(926 S. K. m. 119) (1602 S. K. m. 52) (2709 S. K. m. 36, 152)
Davacı 9 Ağustos 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Balıkesir Ordudonatım Okulu Öğr. ve Krs. Tab. Atğm. Tml.Kurs.BI.'nde 8 Temmuz 1996 tarihinde çekilen kura ile MSB. Genel Sekreterliğine Fransızca Tercüman olarak atandığını, buna rağmen 31 Temmuz 1996 tarihinde tebliğ edilen KKK. nın 29 Temmuz 1996 tarih ve 4031-428-96 Tay. D. Yd. Sb. ve Uz. E. Yd. Sb. Tay. Kısmı sayılı yazısı ile 28 Mknz. P. Tug. Ds. Kt. Ord. BI.D.D.Ds. Takım Komutanı olarak atandığını öğrendiğini, bu işlemin geri alınması için 2 Ağustos 1996 tarihli dilekçe ile KKK. lığına başvuruda bulunduğunu, anılan K.lıkça 13 Ağustos 1996 tarih ve Per. 4030-460-96 Tay.D.sayılı işlem ile isteminin reddedildiğini, bu ret işleminin kendisine 16.8.1996 tarihinde 28.Mknz.P.Tug. Komutanlığınca sözlü olarak bildirildiğini, tarafına herhangi bir gerekçe bildirilmediğinden olayın nedeni hakkında bir bilgiye sahip olmamakla birlikte Asteğmen Temel Kursunda yapılan Fransızca sınavında en yüksek puanı kendisinin aldığını, ayrıca Fransa'da beş yıl kalmak suretiyle Kamu Hukuku alanında Doktora yaptığını, böylece MSB. lığı tercümanlığına layık olduğunda kuşku bulunmadığını, ayrıca MSB.'lığının Fransızca tercümana ihtiyacı bulunduğunun, iki dönem Fransızca tercüman atanmamış olmasından anlaşıldığını, böylece hukuka aykırı bulunan atama işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Yedeksubay adayı olarak çektiği kura sonucu Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliğine Fransızca tercümanı olarak atanan davacının bilahare buradan alınarak 28. Mekanize Tugay Destek Kıtaları Ordonatım Bölük Komutanlığı emrine takım komutanı olarak atanması işleminin iptali istemiyle dava açtığı görülmektedir.
Yedek subayların atamaları ile ilgili hususlar 926 S.K.nun 119 ncu maddesinin göndermesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atama ile Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmelikte düzenlenmiştir.
Anılan Kanuna istinaden çıkarılan, Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 11 nci maddesinde, yedek subay adaylarının, yedek subay okulunu bitirdikten sonra, tabi tutulacakları atama şekilleri düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında, yedek subayların ilk atanmalarının kura ile yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu genel kuralın istisnaları aynı fıkranın diğer bentlerinde hüküm altına alınmış; (c) bendinde, yasa dışı olaylara katıldıkları tesbit edilenlerin genel kur'aya iştirak ettirilmeyerek Kuvvet Komutanlıklarınca ve Jandarma Genel komutanlığınca uygun görülecek görev yerlerine kur'a ile atandırılacakları; (d) bendinin son alt bendinde de, aynı görevde kalmalarının sakıncalı görülmesi veya lağv, tensik ve hizmetin özelliği gibi zorlayıcı hallerde, yedek subayların başka görev yerlerine atanmalarının yapılabileceği öngörülmüştür.
Yönetmeliğin 11 nci maddesinin ilk fıkrası, kendilerine kamu görevi verilmesinde hiçbir tereddüt bulunmayan, isimleri herhangi bir siyasi olaya karışmamış olan yedek subayların genel kuraya dahil edilebileceklerini hükme bağlamıştır. Aynı maddenin (c) bendinde ise, yasa dışı olaylara katıldıkları tesbit edilenler yer almaktadır. Durumları bu ben de uygun olanların Silahlı Kuvvetlerin özellik arzeden görev yerlerinde çalıştırılması uygun görülmediğinden, bu kişiler özellik göstermeyen görev yerlerinin bulunduğu ayrı bir kuraya tabi tutulmaktadırlar. Bu kuraya tabi tutulacaklar tesbit edilirken de yasa dışı olaylara katıldıklarının kesin isbatının aranmasına gerek bulunmamaktadır. Yasa dışı olaylara karışmış olabileceği saptanan yedek subaylar hakkında da (c) bendindeki kurs ile ilgili hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Yüksek Mahkemede 21.12.1988 gün ve 1988/159 E., 1988/282 K.sayılı İçtihadı ile Yasa dışı olaya katıldığını kesin olarak isbat edecek deliller bulunması da bu tür olaylara karışmış olabileceği ihtimali bulunan yedek subayların özellik göstermeyen görev yerleri ile ilgili kuraya dahil edilmelerinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiş bulunmaktadır.
Davacı; Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi hükümlerine göre yapılan güvenlik soruşturmasının sonucu tayin makamına ulaşmadan önce genel kuraya dahil edilerek kura çekmiştir. Esasen bu bilgilerin kura çekim günü veya daha önceki tarihlerde atama makamına intikal etmiş olması halinde, davacının genel kura yerleri arasına konulan görev yerine atanması hukuken mümkün olmayacaktır. Zira Yönetmeliğin 11/c maddesi bu durumda olan yedek subayların, genel kuraya dahil edilmeyeceklerini ve ayrı bir kuraya tabi tutulmalarını amir bulunmaktadır.
Bu nedenle, davacı özellik arz eden ve genel kura ile atama yapılması gereken MSB. Genel Sekreterliğine atanma şartlarını taşımadığından, bu tür işlemlerin idarece her zaman geri alınmaları veya değiştirilmeleri mümkün bulunmaktadır.
Kaldı ki Yönetmeliğin 11 nci maddesinin (de) bendi son alt bendi gereğince, tüm aranan şartları taşıyan ve kura ile atanan yedek subayların dahi, aynı görevde kalmalarının sakıncalı görülmesi veya hizmetin özelliği gibi zorlayıcı hallerde başka görev yerlerine atanabilecekleri görülmektedir.
Davacının aynı görev yerinde kalmasının sakıncalı olup olmadığı veya hizmetin özelliği nedeniyle zorunluluk bulunup bulunmadığının takdiri idareye ait bir yetkidir. İdare bu takdir yetkisini kullanarak işlem tesis ederken, tamamen hukuka uygun hareket etmiştir. Bu açıdan bakıldığında, iptali istenen idari işlemin atamaya yetkili makamlarca, yönetmeliğe uygun şekilde ve kamu yararına tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan durumlar karşısında davacının ilk atandığı görev yerinden alınıp bir başka yere atanmasına ilişkin işlem tüm öğeleri yönünden hukuka uygun bulanmaktadır.
Her ne kadar davacı, ayrıca 1602 sayılı Kanunun gizli belgelerin taraflara incelettirilmeyeceğine ilişkin 52 nci maddesi son fıkrasının herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğuna ilişkin Anayasanın 36 ncı maddesinde öngörülen hükme aykırı bulunduğundan, Anayasanın 152 nci maddesi anlamında Anayasaya aykırılık olarak kabul edilip kanunun Anayasa Mahkemesine götürülmesini cevaba cevap dilekçesinde belirtmiş bulunmaktadır.
Dava dilekçesinin AYİM. kayıtlarına geçiş tarihi 9.8.1996, cevaba cevap dilekçesinin AYİM. kayıtlarına geçiş tarihi 9 kasım 1996 olup, işbu talep dava açma süresi içerisinde gündeme getirilmemiş bulunduğundan karşılanması gerekmemekte ise de; özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendisine özgü yapısı ve idari yargı için bu müessesenin yabancı olmaması karşısında, 1602 sayılı Yasanın 52 nci maddesinin Anayasanın 36 nci maddesine aykırı olduğuna ilişkin iddiaya da katılmak mümkün değildir.
Ayrıca davacı için alınan ara kararına verilen KKK. lığının 24.4.1997 tarih ve 4033-178-07-97/Tay.D.Yd.Sb. sayılı cevabında atamanın gerekçesi gösterilmiş heyetçe bu gerekçe yerinde görülmüştür.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava konusu atama işlemi hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy