(926 S. K. m. 33, 65, 106)
Davacı 28 Mayıs 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 21.5.1993-28.5.1993 tarihleri arasında işlediği izin tecavüzü suçundan dolayı, yargılandığı 8 nci Kolordu K. lığı Askeri Mahkemesinin, 15.12.1994 tarih ve esas 1994/124 K. 1994/878 Sayılı Kararı ile beraat ettiğini bu kararın 8.8.1995 tarihinde kesinleştiğini, bu yargılama nedeniyle K.K.K. lığının 9 Aralık 1993 gün ve PER: 4123-366-93/Sb.Astsb.Kd.Şb.Astsb.Ks. (1869) Sayılı işlemi ile kıdemli Çavuşluğa yükselme işleminin yapıldığını, bu nedenle 30.8.1993-30.8.1995 tarihleri arasında kalan 24 aylık döneme ait özlük haklarını ve artıştan doğan farklarının tutarı olarak 50.000.000. TL. ödenmemesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan davacının; 21.5.1993 ile 28.5.1993 tarihleri arasında izin tecavüzünde bulunduğu isnadıyla mahkemeye verildiği, yargılama sonucunda 8. Kor. K. lığı Askeri Mahkemesinin 15.12.1994 tarihli kararı ile beraat ettiğini, müteakiben emsallerinin bulunduğu rütbeye yükseltildiğini, ancak yargılama esnasında 9 ncu derecenin 3 ve 4 ncü kademelerinden aylık alıp derece terfi yapmadığını, bu nedenle aylığında maddi kaybın bulunduğunu belirterek, bu kayba karşılık olmak üzere 50.000.000. TL. tazminata hüküm olunması istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacının 21.5.1993 ile 28.5.1993 tarihleri arasında izin tecavüzünde bulunmak suçundan yargılandığı ve sonuçta beraat ettiği, ancak yargılandığı süre zarfından rütbe terfi ve buna bağlı olarak derece ilerlemesinin yapılmadığı, daha sonra beraat etmesi üzerine nasbinin düzeltildiği, ancak yargılama esnasındaki aylık farkının kendisine verilmediği davacının dilekçesi ve dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi 926 Sayılı T.S.K. Personel Kanunun 106 ncı maddesinde, firar veya izin tecavüzünde bulunan astsubaylar hakkında 65 nci madde hükümlerine göre işlem yapılacağı belirtilmiştir. Gerçekten açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olanlar hakkında yapılacak işlemleri belirleyen 65 nci maddenin (a) fıkrasının (4) No.lu bendinde; kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veya izin tecavüzünde bulunmuş olanlar ile firar veya izin tecavüzü devam edenlerin, terfi ve kademe ilerlemelerinin yapılmayacağı, bu gibilerin terfi ve kademe ilerlemesi işlemlerinin ne şekilde yapılacağının sicil yönetmeliğinde gösterileceği belirtilmiştir. Bu hüküm uyarınca Subay ve Astsubay Sicil Yönetmeliğince konuya ilişin hükümler konulmuştur. Konuyla ilgili yasada bulunan hükümlere paralel hükümler getiren Subay Sicil Yönetmeliğinin 67/C, (1) (2) ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 34/C (1), (2) madde ve fıkralarında ise; firar ve izin tecavüzü suçlarından yargılanmaları devam edenlerin terfilerinin yapılmayacağı, sonuçta haklarında beraat kararı verilenlerin emsallerinin terfi etmesi koşuluyla derhal terfi ettirilecekleri hüküm altına alınmıştır. Ayrıca yine konuyla ilgili en son yasal hüküm 926 Sayılı Kanunun 33 ncü maddesiyle getirilmiş olup, burada da; kazai ve idari kararla nasıpları lehe düzeltilenlerin emsalleri terfi etmiş olmak koşuluyla, derhal terfi ettirilecekleri ancak bu şekilde yapılan terfilerde maaş farkının ödenmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
İsnat olunan izin tecavüzü suçundan dolayı bir süre yargılaması devam eden ve bu yargılama sırasında rütbe terfii yapılmayan, ancak daha sonra beraat etmesi nedeniyle emsallerinin terfi tarihine götürülerek terfi ettirilen ve nasbi düzeltilen davacı hakkında, tesis edilen tüm işlemlerin yukarıda bir sıra halinde zikredilen mevzuat hükümlerine uygun olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Böylece, isnad olunan suçtan yargılama devamınca rütbe terfii yapılmayan davacının daha sonra beraat etmesi üzerine hakkında yapılan işlem 926 S.K.nun 33 ncü maddesinde zikredilen nasbin idari kararla lehe düzeltilmesi işlemi olup, bu şekilde yapılan terfiden dolayı maaş farkının ödenmemesi işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ayrıca davacı, hakkında uygulanması gereken yasa maddesinin 65/g madde ve fıkrası olduğunu belirtmiş ise de, buna katılmak da mümkün değildir. Zira bu fıkrada izin tecavüzünde bulunulan sürede aylık ve tazminatların ödenmeyeceği sonradan beraat halinde bunların ödeneceği hükme bağlanmış olup, davacıya izin tecavüzünde geçen süre zarfında aylık ve özlük haklarının ödenmemesi şeklinde bir durum söz konusu olmayıp aksine, yargılama boyunca tüm aylık ve özlük hakları ödenmiş bulunmaktadır.
Kaldı ki, izin tecavüzü suçunun işlediğinden bahisle yargılaması yapılan davacının bu süre içerisinde yasa gereği ayrıca sicil alamamış olması ve yasa gereği terfinin yapılamamış olması karşısında kendisine 30.8.1993-30.8.1996 tarihleri arasında aylık farkı ödenmemesinin gene yasa gereği olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere eksik ödenen aylık ve özlük haklarına karşılık olmak üzere 50.000.000. TL. tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan dava konusunun yapılan yargılaması sonucunda; isteme konu ve dava hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğundan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy