(1602 S. K. m. 56) (2577 S. K. m. 5, 6)
AYİM Genel Sekreterliğinin 17.1.1996 tarihli yazısı ile, davacının beşyüzbinliralık posta pulu giderini yapılan iki tebligata rağmen tamamlamadığı belirtilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi istemiyle dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacının açtığı sicil iptal davasının Dairemizin 28.2.1995 tarih ve 1995/273-222 Esas ve Karar sayılı kararı ile redle sonuçlandığı davacının bu karara karşı karar düzeltme isteminde bulunduğu, harç pulunu göndermemesi nedeniyle, AYİM Genel Sekreterliğinin 20.4.1905 ve 9.6.1995 tarihli yazıları ile uyarılarak noksan harcın ikmalinin istendiği bu iki tebligata rağmen gerekli harç miktarının tamamlanmaması üzerine, Dairemizin 18.7.1995 tarih ve 1995/782-787 Esas ve Karar sayılı kararı ile, Karar Düzeltme isteminin Yapılmamış Sayılmasına karar verildiği bu kararımızın davacıya tebliğ edildiği ve davacının 1.8.1995 tarihinde kayda geçen dilekçesiyle noksan harç pulunu göndererek karar düzeltme istemi konusunda bir karar verilmesini talep ettiği, bu kez AYİM Genel Sekreterliğinin 12.9.1995 ve 8.12.1995 tarihli yazıları ile beşyüzbinliralık noksan posta pulunu göndermesinin istendiği, bizzat davacının kendisine yapılan bu iki tebligata rağmen gerekli pul miktarının tamamlanmaması üzerine, Genel Sekreterlikçe yeniden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isteminde bulunduğu görülmektedir.
1602 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin atfı dolayısıyla davada uygulanma durumunda bulunan 2577 sayılı İYUK. nun 6 ncı maddesinin 4 ncü fıkrasının eski şeklinde, harç veya posta pulu eksikliği halinde, 30 gün içinde eksik harç veya posta pulunun verilmesi veya tamamlanması hususunun ilgiliye tebliğ edileceği belirtilmekte aynı maddenin 5 nci fıkrasında ise bu eksikliğin ikmal edilmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği belirtilmekte idi. Ancak 3622 ve son olarak 4001 sayılı kanunlarla yapılan değişiklikle yapılacak iki tebligata rağmen bu eksikliğin giderilmemesi halinde artık dosyanın işlemden kaldırılmasına değil; davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir. Böylelikle yasa koyucu, ilgililere (davacılara) davalarını takip yönünden bir yaptırım öngörmüş ve iki tebligata rağmen harcın ya da posta pulunun tamamlanmaması halinde bir daha geri dönüşü olmayan davanın açılmamış sayılması müeyyidesini getirmiştir. Oysa, maddenin eski şeklin deki dosyanın işlemden kaldırılması kararının kesinlik arzeden bir durumu olmayıp, davanın ihyası her zaman mümkündü.
Dava konusunda da yapılan iki tebligata rağmen, davacı harç pulunu yatırmadığından, dairemizce karar düzeltme isteminin yapılmamış sayılmasına karar verilmekle, artık bir daha ihyası mümkün olmayacak şekilde karar düzeltme ile ilgili istem sonuçlandırılmıştır. Bu bakımdan, bu iki tebligattan sonra davacının noksan harcı ikmal etmesinin pratik bir değeri olmadığı gibi, sırf bu harcı yatırdı diye, bu kez noksan posta pulunu yatırmadığı gerekçesiyle yeniden iki kez tebligat yapılması da fazladan yapılmış muamele mesabesindedir. Dolayısıyla, ikinci kez yapılan tebligatlar esas alınıp yeni bir karar talep edilmesinin de hukuki dayanağı mevcut bulunmamaktadır. Dairemizin 18.7.1995 tarihli kararı ile bu konu kesin olarak çözümlenmiş ve ihtilaf sona ermiş olup, aynı konuda yeniden bir karar verilmesinin pratik bir yarar ve değeri de mevcut değildir.
Açıklanan nedenlerle Genel Sekreterliğin istemi hakkında Bir Karar Verilmesine YER OLMADIĞINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy