(926 S. K. m. 118, 119)
Davacı vekili 28 Haziran 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde, cevaba cevap layihasında ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin, 1982 doğumlu olan kızının tama yakın işitme engelinin bulunduğunu, bu nedenle Ankara'da Günışıgı okulu rehabilitasyon merkezine devam ettiğini, bu sayede normal okulda okuyabildiğini, ancak öğrenimini sürdürebilmesi için 5 yıl daha aynı rehabilitasyon merkezinde bireysel tedavi ve destek eğitimine devam etmesi gerektiğinin GATA Sağlık raporu, Milli Eğitim Bakanlığının yazıları ile saptandığını, davacının atandığı İzmir Garnizonunda böyle bir rehabilitasyon merkezinin bulunmadığını, bu nedenle de atanma işleminin TSK. Mensuplarının kendileri ve aile bireylerinin sağlık durumlarına bağlı olarak atanmalarının ertelenmesine dair hüküm vaaz eden mevzuata ve sebep ve amaç öğeleriyle hukuka aykırı düştüğünü iddia ve iptalini talep etmiştir.
926 sayılı TSK. Personel kanununun 118 nci maddesinde, Subayların ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır:
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekli bulunduğu yerler. denmektedir.
Aynı Kanunun 119 ncu maddesine dayalı olarak çıkartılan TSK.'ne Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 3 ncü maddesinde yine atanma işleminde hizmetin aksatılmadan yürütülmesi ilkesinin egemenliğinde bir düzenleme getirilmiştir. Bu nedenle hizmet koşullarının zorunlu kıldığı hallerde ayrık hükümlere yer verilmiştir.
Bu ayrık hükümler temelde, kamu yararı ile kişi yararını dengeleyen seçenekleri bulma esasına ve teminatlı, basiretli idare ilkelerine dayalıdır.
Bu bağlamda TSK. ne mensup subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri hakkındaki yönetmeliğin uyuşmazlık konusu ile ilgili 40 ncı maddesinde atanma (hazırlık) emrini tebellüğü eden personel, kendisi veya bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocukları için bulunduğu yere en yakın ve tam teşekküllü askeri hastaneden alacağı hayati önemi haizdir, tedaviden yararlanır kayıtlı veya belirli uzmanları bulunan, hastalığının tedavi edileceği sağlık teşkilleri ile iklim, yer ve tedavi koşullarını öngören sağlık kurulu raporlarının yetkili makamlarca tasdik şekline göre bir yıl için bulunduğu garnizonda bırakılır veya ataması, sağlık raporunun uygun gördüğü garnizona yapılır.
İkinci yıl mazereti ileri sürenlerin atanmalarının bir yıl daha ertelenebilmesi için Kara Kuvvetleri Komutanlığı personelinin (Jandarma dahil) GATA, Mareşal Çakmak, İzmir veya Haydarpaşa; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin GATA veya Kasımpaşa; Hava Kuvvetleri Komutanlığı personelinin ise GATA veya Eskişehir Askeri Hastanelerinden aynı nitelikte bir sağlık kurul raporu almaları gerekir. İkinci yıldan sonra eş ve çocukları için alacakları sağlık kurulu raporları, atanma işlemi yönünden geçersiz addedilir.
Verem, kanser, akıl ve ruh hastalıkları ile gelişim bozukluğu gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıklara duçar olan personel için bu süre her rütbede üç yıla kadar uzatılabilir. Ancak bu hastalıklar sebebiyle, personelin kendisi ile eş ve çocukları için alınacak raporlara göre yapılacak ertelemenin süresi hiç bir şekilde toplam 6 yılı aşamaz.
Ömür boyu müşahede altında bulundurulmayı gerektiren ve sürekli tedavi ile yaşamın sürdürülebildiği görme ile bedeni ve zihinsel spatsik özürlülük hali, kalıtsal yollarla geçen Akdeniz Anemisi gibi hastalıklarla, benzer nitelikte kabul edilen diğer hastalıklar için atamaların ertelenmesinde süre şartı aranmaz. Kendisi, eşi ve çocukları bu tür hastalıklara duçar olan subay ve astsubayların süre şartı aranmaz. Kendisi, eşi ve çocukları bu tür hastalıklara duçar olan subay ve astsubayların atamaları, GATA veya GATA Haydarpaşa Askeri Hastanelerinin sağlık kurullarından alacakları raporlarda öngörülen garnizonlara yapılır veya ertelenir. Bu fıkra kapsamına giren hastalıklar için ikinci yıldan sonraki müteakip sağlık kurulu raporları iki yılda bir alınır denmektedir.
Sorunun, davacının kızının sağlık durumunun bu madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun saptanması ile çözümlenebileceği açıktır.
GATA'nın 15.6.1995 gün ve 3764 sayılı Sağlık Kurulu raporunda; davacının, kızı Esra Bozkur'ın, Bilateral Çok İleri derecede sensörinoral işitme kaybı olduğu, konuşma rehabilitasyonunun Bireysel Eğitim Şeklinde Olması gerektiği belirtilmektedir. Aynı kurumca verilen 26.6.1996 tarih ve 3893 sayılı raporda Esra'nın sağlık durumunun Hayati Önemi haiz olduğu açıklaması yanında aynı hususlar tekrarlanmış bulunmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 4 Kasım 1996 gün ve 3395 sayılı yazılarında ve Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü raporunda, davacının kızının ...mevcut eğitim-öğretim ortamının değiştirilmemesi, aynı zamanda devam etmekte olduğu Özel Eğitim Programının Ve Bireysel Destek Eğitiminin Kesintiye Uğratılmadan Sürdürülmesi akademik başarısının devam açısından Şart Ve Gereklidir denilmektedir.
Keza Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel müdürlüğünün 4 Kasım 1996 gün ve 420 sayılı yazıları ile İzmir İli İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 27 Kasım 1996 tarih ve 4125 sayılı olan ara kararımıza cevap teşkil eden yazılarında İzmir ilinde İşitme Engellilere Bireysel destek eğitimi verebilecek resmi veya özel eğitim kurumu bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu resmi rapor ve belgelerden Esra'nın işitme engeline rağmen, Ankara İlindeki Günışığı Özel Rehabilitasyon Merkezinde aldığı bireysel destek eğitimi yardımı ile konuşabildiği, normal okuldaki öğrenimini, aldığı bu bireysel eğitim desteği ile sürdürebildiği, İzmir İl'inde böyle bir destek eğitimi olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten davalı idarenin savunması ekinde gönderilen belgeler arasındaki İzmir Işık Özel Eğitim Merkezine ait programda Dil Gelişim bölümünün bulunmadığı ve davacının sorununa cevap vermediği görülmüştür. Zira işitme engellilerin sesle değil de dudak okuma ve işaretle iletişim sağlamalarına yönelik eğitim ile normal sesle konuşmayı sağlayan eğitim yöntem ve esaslarının tamamen farklı programlarda yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtildiği gibi bu imkan İzmir ilinde mevcut değildir. Şu hale göre davacının kızının sağlık durumu, anılan atanma yönetmeliğinin 40 ncı maddesi kapsamındadır ve davacının İzmir garnizonuna atanması işlemi sebep ve sonuç öğeleri yönünden hukuka uyarlı bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacının İzmir Garnizonuna atanması İşleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy