(Subay Sicil Yönetmeliği m. 14)
Davacı, 29.8.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve davacı vekili 7.1.1997 tarihinde kayda geçen cevaba cevap dilekçesinde özetle; KKK. lığının 1993 yılı genel atamaları ile 8.Mknz.P.Tug.1.Mknz.P.Tb.K.tığına (Tekirdağ-Hayranbolu) atandığını ve bu göreve 17.9.1993 tarihinde katıldığım, bu görev yerinde Temmuz/Ağustos 1994 tarihinden itibaren Hayranbolu garnizon komutanı kurmay albayın birinci sicil üstü, S.Mknz.P.Tug.Komutanının ise (l.sicil üstü olarak kendisiyle birlikte çalıştığını, KKK.lığının 1 Şubat 1995 tarihli mesaj emri gereğince taburuyla birlikte 15 Nisan 1995 tarihinde OHAL bölgesine intikal ettiğini ve KULP bölgesinde görevlendirildiğini, 16 Nisan 1995 tarihinden itibaren bu görev yerinde i. sicil üstünün Diyarbakır İl Jandarma Komutanı, II.sicil üstünün ise Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olması gerektiğini, 1995 yılı KKK.genel atamaları ile KTBKK.lığına (KIBRIS) atanması nedeniyle, 15 Nisan -15 Haziran 1995 tarihleri arasında iki ay süre ile Hayrabolu-Tekirdağ'daki sicil üstleriyle bağlantısı olmadığı halde, bu sicil üstlerinin 2 Mayıs 1995 tarihi itibariyle kendisine tam (100 not) sicil vermelerine karşılık, KTBKK.lığına atanması nedeniyle kendisine düşük ayrılış sicili düzenleyip, şahsi dosyası ile sicil üst defterlerini doğrudan direk olarak Kıbrıs'a gönderdiklerini yeni öğrendiğini, Subay Sicil Yönetmeliğinin 8 ve 110/b maddeleri uyarınca, yetkisiz oldukları halde bu sicil üstlerince düzenlenen siciller ile belirtilen menfi kanaatlerin yetki unsuru yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığını, kaldı ki sicil safahatı incelendiğinde takdir edilen bu ayrılış sicilinin ne denli sübjektif olduğunun açıkça görüleceğini, dava konusu sicillerle başarılı geçmişinin yok sayıldığını ve kendisini savunma hakkı dahi verilmeden geleceğine son verildiğini belirterek; 1995 sicil yılı yılında belirtilen sicil üstlerince düzenlenen ayrılış sicilleri ile menfi kanaatlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının 1995 sicil yılında S.Mknz.P.Tug.LMknz.P.Tb.K. olarak Hayranbolu'da görev yapmaktayken, davalı idarece taburu ile birlikte 15.4.1995 -26.5.1995 tarihleri arasında Diyarbakır-Hani bölgesinde içgüvenlik harekatında görevlendirildiği ve 1 Ay 11 gün (41 gün) süreyle bu görevi ifa ettiği,,, bu arada 2.5.1995 tarihi itibariyle davacıya 1995 yılı sicilinin düzenlendiği, bu sicilde I.sicil üstü olarak S.Mknz.P.Tug.KYrd.ve Grnz.K.olan sicil üstü ile S.Mknz.P.Tug.K. olan II. sicil üstünün davacıya mükemmel düzeyde sicil takdir edip, olumlu yazılı kanaat belirttikleri, davacının KKK. 1995 yılı genel atamaları ile K.T.B.K.K.Hrk. ve Eğit.Ş.Md.V.liğine atanması ve 6.7.1996 tarihinde ilişiğinin kesilmesi sonrasında, S.Mknz.P.Tug.K.Yrd.ve Hayranbolu Grnz.K.olan 1.sicil üstü, S.Mknz.P.Tug.K.olan II. sicil üstü ile 2.Kor.K.olan III. sicil üstünce davacı hakkında ayrılış sicili düzenlendiği ve her üç sicil üstünce iyi düzeyde sicil verilip, olumsuz yazılı kanaat belirtildiği, davacının 1995 yılı sicili olarak 2.5.1995 tarihinde düzenlenen sicil ile ayrılış sicili ortalamasının alınarak belirlendiği ve bu sicilin pekiyi düzeyde teşekkül ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı, kendisi hakkında ayrılış sicili düzenleyen sicil üstlerinin yetkisiz olduklarım, OHAL bölgesinde görevli iken düzenlenen bu sicilin yetki unsuru yönünden sakat olduğunu ileri sürdüğünden; öncelikle bu iddia üzerinde durulmuştur.
Özlük dosyasında yer alan ve 8. Mknz.P.Tug. Mrk.Ş. Md. ile 8. Mknz. P.Tug.K.nın imzalarını taşıyan 26.5.1995 tarihli 1/8 nci İç Güvenlik Piyade Taburunda Görevli Personelin OHAL Hizmet Süresini Gösterir Çizelge muhteviyatına göre, davacının Diyarbakır-Hani'de görev yaptığı süre 15.4.1995-26.5.1995 tarihleri arasını kapsamaktadır. Diğer bir deyişle, davacının OHAL görevi 26.5.1995 tarihinde sona ermiş ve davacı asıl kıtasına (Hayranbolu'ya) katılmıştır. Anılan görev dönüşünde de, OHAL İç güvenlik görevine giderken aksi emredilmiş olmasına rağmen, bir miktar A/P mayının götürülmesi, keza bir kısım tırtıllı araç şoförünün götürülmesi nedeniyle, 20.6.1995 tarihinde S.Mknz.P.Tug.K. tarafından davacının bu konuda savunmasını yapması yazılı olarak istenmiş ve davacı tarafından da 29.6.1995 tarihinde yapılan savunma, S.Mknz.P.Tug.K.Yrd. ve Garnizon Komutanlığının aynı tarihli yazısı ile S.Mknz.P.Tug.K.lığına gönderilmiş; akabinde de 6.7.1996 tarihi itibariyle davacı hakkında sıralı sicil üstlerince dava konusu ayrılış sicili düzenlenmiştir. Mevcut belgelerden de açıkça görüleceği üzere, davacı hakkında ayrılış sicili düzenlendiği tarihte davacı OHAL bölgesinde olmayıp; Hayranbolu'daki birliğinin başındadır ve 26.5.1995 tarihinden itibaren sıralı sicil üstleriyle görev yapmaktadır. Buradan ilişiği kesildikten sonra da, 14.7.1995 tarihinde KTBKK. lığındaki görevine katılmıştır. (Şahsi dosyada yer alan Evsef Kartı için Değişiklik Pusulalarında yer alan bilgi) Diğer bir değişle, davacının OHAL bölgesinden doğrudan KTBKK. lığına katılması gibi bir durum kesinlikle sözkonusu değildir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin ayrılış sicilini düzenleyen 110/b-2 maddesinde O yıla ait sicil düzenlenip gönderildiği tarihten 30 Ağustos tarihine kadar olan süre için görevinden ayrılanların sicil defterine, sicil üstünün kanaatinde değişiklik yoksa herhangi bir not, kanaat ve kayıt yazılmaz. Ancak sicil üstü kanaatinde W değişiklik varsa, bir sicil belgesi düzenler ve sicil defteri ile sicil belgesine kanaatlerindeki değişikliğe neden olan not ve kanaatlerini gerekçeleri ile beraber yazarak sicil belgesini bir üst sicil üstüne gönderir. Bir üst sicil üstü de kendi hanesine not ve kanaatlerini yazar. 3 ncü sicil üstü, 1 nci veya 2 nci sicil üstleri tarafından tanzim edilen ayrılış sicil belgesindeki kendi hanesine mutlaka not ve kanaatlerini yazar... Haklarında ayrılış sicil belgesi tanzim edilen subayların o yılki sicil notu, o yıl için tanzim edilen sicil belgesindeki not ortalaması ile ayrılış sicil belgesindeki not ortalamasının toplamının ortalamasından elde edilen nottur... Ayrılış sicil belgesi düzenlenmeden sadece sicil defterine yazılan not ve kanaatler, personel lehine veya aleyhine herhangi bir işleme tabi tutulmaz ve geçerli sayılmaz. hükmü yer almaktadır. Davacı hakkındaki işlemler de tamamen belirtilen yönetmelik hükmü doğrultusunda gerçekleşmiş ve yetkili sicil üstlerince kanaatlerinde vaki değişiklik nedeniyle 6.7.1995 tarihi itibariyle ayrılış sicili düzenlenmiş bulunduğundan; davacının, sözkonusu sicilin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı düştüğüne ilişkin iddiasında haklılık unsurunun olmadığı açıkça görülmektedir. Her üç sicil üstünün 1995 sicil yılında davacı ile birlikte 3 aydan fazla görev yaptıkları maddi bir vakıa olduğundan, bu yönden de Subay Sicil Yönetmeliğinin 14. maddesine aykırı herhangi bir husus bulunmamaktadır.
Söz konusu ayrılış sicilinin, sebep ve maksat unsurları yönünden irdelenmesine gelince;
Yukarıda belirtildiği üzere, davacının birliğiyle (taburuyla) beraber görevlendirildiği OHAL bölgesine giderken, emirler rağmen yanında tırtıllı araç şoförleri ile 6000 adet anti personel mayını götürmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği gerekçesiyle 20.6.1995 tarihinde S.Mknz.P.Tug.K.lığınca yazılı savunması istenmiş; davacının savunmasını 29.6.1995 tarihinde yapmasını müteakip davacı hakkında mahkeme dosyası hazırlanarak konu Askeri Savcılığa intikal ettirilmiş; akabinde de S.Mknz.P.Tug.Askeri Savcılığının 13.7.1995 tarih ve 1995/488-356 Esas ve Karar sayılı iddianamesi ile davacı hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda S.Mknz.P.Tug.As.Mah.nin 30.1.1995 tarih ve 1996/64-2 Esas ve Karar sayılı kararı ile davacının emre itaatsizlikte ısrar suçu sabit görülerek 7 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş; bu kararın Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 17.12.1996 tarih ve 1996/713-711 Esas ve Karar sayılı ile noksan soruşturma nedeniyle bozulduğundan, yargılamanın henüz derdest olduğu anlaşılmıştır.
Gerek yargılamaya konu fillerin davacının 1995 sicil yılı içinde OHAL bölgesinde görevlendirilmesini takiben gelişen olaylara ilişkin bulunması, gerekse ayrılış siciline sıralı sicil üstlerince yazılan kanaatlerde belirtilen hususların 1995 yılı sicilinin düzenlenmesinden sonra gelişen yeni durumlar mesabesinde oluşu karşısında; sıralı sicil üstlerinin 2.5.1995 tarihi itibariyle belirttikleri not ve kanaatlerde değişiklik yapma ihtiyacını hissetmeleri ile Subay Sicil Yönetmeliğinin verdiği yetkiye dayanarak bunu bir ayrılış sicili ve kanaati ile tamamlamaları doğal kabul edilmelidir. Ayrıca, davacıya yüklenen fiillerin ciddiyeti ve iki kez askeri mahkemece emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkumiyetine karar verilmesi de, sıralı sicil üstlerinin ayrılış sicili düzenlerken objektif davrandıklarının diğer bir göstergesi kabul edilmelidir. Kaldı ki, askeri mahkemede yargılamaya konu fiilleri nedeniyle sonuçta bir cezaya çarptırılmasa da, ayrılış sicilinde belirtilen yazılı kanaatlerde ifade edilen hususların varlığı dahi, davacı hakkında daha önce aynı sicil üstlerince verilen mükemmel sicil notunda indirim yapılmasını haklı kılar mahiyette görülmüştür. Dolayısıyla söz konusu ayrılış sicilinin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına uygun, tam bir tarafsızlık ve hakkaniyetle, objektif şekilde düzenlenmiş bir sicil mesabesinde olduğu, söz konusu sicilin ve kanaatlerin sübjektif şekilde takdirini gerektirir hiçbir neden olmadığı gibi, aksi kanıtlanmamış bu yöndeki beyanların mücerret bir iddiadan ibaret kaldığı, söz konusu sicil işleminde sebep ve amaç unsurları yönünden de herhangi bir hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında 1995 sicil yılında sıralı sicil üstlerince düzenlenen ayrılış sicilinde ve belirtilen kanaatlerde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy