(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21, 48) (926 S. K. m. 118, 119) (2577 S. K. m. 2)
Davacı, 25 Ekim 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1975 yılından bu yana fasılalarla Taşkızak Tersanesinde mesleği ve uzmanlık alanı ile ilgili bölümlerde devamlı olarak istihdam edildiği, yurtdışında SAR Botlarına ait KAMEVVA elektronik kursunu görmesi ve döndükten sonra da bu konuda çalışması nedeniyle bu branşta ehli duruma gelip kurs verebildiği, ayrıca uzmanlık konusu ile ilgili projeler üstünde çalışmalarına devam ettiği, en son Taşkızak Tersanesi Klt.KontMd.lüğünden aynı yer K.Top.Kal.Knt. ve Tec. Grup Başkanlığına atandığı, ancak bu atamanın üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen bu kez uzmanlık ve mesleği ile ilgisi olmayan Dz. Harp Okulu Öğ. Bşk.lığı Fen Bilimleri Bölüm Başkanlığına tayin edildiği, bu atamanın hem kendisi hem de görülen hizmet açısından uygun bir atama olmadığı, zira yeni görevinin kadrosunun öğretmen albay olup fen fakültesi mezunu subayların burada istihdam edildiği, kendisinin ise yüksek mühendis olup konunun tamamen dışında bir uzmanlık alanının bulunduğunu belirterek, hukuka aykırı olarak nitelendirdiği işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Usule ilişkin bir istem olan davacının 17.3.1997 tarihli dilekçesinde serd ettiği duruşma yapılması talebinin; 1602 sayılı AYİM. Kanununun 48 nci maddesindeki ...Duruşma, dava dilekçesi ve cevap layihalarında istenebilir hükmü uyarınca, bu özelliği taşımayan duruşma yapılması istemi takdiren red edilmiştir.
Davanın esasına gelince; atama sebep ve halleri ile ilgili düzenlemelerin 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 118 nci maddesi ve bu kanunun 119 ncu maddesine dayanılarak çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atama ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ile yapıldığı görülmektedir. Bu mevzuat hükümlerine göre subay ve astsubayların atamaları; hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önünde bulundurularak, sırasıyla meslek programları, meslek içi eğitim esasları, kadro ihtiyacı, sağlık durumu, istekli bulunduğu yerler, idari asayiş ve zaruri sebeplere göre, hizmet gerekleri gözetilerek yapılmak durumundadır. Kamu görevlilerinin özlük hakları, tayin, atama vs. gibi hususlarda personelin çıkarları ile kamu yararı arasındaki hassas denge özenle korunmalıdır. Tesis edilecek atama işleminde ise öncelikle ve önemle dikkat edilecek temel unsur ve ilke hizmetin aksatılmadan yürütülmesi ve hizmet gerekleri olmalıdır.
İdare hukukunda işlemlerin, kendilerinden önce gelen ve objektif kurallarla belirlenmiş bulunan bir nedene dayanması gerekmekte bunun işlemin sebep unsurunu oluşturduğu bilinmektedir. Sebep unsuru ile ilgili olarak karşımıza çıkan husus da takdir yetkisi kavramıdır. Bağlı yetkinin aksine kendisine takdir yetkisi tanınan işlemlerde idare, nedeni hizmet gereklerine uygun bir şekilde takdir ederek bir işlem tesis etmek durumundadır. Takdir yetkisinin özü ise yargı yerince denetlenemez, zira bu doğal olarak idarenin yerine işlem tesisi sonucunu doğurur ki Anayasanın 125, 2577 sayılı Kanunun 2/2 e 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddeleri ile bu durum yasaklanmıştır. Ancak, takdir yetkisinin denetiminde bunun özüne dokunmadan yapılacak bir hukuka uygunluk denetimi ise her zaman mümkün bulunmaktadır.
Dava konusu çerçevesinde atama işleminin somutuna dönüldüğünde, iddia ve savunmalar ile sunulan belge ve bilgilerden; Dz.K.K.lığı hesabına O.D.T.Ü. Elektrik Fakültesinden mezun olan davacının 1970 yılında subay nasbedildiği, 1975 yılında Taşkızak Tersanesi Elektrik Dizayn Şefliği emrine atandığı, 1978 yılında hücumbotlara ilişkin ana şalter konusunda dış kursa gönderildiği, keza 1980 yılında Sar Botlarına ait Kamevva Elektronik Sistem kursuna gönderildiği; 1981'de Mersin'e, 1982'de İzmir'e atanan davacının, 1983 yılında kendisinin gördüğü kurslar ve ihtisasına binaen idarece hissedilen özel ihtiyaç nedeniyle, tekrar Taşkızak'ta Elektrik Dizayn Şefliğine atandığı, bu defa da Marine Navigasyon Sistemine ilişkin dış kursa gönderildikten sonra, 1991 yılında aynı yer ve komutanlıkta Elektrik/Elektronik Grup Müdürlüğüne atandığı, 1992 yılında Tecrübe Baş Mühendisliğine, müteakiben Silah Grup Müdürlüğüne, 8.2.1996 tarihinde Kalite Kontrol ve Tecrübe Md.lüğüne ve en son da 27.5.1996 tarihinde Toplam Kalite Kontrol ve Tecrübe Grup Bşk.lığ atandıktan sonra, 28 Ağustos 1996 tarihinde bu görevinden alınarak Tuzla Dz.Harp Ok.K.lığı Öğretim Bşk.lığı Fen Bilimleri Bölüm Başkanlığına atandığı, davacının ise bu son atamanın hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Davacının mesleki yaşamının kısa ve öz kesitlerinden de anlaşılacağı üzere, atandığı mevki ve makamlar itibariyle devamlı ve süratli bir yükseliş trendi göstererek bilgisine, ihtisasına ve kendisine özel olarak duyulan ihtiyaç ve hizmet gereklerine istinaden önemli ve yüksek makamlara getirildiği anlaşılmaktadır.
Yine dava dosyasındaki ödül, takdir ve taltiflere nazaran da davacının görevlerinde çok yüksek verim, performans ve başarı gösterdiği, buna karşın hiçbir ceza ve disiplinsizliğinin olmaması ve tertemiz bir mesleki yaşamı ile de üstün nitelikli örnek bir subay olma konumunu koruduğu, ibraz edilen bazı belgelere nazaran da vazifesinde gösterdiği yaratıcı zeka ve üretimciliğinin sonucu olarak ta milyarlarca liralık meblağı devletimize kazandırdığı anlaşılmaktadır.
Böylesine yüksek nitelikli ve alanında özel ihtisasa sahip personelin davaya konu ataması ile ilgili olarak idarenin ileri sürdüğü argümanlar ile bunların özellikle hizmet ihtiyacı ve hizmet gereklerine ilişkin karşı tezler ve bunların değerlendirilmesine geçildiğinde;
1. Davacının Tuzla Dz. Harp Ok.K.lığına atanmadan önceki Taşkızak'taki en son atandığı görev yeri ve katesunun kendisinin rütbe ve kıdemine uygun olmadığı yolundaki davalının savunmasına karşıt, sunulan bilgi ve belgelerdin;
a. TMK'ya nazaran bu görev ve kadronun Yüksek Mühendis Albay olduğunun belgelenişi;
b. Esasen daha önce davacının bu kadro ve görev yerine atanmış olmasının davalının savunmasını mesnetsiz bırakması ve kendi içinde çelişkiye düşürmesi;
c. Davacı bu kadro ve görevden alındıktan sonra yerine kendisinden bir yıl daha kıdemli bir personelin verilmiş olması;
2. 2. Davalının, davacının atandığı Dz. Harp Okulu komutanlığı Fen Bilimleri bölüm Başkanlığı görevini yürüten subayın istekle emekli olması nedeniyle boşalan kadroya en uygun niteliklere sahip personel araştırıldığı ve bunun üzerine davacının atandığı şeklindeki savunmasına karşıt sav olarak; davacının davaya konu 14/96 sayılı atama kararnamesinin incelenmesinden, anılan görevi yürüten Doçent Dr.Öğ.Alb. Hüseyin Kalkan'ın Dz. Lisesi Öğretim Başkanlığına atanması ve ardın sıra bu hususta 2 nci derecede önem arzetse de davacının makul ve olayın akışına uygun düşebileceği gözlemlenen açıklamasına göre bu personelin atamayı bir alt statüye atama olarak değerlendirip yeni görevine katıldıktan sonra istifa etmesi;
3. 3. Davacının atandığı yeni görev yerinde uygun evsafta öğretmen subay bulunmaması nedeniyle bu atamanın gerçekleştiği savına karşın; anılan görev yerinde 17 kadroya karşılık rütbesi albay olanlar da olmak üzere 17 öğretmen subayın bulunuşu ve TMK'da yapılan incelemede sonucu da Grup Başkanlığına daha alt birimlerden gelecek olan öğretmenlerin tercih edilen nitelik olarak belirlenmesi;
4. 4. Davalının bu kadro ve görev yerine öğretmen subay sınıfı dışından da atama yaptığı ve yapabileceği savının; böyle bir atamanın sadece zaruri bir hizmet gereğine istinaden bir defa gerçekleştirildiği, olayına özgü koşulların da değerlendirilmesi gereken bu atamanın, hem Grup Başkanlığına yapılmamış olması, hem de istisnai ve zaruri bir hale, nedenleri olmadığı halde genellik ve sıradanlık kazandırılmasının mümkün olamayacağı, kaldı ki davamız konusunda böyle bir atamayı zorunlu kılan idari ve zaruri bir durumun bulunmayışı;
5. 5. Davacıya eski birliğinde ihtiyaç olduğuna dair belgenin davacı tarafından ibraz edilmiş olması;
6. 6. Dosyadaki belgelerden açıkça anlaşılacağı üzere, davacının geçmişi, uzmanlık alanı, sınıfı, tecrübesi gibi hususlar dikkate alındığında, atandığı yeni göreviyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan, davacının atandırıldığı Bölüm Başkanlığı kadrosunun öğretmen albay, bu kadroya atanacak subayın tahsili durumunun da Fen Fakültesi mezunu olarak gösterilmesi karşısında da bu tür bir atamanın mümkün, olamayacağı gibi hususların topluca takdir ve değerlendirilmesi neticesinde tesis edilen atama işleminde takdir hakkının objektif kullanılmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı hakkında tesis edilen atama işlemi hukuka aykırı bulunduğundan İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
TSK.'ned görevli Subay ve Astsubayların atamaları, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılmaktadır.
Bu atamalarda, meslek programları, meslek içi eğitim esasları, kadro ihtiyacı, sağlık durumu, idari, asayiş ve zaruri sebepler ile istekli bulunduğu yerler gibi genel hususlar göz önünde bulundurulmaktadır.
Davacı, 1983 yılından itibaren aralıksız olarak toplan 13 yıl Taşkızak Tersanesi Komutanlığında görev yapmıştır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kadro reorganizasyonu nedeniyle, davacının intibak ataması yapılması zorunlu olmuştur.
Davacı subayın Taşkızak Tersanesi Komutanlığından Deniz Harp Okulu Komutanlığına atama işleminde, Deniz Harp Okulunda Fen Bölümleri Bölüm Başkanlığının boşalması, söz konusu eğitim kuruluşunda görev ihtiyacının doğması ve yetişmiş personel olan davacıdan Deniz Kuvvetleri için çok önemli olan bir eğitim kuruluşunda istifade edilmesi hususları rol oynamıştır. Atama işlemi bölge dışı atama olmayıp, garnizon içi atamasıdır. İdare bu hususu da dikkate almıştır.
Deniz Harp Okulu Fen Bilimleri Bölüm Başkanlığı bünyesindeki tüm kadroların öğretmen sınıfı olmasına rağmen öğretmen sınıfındaki subay mevcudunun yetersiz olması, meslek programları ve meslek için eğitim esasları da dikkate alınarak bu kadrolara yüksek mühendis subaylar ile akademik kariyere sahip subayların branşları da dikkate alınarak atanabilmektedir.
Diğer taraftan, cevaba cevap dilekçesinde, bazı kursları sadece kendisinin görmüş olduğunu, bu konuda yetişmiş personel bulunmadığını, sahip olduğu bilgi birikiminin yok sayıldığını belirtmekte ise de; Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kurs kayıtlarının incelenmesi sonucunda, aynı konularda yetişmiş birçok personelin mevcut olduğu da tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, davacı hakkında yapılan atama işleminin, Türk Silahlı Kuvvetleri Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 1, 3, 4, 5, 7, 8 ve 60 ncı maddelerinde belirtilen hükümlere uygun yapıldığı kanaatine varıldığından, atama işleminin iptali yönünde oy kullanan çoğunluğun görüşüne katılamadık. 10.06.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy