmetin aksatılmadan yürütülmesi dışında bir amaç taşımayan söz konusu tasarrufun objektif ve kamu yararına olduğunda da kuşku yoktur. Kaldı ki, savunma ekinde belgelerden bu durumda sadece davacının bulunmayıp, değişik sınıflardan (istihkam sınıfı dahil) yüzlerce subay ve astsubayın şark sıraları gelmediği halde, konuş değişikliği nedeniyle atamalarının yapıldığı görülmektedir. Nitekim, 1996 yılında iki konuşlu statüye geçen tugayların istihkam Savaş Bölüklerinin, Bölük Komutanları ile birlikte OHAL bölgesine intikal ettiği ve konuşlandıkları yerlere de atamalarının çıkartıldığı belirtilmektedir.
Davacının komutanı olduğu İstihkam Savaş Bölüğü de, Şırnak - Silopi'ye intikal ettiğinden davacının atamasının bu garnizona yapıldığı anlaşılmaktadır. OHAL bölgesi gibi terörle mücadele ve güvenlik operasyonlarının yoğun bir şekilde icra edildiği kritik bir bölgeye intikal eden bölüğün, Bölük Komutanının (davacının) başında olmaksızın intikali hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına ters düşeceği gibi; bir fedakarlık mesleği olan askerlik hizmetinin özellik ve gerekleri de bu şekilde bir düşüncenin kabulüne imkan vermez. Dolayısiyle, tesis edilen işlemin kamu yararı dışında başka bir amaca yönelik bulunmadığı açıkça gözlenmektedir. Davacının halen hiç 2 nci bölge hizmetini yapmadığını belirttiği aynı neş'etli subayların iki konuşlu statüye geçen birliklerde görevli bulunmadıkları için OHAL bölgesine atanmadıkları bir vakıa olduğu gibi, normal şark sıraları geldiğinde 2 nci bölgeye atandıracaklarından da şüphe yoktur. Bu bakımdan, davacının durumu ile bu subaylar arasında eşitliğe aykırı bir uygulama ve benzerlik söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacının 2 nci bölgeye atanması işleminin tamamen konuş değişikliğine dayalı, askeri hizmet gerekleri ve hizmetin aksatılmadan yürütülmesi amacına yönelik, objektif ve kamu yararı gözetilerek tesis edilin bir işlem mesabesinden olup, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı kanaatine ulaşılmakla, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy