(1602 S. K. m. 64)
Davacı vekilinin dilekçesinde özetle; müvekkilinin albaylığa terfi edememesiyle ilgili işlem ile birlikte buna neden olan 1992 yılında verilen sicillerin iptalini dava ettiklerini, ancak sonuçta davanın reddine karar verildiğini, bu kez davacıya 1992 yılında sicil veren 1 nci sicil amirinin emekli olduktan sonra Noter marifetiyle ifadesini temin ettiklerini, bu ifade de o tarihte sicil veren amirin davacıya hissi davranmış olabileceğini, bu nedenle düşük sicil verildiğini beyan ettiğini belirterek yargılama esnasında irade dışında elde edilemeyen yeni deliller çerçevesinde yargılamanın iadesine ve evvelce verilen kararın kaldırılarak 1992 yılı sicillerinin iptali ile 1994 yılında Albaylığa terfi ettirilmeme işleminin iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Yargılamanın iadesi bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yolu olmakla tahdidi olarak sayılan sebepleri; 1602 sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde gösterilmiştir. Sekiz bent halinde zikredilen bu sebeplerden konumuz ile ilgili olabilecek ilk iki tanesi: Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine bir karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması; karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu, mahkemece veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da yargılamanın iadesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması halleridir.
Somut olarak, yargılamanın iadesi istemine dayanarak teşkil eden 1992 yılında davacının birinci sicil amiri olan kişinin emekli olduktan sonra, o yılda sübjektif sicil vermiş olabileceği beyanını ihtiva eden noter marifetiyle almış ifadesini yukarıda zikredilen haller çerçevesinde irdelediğimizde temin olunan ifadenin sayılan belge ve hallerden olmadığı kanısına varılmaktadır. Zira temin edilen ifade zorlayıcı nedenle elde edilemeyen somut bir belge niteliğinde olmadığı gibi, mahkemece sahteliğine hükmedilmiş bir belge de değildir. Sadece o yılda davacı hakkında sübjektif sicil vermiş olabileceğini beyan eden sicil amirinin emekli olduktan sonra bu konuda belirttiği bir görüştür. Ayrıca AYİM. 1.Dairesinin 23.5.1995 gün ve E. 995/424, K. 995/548 sayılı Kararında sicilin sübjektif verilebileceği şeklindeki bu görüş de irdelenip tartışılmış ve red kararı sırf bu sebep gözönünde bulundurularak değil, fakat davacının diğer yıllar geçmişi de gözönünde bulundurularak verilmiştir.
Netice olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak sunduğu belgeler 1602 sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde öngörülen anlamda bir belge niteliğinde olmadığı gibi diğer hallerinde mevcut olmaması karşısında Yargılamanın Yenilenmesi İsteminin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy