(Kamu Konutları Yönetmeliği m. 7, 9, 34)
Davacı, 6 Eylül 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 16 Ağustos 1990 tarihinden itibaren Küçükesat Nenehatun Cad. Plevne Ap. No: 1-A/01 nolu lojmanda oturmaya başladığını, 15 Ağustos 1995 tarihinde oturmakta olduğu lojman dahil boş ve boşalması gereken lojman adı altında 48 lojmanın öneriye çıkarıldığını, halen oturmakta olduğu lojmanın kendisine tahsis edilmesi isteminde bulunduğunu, KKK. lığının 25 Ağustos 1995 tarihli yazısı ile durumunun Konut Yönergesi 25 nci maddeye göre değerlendirildiği, önerilen lojmanlardan hiçbirine girmeye hak kazanamadığından oturmakta olduğu lojmanı 7 Eylül 1995 tarihine kadar boşaltmasının istenildiği, Konut Yönergesinin 25 nci maddesinin kendisine uygulanmadığını, 23 Ağustos 1995 tarih ve 9 nolu Lojman Tahsis Tutanağına göre 89 puanı olan subayların lojmana girmeye hak kazandığı, kendisinin bu tarih itibariyle 95 puanı görülse bile 25 nci madde uyarınca oturmakta olduğu lojmanda oturmaya devam etmesinin gerektiği, kaldı ki 28 Şubat 1994 ve 30 Ocak 1995 tarihlerinde aldığı takdirler uyarınca puanının + 10 artırılarak 105 olması gerekirken, bu hususun da yerine getirilmediği, hal böyle iken oturmakta olduğu lojmandan çıkarılması işlemi hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir,
TSK. Konut Yönergesinin 25 nci maddesinde öngörülen Ön puanlama sisteminden yararlanabilmek için 5 yıllık oturma süresi sona eren ancak konutu henüz boşaltmamış personelin de dahil edilmesi ile puan esasına göre konut bekleyenlerin sıralanmasının yapılması sonucu, ilgi linin ayrıca sıralanacak boş ve boşalacak konutlardan birine girebilecek yerde olması zorunludur. Boş ve boşalacak konutların ön puanlama sürecinin tamamlanmasından sonraki ilk öneri tarihi esas alınarak sapta nacağı hususu da yine madde metninden anlaşılmaktadır.
Davacı, oturma süresinin sona erdiği evrede henüz konutta oturuyorken yapılan ön puanlamaya dahil edilmiştir. Ancak, puan esasına göre konut bekleyen personel arasındaki yeri itibariyle daha sonra öneriye çıkartılacak (öneri tarihinde boş ve boşalacak) konutlardan birine girme olanağının bulunmadığı saptanmıştır. Ön puanlama sonucunun böyle gerçekleştiğine ilişkin davalı idarenin tespitine ve bu bağlamdaki savunmasına davacının bir itirazı yoktur.
Öte yandan, ön puanlama sisteminin işlerliğe kavuşturulması için hak sahibi olmayanların puan esasına göre saptanan sıralamaya dahil edildiği ve daha düşük puanların sıralamada kendisinden önce yer aldıkları yada boş ve boşalacak konut sayısı daha fazla iken gizlendiği yolunda davacı tarafından ileri sürülen bir iddia da varit değildir. Bu konularda ayrıca araştırmayı gerekli kılan kuşku uyandırıcı bir emare de görülmemiştir.
Bundan başka ön puanlama yöntemiyle davacıdan daha düşük puanlı birine oturduğu konutun yeniden tahsisi de sözkonusu değildir. Bu konuda soyut bir iddia da keza yoktur. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı idarenin ön puanlama mekanizmasını işletme yöntem ve ilkelerinde hukuka ve mevzuata aykırı bir durum görülmemektedir.
Çünkü, ön puanlama sonucu personele Oturmakta Olduğu konutun İkinci Kez Tahsisi ile, puanı ön puanlamada yeterli olmadığı için sonradan yapılan öneride Bir Başka Konutun tahsisi tamamen farklı durumdur. Şöyle ki; ön puanlama aşamasında henüz bir öneri yapılmış değildir. Buna bağlı olarak öneriye muhatap personelden kimlerin nasıl tercih yapacağı, hatta tercih yapıp yapmayacağı belirsizdir, işte bu nedenle idare bu aşamada konut müracaatı olan her personeli puanına göre ve konut tercihini yapacağını kabul ederek sıralamaya almak zorun dadır. Zira tercih hakkını kimlerin nasıl kullanacağı veya kullanmayacağı hususu, ancak öneri aşaması tamamlandıktan sonra aydınlığa kavuşacaktır, idarenin ön puanlama aşamasındaki belirsizlik içinde ve varsayımlarla değil kesin bulgu ve sonuçlarla işlem yapma olanağı ve zorunluluğu vardır. Zira, statü hukuku tesadüflere göre işlem yapmaya izin vermez.
İşte bu nedenlerle, ön puanlama sonunda oturmakta olduğu konutu tahsis edilemiyen davacıya sonradan öneri götürülmüş, ancak davacı Yalnızca Oturmakta Olduğu Konut için tercih de bulunduğundan, sıra tahsisli olarak taşıdığı puan bu konut için yeterli olmadığından öneri aşamasında da tahsis yapılamamıştır.
Ön puanlamadan sonraki evrede yapılan öneride, davacı 95 puan taşıdığı halde 89 ve 91 puanla kendisinin gerisinde olanlara konut tahsis edilmişken davacıya tahsis yapılmamasında da hukuka aykırı bir yön yoktur. Şöyle ki davacıya tahsis yapılamamışken 1 puan taşıyana tahsis yapılması da yanlış olmayabilirdi. Davacı gibi puanının yetmeyeceği konuttan başkasını istemeyenlere tahsis yapılamayacak olması çok düşük puan taşıyan ve konut seçimi yapmaksızın istemde bulunan personele konut tahsisini mümkün, zorunlu ve hukuki kılar.
Davacıdan daha düşük puan taşıyanlara tahsis yapıldığını söyleyebilmek için bu tahsisin ön puanlama aşamasında yapılmış olması, daha açık bir deyimle ön puanlama sırasında davacıdan daha az puanı olan personele Oturduğu Konutun Öneriye Çıkartılmadan Yeniden Tahsis Edilmiş Olması veya sıra tahsisli olarak öneri sırasında tercih ettiği konutun düşük puanlı personele tahsis edilmiş olması gerekir. Bu hususta ön puanlama ile tahsis aşaması ve sıra tahsisli olarak puan esasına göre öneri aşamasındaki işlemleri birbirine karıştırmamak, birindeki konutun öneriye çıkartılmadan tahsisindeki yapısal farklılığı gözönünde bulundurmak zorunludur.
Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının puanının hesabında,
2- Ön puanlama için yapılan sıralamada,
3- Sıra tahsisli olarak konut tahsisi için yapılan öneri ve bu aşamadaki sıralamada mevzuata ve hukuka aykırı bir husus bulunmadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacının puanının hesabında, ön puanlama için yapılan sıralamada, sıra tahsisli olarak konut tahsisi için yapılan öneri ve bu aşamadaki sıralamada ve konut tahsis işleminde, dolayısıyla davacının oturmakta olduğu dava konusu lojmandan çıkarılma işleminde hukuka aykırı bir yön görülmediğinden, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY YAZISI
Dosyadan; davacı Per. Alb. Malik SEZER'in, sıra tahsisli olarak girdiği lojmandaki (5) yıllık oturma süresini 15 Ağustos 1995 tarihinde dol durduğu, TSK. Konut Yönergesi (MSY: 319-2 )'nin 25 nci maddesi gereğince oturduğu konutun yeniden kendisine tahsis edilmesi için başvuru da bulunduğu, ancak puanının önerilen konutlardan birisine girmeye yeterli olmaması nedeniyle 7 Eylül 1995 tarihine kadar konutunu tahliye etmesinin istendiği; davacının da 23 Ağustos 1995 tarih ve 9 numaralı tutanağa göre 89 puanı olan subaylara lojman tahsis edildiği, kendisinin ise 95 puanının olması nedeniyle TSK. Konut Yönergesine göre oturduğu konutun yeniden (5) yıllığına tahsisi gerektiğini, ayrıca MSB.'nı ve MSB. Müsteşarı tarafından verilen ödüllerin + 10 lojman puanıyla değerlendirilip puanına ilave edilmesi gerekirken, bu hususun da yapılmayarak puanının 105 yerine eksik olarak 95 puan hesaplanıp sıralamaya tabi tutulduğunun; bu nedenlerle hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğü lojmandan çıkarılma işleminin iptali istemiyle 6 Eylül 1995 tarihinde ve süresi içinde AYİM'de işbu davayı açmış bulunmaktadır.
Davacının yürütmenin durdurulması isteminin yerinde görülerek AYİM. 1. Dairesinin 19.9.1985 tarihli kararıyla kabul edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Gene, dava dosyasındaki belgelere göre; davacı Per. Alb. Malik SEZER'in, 1990 yılında girmiş olduğu lojmanda oturmakta iken, Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı Korgeneral Teoman ERKAN tarafından 28 Şubat 1994 ve 30 Ocak 1995 tarihlerinde, yine Milli Savunma Bakanı Mehmet GÖLHAN tarafından da 15 Şubat 1995 tarihinde Takdir edilerek ödüllendirilmiş olduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere, TSK. Konut Yönergesinin (MİSY: 319-2) 18 nci maddesi; Daha önce verilen konut beyannamesinde meydana gelen değişiklikler, değişikliğin meydana gelmesinden itibaren yukarıdaki fıkralara uygun olarak, hak sahibi tarafından verilen dilekçe ve değişikliği teyid eden belgeler ilgili makama gönderilir. Personel bu dilekçeye bütün değişiklikleri yazmakla yükümlüdür. (örneğin çocuğu olması, bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin yanından ayrılması veya ölümü, ödül alma gibi). Dilekçe ve belgelerin konut tahsis makamına intikal ettiği tarih itibariyle personelin konut sıra çizelgesindeki yeri belirlenir. hükmünü taşımaktadır.
Ayrıca, gene TSK. Konut Yönergesinin (MSY: 319-2) 20/a-7 maddesinde de; bu maddede yazılı makam sahiplerince ayni, nakdi veya başarı rozeti ile ödüllendirilenlere 10 lojman puanı ekleneceği hüküm altına alınmakta ve alınan ödüllerin birden fazlasının dikkate alınmayacağı açıkça belirtilmektedir.
Açıklanan hükümler karşısında davacının lojmanda oturmakta iken, almış olduğu ödülünü en geç 15 Ağustos 1995 tarihindeki lojman önerisini yapmış olduğu başvurusu ile birlikte, yani konuta başvuru esnasın da beyan ve belgesini ifraz ederek lojman puanının buna göre tespit edilmesi gerekmektedir. Oysa davacı kendisine düşen bu yükümlülüğü yerine getirmemiş, lojmana yaptığı müracaat sırasında aldığı ödülü bildirmemiş; lojmandan tahliye işleminin iptaline dair açtığı dava sırasında bu hususu ileri sürmüştür. Kuşkusuz bu + 10 lojman puanı, davacıya Yönergenin tanıdığı bir haktır. Ancak, davacının kendi yükümlülüğünü yerine getirip, ödül belgelerini zamanında ilgili daireye teslim etmemiş olması nedeniyle, dava konusu işlem tarihinde davalı idarece 96 olarak tespit edilen lojman puanına + 10 ödül puanı ilave edilmemiş olmasında hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı görülmektedir. Ancak, davacının ödül aldığını bu nedenle öğrenen davalı idarenin öğrendiği tarihten geçerli olarak davacının lojman puanına + 10 puan ekleyeceği konusunda da kuşku bulunmamaktadır.
Davacı Per. Alb. Malik SEZER'in: 15 Ağustos 1995 tarihi itibariyle 95 lojman puanı taşımakta olduğu, lojman sıralamasında 118 nci sırayı aldığı ve önerilen 48 adet lojmana girme şansı bulunmadığından, TSK. Konut Yönergesinin 25 nci maddesinden yararlanamayacağı ve bu nedenle 7 Eylül 1995 tarihinde ikametindeki lojmanı tahliye etmesi doğrultusunda işlem tesis edilmiş olmakla beraber; dava dosyasında mevcut 23 Ağustos 1995 tarih ve 9 numaralı lojman tahsis tutanağından, davacıdan daha düşük puanlı bulunan, yani 89 ve 91 puanlı dört subaya lojman tahsis edilmiş olduğu anlaşıldığından, Konut Yönergesinin 25 nci maddesi gereğince davacıya oturduğu konutun 5 yıllık süre ile yeniden tahsis edilmesi gerekirken, çıkarma işlemine tabi tutulmasının hukuka aykırı bulunduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının oturmakta olduğu lojmandan çıkarılma işlemi sebep ve amaç yönlerinden hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmesi gerekirken, aksine karar düzeltme isteminin kabulüne ve davanın reddine karar veren çoğunluğun görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy