(657 S. K. m. 68, 76/1)
Davacı vekili, 23.9.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29.12.1976 tarihinde İstanbul-Sağmalcılar Cezaevinde infaz memuru olarak göreve başladığını, askerlik hizmetini müteakiben 11.1.1980 tarihinde başladığı Mamak Askeri Cezaevinde infaz memuru olarak 10 yıl süre ile görev yaptıktan sonra Ege Ordu K. lığı Askeri Mahkemesine zabıt katibi olarak atandığını, bu görevdeki başarılı hizmetleri sonunda 15.3.1990 tarihinde aynı mahkeme yazı işleri müdürlüğüne terfi ettiğini, askeri mahkemedeki bu görevi süresince başarılı bir çizgi içerisinde bulunduğunu, nitekim 1992 senesinde ödüle layık olduğu belirtilerek teklifte bulunulduğunu, 1993 yılında çok iyi sicil alması nedeniyle erken kademe ilerlemesi yaptığını, ortada bu görevinden alınmasını gerektirir hiçbir hukuki neden olmadığı halde K.K.K. lığının 15.8.1996 tarihli işlemi ile Ege Ordu 4. Kademe K. lığı Karışık Mal Say. Stok Kontrol Ks. İstek Kayıt Memurluğuna atanmasının hukuka aykırı düştüğünü, davalı idarece atamasının yapıldığı görev yerinin uzmanlaşmış olduğu alan olan yargı hizmetiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını ve salt bu atama nedeniyle maaşından ayda 20 milyon lira azalma meydana geleceğini, müvekkilinin yargı hizmetini sürdürdüğü süreler içinde hiçbir ceza veya uyarı almadığını, bu atamayı haklı kılacak herhangi bir hukuki sebebin mevcut bulunmadığını, salt bu konudaki takdir hakkına sığınılarak tesis edilen işlemin ise AYİM. kararlarında işaret edildiği üzere hukuka aykırı düşeceğini belirterek; sözkonusu atama işleminin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 24.12.1996 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının Ege Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktayken, K.K.K. lığının 15.8.1996 tarihli işlemi ile bu görevinden alınarak Ege Ordu IV. Kademe K. lığı Karışık Mal Say. Stok Kontrol K. İstek Kayıt Memurluğuna atandığı, davacının bu menfi işlemin iptali için vekili marifetiyle 23.9.1996 tarihinde ve süresinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi başlıklı 76 ncı maddesinin 1 nci fıkrası Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 nci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler hükmünü içermektedir. Bu madde hükmüne göre, kurumlar memurların isteklerine bakmaksızın, hizmet gerek ve özelliklerini dikkate alarak doğrudan doğruya görev yerlerini değiştirebilirler. İdareye tanınan atama konusundaki bu takdir yetkisinin hizmet gerekleri dışında bir amaçla kullanılamayacağı ve kamu yararına yönelik bulunması gerektiği kuşkusuz olup; dava konusunda da bu hususlara davalı idarece riayet edilip edilmediği üzerinde durulmuştur.
Dava dilekçesinde davacının çok başarılı bir memuriyet yaşamı olduğu, herhangi bir uyarı yada ceza almadığı ileri sürülmekle beraber; savunma ekindeki belgelerin incelenmesinde, mesai arkadaşlarını sık sık şikayet etme, amirlerine karşı daha saygılı olma, evrakların kayıtlarını daha sağlıklı tutma ve dava dosyalarının takibini daha dikkatli yapma konularında 8.6.1993 tarihinde As. Mah. Kd. Hakimi tarafından yazılı olarak uyarıldığı, görev gereklerini yerine getirirken yanlış anlamalara sebebiyet verecek tutum ve davranışlardan kaçınması, özellikle hakim subaylar ve diğer personel ile olan ilişkilerinde disiplin, saygı ve nezaket kurallarına azami derecede özen göstermesi konularında 19.10.1994 tarihinde As. Mah. Kd. Hakimi tarafından yine yazılı olarak uyarıldığı, maiyetinde bulunan bir memureye karşı askeri disiplin ve nezaket kurallarına aykırı olarak kötü söz söylemek ve kötü davranışlarda bulunmak suretiyle askeri mahkemenin huzur, sükun ve çalışma ortamını bozmak suçundan 18.4.1996 tarihinde As. Mah. Kd. Hakimi tarafından kınama disiplin cezası ile tecziye edildiği, askeri mahkemenin 1995 yılı çalışmalarının teftişini yapan askeri adalet müfettişince düzenlenen raporda davacı ile ilgili olarak ... ancak Yazı İşleri Müdürünün mevzuata yeteri derecede vakıf olmadığı anlaşılmıştır... şeklinde görüş belirtildiği, İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 17.4.1996 tarih ve 1995/7362 sayılı yazısı ile maaşının 1/4'ünün haczedilerek, aylığından borcu bitinceye kadar kesinti yapılması için durumun Ege Ordu K. lığına bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda değinilen somut bilgi ve belgelerden de görüleceği üzere, askeri mahkeme yazı işleri müdürlüğü gibi önemli ve özellikle temayüz etmiş devlet memurlarının istihdamı gereken bir görevde bulunan davacının; örnek teşkil edecek ve sorumlu mevkideki bir adalet mensubuna yaraşır şekilde çalışmalarını sürdürmesi, mesai arkadaşları ve amirlerine karşı seviyeli ve sayam bir ilişki içinde olması, bilgisini sürekli geliştirerek maiyetindekilerini yetiştirmesi ve adalet hizmetinin gereği gibi ifasında çok önemli bir işleve sahip olan kalem teşkilatını en üst seviyede tutması gerekirken, bu niteliklerini önemli ölçüde yitirdiği, bu durumun askeri adalet teftiş kurulu raporuna dahi yansıdığı, borçlanma temayülü nedeniyle maaşına haciz gelmesinin dahi, işgal ettiği mevkii itibariyle hoşgörülebilmesine imkan bulunmadığı, dolayısıyla bir adalet mensubunda aranan meziyetlerin önemli ölçüde kaybı karşısında davacının bu görevinden alınarak bir başka idari kadro görevine atanmasında, davalı idarenin bu konudaki takdir hakkını yerinde ve isabetli bir şekilde kullandığı, hizmette verimlilik ve hizmetin en iyi şekilde ifası ile kamu yararı dışında herhangi bir amaç güdülmediği, dolayısıyla işlemin bütün unsurları itibariyle hukuka uyarlı bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının Ege Ordu K. lığı Askeri Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü görevinden alınarak, Ege Ordu K. lığı IV. Kademe K. lığı emrine atanmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy