(3269 S. K. m. 16)
Davacı vekili (tebligat aşamasında vekilin vefat ettiği yapılan tebligattan anlaşılmaktadır) 17.10.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Van Erciş 10.P.Tug. lığında 4 yıl süreyle uzman erbaş statüsüyle görev yaptıktan sonra, 01.09.1996 tarihinde sözleşmesinin karşılıklı anlaşma sonucu yenilenmediğini, 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken ikramiyenin hesabında yanlış bir yöntem izlenmesi nedeniyle müvekkilinin 96.000.000. TL. tutarında bir maddi zararının ortaya çıktığını, Maliye Bakanlığının bu konudaki bir mütalaasının esas alınarak söz konusu ödemenin yapılmasının hukuka aykırı düştüğünü belirterek; eksik ödenen 96.000.000. TL. tutarındaki ikramiyenin maddi tazminat olarak hüküm altına alınmasını ve bu tazminat tutarına 01.09.1996 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 01.09.1992 tarihinden itibaren Van-Erciş 10.P.Tug.1.P.Tb.2.P.BI. K.lığı emrinde uzman erbaş (P.Uzm.Çvş.) statüsüyle dört yıl süreyle görev yaptıktan sonra, dilekçesiyle kıt'asına başvurarak sözleşmesini yenilemek istemediğini beyan ettiği, bu isteminin kıt'asınca da uygun görülmesi üzerine 01.09.1996 tarihinde statüsünün sona erdiği ve sözleşmesinin yenilenmediği ve terhis edildiği, davacının statüde geçen dört yıllık süresi dikkate alınarak 3269 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca kendisine ödenecek ikramiye tutarının hesaplanmasında, statüdeyken almakta olduğu Ek Tazminat'ın dahil edilmediği ve davacıya 248.816.000. TL. tutarında ikramiye tahakkuk ettirilerek ödediği, davacı vekilince, ikramiye hesaplanmasında Ek tazminat'ın dahil edilmesi gerektiği, bu durumda müvekkilinin 96.000.000. TL. daha fazla ikramiye alacağı iddiasıyla işlemden doğan bu tam yargı davasının 17.10.1996 tarihinde ve süresinde AYİM.'de açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare, husumetin Maliye Bakanlığına da yöneltilmesi gerektiğini öne sürmüşse de; Başsavcılık düşüncesinde ifade edildiği üzere, sorunun çözümünde Maliye Bakanlığının doğrudan bir işlemi yada katkısının bulunmayıp, yalnızca bir görüş belirtmenin söz konusu olması karşısında, işlem tesisine yetkili ve görevli Milli Savunma Bakanlığı dışında husumetin bir başka idareye yöneltilmesinin gerekliliğine ilişkin bu iddiaya iştirak edilmemiştir.
Davanın esasına gelince:
Davada sorun, 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin değişik 2 nci fıkrasındaki ... kendi kusurları olmaksızın hizmet sürelerinin uzatılmaması sebebiyle veya sözleşme süresini bitirip ayrılanlara, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net maaşları tutarının (bütün ödemeler dahil) iki katının hizmet yılları toplamı ile çarpımından bulunacak miktarda ikramiye yerilir... hükmünün ne şekilde yorumlanacağında düğümlenmektedir. Davalı idare, bu konuda Maliye Bakanlığından görüş sormuş; adı geçen Bakanlıkça da, OHAL bölgesinde görev yapan ve kendilerine bu nedenle Ek tazminat ödenen uzman erbaşlara ikramiye ödemesi yapılırken, net maaşları kavramına bu tazminatın dahil edilemeyeceğinin görüş olarak bildirilmesi üzerine, OHAL bölgesinde (10.P.Tug.K.lığı, Van-Erciş) 4 yıl görev yapan davacının ikramiyesinin hesaplanmasında, evvelce almakta olduğu EK tazminatlar (EK-1, EK-2) dikkate alınmamak suretiyle kendisine 248.816.000. TL. ikramiye ödenmiştir.
Davalı İdare savunmasında, OHAL bölgesi dışındaki uzman erbaşlara böyle bir ek tazminat ödenmediği, bu nedenle tüm uzman erbaşlara aynı şekilde uygulanması gereken 3269 Sayılı Kanuna göre net maaş hesabında eşit bir uygulama yapmak gerektiği, aksi halde Anayasa'daki eşitlik ilkesine riayet edilmemiş olacağı öne sürülmektedir. Oysa Başsavcılık düşüncesinde de isabetle işaret edildiği üzere, OHAL bölgesinde görev yapan ve özel harekat ve operasyon birliklerinde fiilen görev alan personele bu hizmetin getirdiği tehlike, risk ve güçlükler nedeniyle ödenen ek tazminatların ikramiye hesabında gözönünde alınmayarak, sözkonusu güçlük, tehlike ve riskin söz konusu olmadığı OHAL bölgesi dışında görev yapan bir personele göre ikramiye hesaplanması halinde hakkaniyet ve eşitlik ilkeleri ihlal edilmiş olacaktır. Aynı düşünceden hareketle, sözgelimi gemide, uçakta, SAS ve SAT timlerinde dalgıç, denizaltı veya kurbağa adam görev ve hizmetlerinde istihdam edilen uzman erbaşların sözleşmelerinin sona ermesi hallerinde müstehak oldukları ikramiyenin hesaplanmasında almakta oldukları son net maaş tutarlarına, özellikli veya nitelikli görevleri münasebetiyle ödenen özel tazminatları da (denizaltıcılık, kurbağa adam vb.) elbette dahil edilecektir. Aksi halde, bir denizaltıcılık veya paraşütçülük hizmeti ile herhangi bir kıt'adaki normal bir uzman erbaş hizmeti eşit mütalaa edilmiş olur ki, böylesine bir yoruma bizzat 3269 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesindeki .... ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net maaşları tutarının (bütün ödemeler dahil) iki katı... ibaresi engel teşkil etmektedir. Yasa koyucu eğer salt ülke çapındaki tüm uzman erbaşlara eşit şekilde ikramiye ödenmesini öngörüp amaçlasaydı, bu takdirde net maaş tabirine bütün ödemelerin dahil edilmesine ilişkin özel açıklamayı ilave etmezdi. Gerçekte ise yasa koyucunun amacı, yapılan işin veya ifa edilen görevin ya da görev yerinin özellikleri ile konumu gözetilerek uzman erbaşlara ödenen aylıkların, ikramiye hesabına da aynen yansıtılmasından ibaret bulunmaktadır. OHAL bölgesinde görev yapan bir uzman erbaşla, bu bölge dışında görev yapan bir uzman erbaşın eşit aylık almadıkları bir hakikat olduğu gibi; aynı şekilde statülerinin sona ermesi aşamasında alacakları ikramiyenin hesabında dikkate alınacak net aylıkları da doğal olarak farklı kabul edilecektir. Çünkü, OHAL bölgesinde görev yapan tüm personel gibi uzman erbaşlara da ek tazminat ödenmekte ve net maaşları kapsamına bu ödeme kalemi de dahil bulunmaktadır. Şu halde, davalı idarenin işlem tesisine dayanak gösterdiği nedenlerin hukuka uyarlı olmadığı açıkça görülmektedir.
Belirtilen gerekçelerle, davacının ikramiye hesabında almakta olduğu son net maaşına ek tazminatın dahil edilmesi gerektiği halde edilmediğini belirleyen kurulumuz; ana kararı ile davalı idareden ek tazminatın dahil edilmesi halinde davacıya ödenmesi gereken ikramiye miktarının ne olduğunu sormuş; davalı idarenin 31.10.1997 tarihli yazısı ile ekindeki bordrolardan, davacının statüde iken almakta olduğu aylık ek tazminat tutarı olan 11.650.000. TL (4.000.000. TL. + 7.650.000. TL.) dikkate alınarak net aylığı olan 42.750.000. TL. nın iki katının (85.504.000. TL.) hizmet yılı olan 4'le çarpılması sonucu 342.016.000. TL. ikramiye ödenmesi gerekirken, davacıya 248.816.000. TL. ödendiği, böylelikle 93.200.000. TL. lık bir eksik ödemenin sözkonusu olduğu anlaşılmış ve davalı idarenin, hizmetin iyi işlemeyişinden kaynaklanan hizmet kusurunun yol açtığı bu maddi zararı, ödemekle yükümlü olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle:
Davacının müstahak olduğu ikramiye tutarından eksik ödendiği anlaşılan 93.200.000. TL. nın (Doksanüçmilyonikiyüzbinlira) MADDİ TAZMİNAT OLARAK VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
Hükmedilen tazminata 01.09.1996 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (Yüzdeotuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy