(657 S. K. m. 64) (1602 S. K. m. 20, 22, 37)
Davacı, 7.11.1996 tarihinde kayda geçen dilekçesinde ve 20.2.1997 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; 243 Sayılı KHK. ile değişik 657 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesine göre 31.12.1984 tarihinden geriye doğru 6 yıllık sicilleri ortalamasının dikkate alınarak, bu ortalamanın 90 ve üzeri olması halinde, bulunduğu 5 nci derecenin 4 ncü kademesinden, 4 ncü derecenin 4 ncü kademesine yükseltilmesi gerektiği halde, bu yöndeki başvurusunu reddeden idari işlemin hukuka aykırı bulunduğunu, kendisi gibi 4. Kor. Yazı İşleri Müdürlüğünden emekli Halip Polat hakkında AYİM'ce verilen iptal kararının da bu doğrultuda olduğunu, davalı idarenin sözkonusu emsal yargı kararını da dikkate almadığını belirterek; bu işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının Ege Ordu K. lığı Askeri Savcılığı Yazı İşleri Müdürü olarak görevli iken 5.10.1983 tarihinde emekliye ayrıldığı, 12.9.1996 tarihli dilekçesi ile davalı idareye ve Em.Snd.Gn.Md. lüğüne başvurarak, 657 Sayılı Kanunun 243 Sayılı KHK. ile değişik 64 ncü maddesi gereğince son 6 yıllık sicilleri ortalamasının 90 ve üzerinde olması halinde bir kademe verilerek intibakının yapılması isteminde bulunduğu, Em.Snd.Gn.Md. lüğünün 8.10.1996 tarihli işlemi ile davacının 5.10.1983 tarihinde emekliye ayrılması nedeniyle isteğinin yerine getirilemeyeceğinin belirtildiği, K.K.K. lığının 21.10.1996 tarihli işlemi ile de davacının 1983 yılında emekliye ayrılmış olması nedeniyle 1979-1984 yıllarına ait 6 adet sicil raporu bulunmadığından, kendisine 657 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesi uyarınca bir kademe verilmesine imkan bulunmadığının belirtildiği, davacının sözkonusu menfi işlemin iptali için 7.11.1996 tarihinde ve süresinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
1602 Sayılı Kanunun uygulanmasında asker kişi (md. 20/2) sayılan davacının açmış olduğu dava konusu işlem, aynı kanunun 22 nci maddesindeki Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin görevlerinden kademe ilerlemesi ve aylık konuları ile ilgili olması nedeniyle askeri hizmete ilişkin işlem niteliğinde bulunduğundan (md. 20/1), anılan davanın görüm ve çözüm yerinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi olmasının gerekli olduğunun kabulü karşısında, Başsavcılığı dava konusu işlemin genel idari yargının görevine girdiğine ilişkin düşüncesine iştirak edilememiştir.
Dairemizin bu konudaki yerleşik uygulamasında, 657 Sayılı Kanunun 243 Sayılı KHK. ile değişik 37 ve 64 ncü maddeleri uyarınca, devlet memurlarının son 6 yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve üzerinde olması halinde bir kademe yada bir derece yükseltilmesinden yararlandırılmaları için; bu KHK. nin yürürlüğe girdiği 31.12.1984 tarihinde statüde bulunmaları ön koşul olup, bu tarihten geriye doğru son altı yıllık (1979-1984) sicillerinin ortalamasının 90 ve üzerinde bulunması gerekli bulunmaktadır. Gerek mahkememizin, gerek Danıştay'ın bu yöndeki kararları sonrasında, Maliye Bakanlığınca 16.8.1995 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 139 seri nolu Devlet memurları Genel tebliğinde de aynı husus tekrarlanmış ve 31.12.1984 tarihinden sonra bu hükümlerden yararlanmadan emekliye ayrılanların, en son çalıştıkları kurumlarınca sözkonusu değerlendirmesinin yapılarak, durumun T.C. Em.Snd.Gn.Md. lüğüne bildirileceği ifade edilmiştir.
Davacı ise, 243 Sayılı KHK. nın yürürlüğe girdiği 31.12.1984 tarihinde statüde olmayıp, bu tarihten çok önce 5.10.1983 tarihinde emekli olduğundan, sözkonusu yasal imkandan yararlanma imkanını elde edememiş bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, 243 Sayılı KHK. nın yürürlüğe girdiği 31.12.1984 tarihinde Devlet Memuru statüsünde bulunma, 657 Sayılı Kanunun 37 ve 64 ncü maddelerinden yararlanmada ön koşul olduğundan; bu şartı sağlanamayan davacının 21.12.1984 tarihinden önceki sicillerinin incelenip değerlendirilmesine de hukuken imkan bulunmamaktadır. Davacının emsal olarak gösterdiği kişi ise, 243 Sayılı KHK. nın yürürlük tarihinde statüde olup, bilahare emekliye ayrıldığından; bu şahısla ilgili mahkememiz hararının davacıya emsal teşkil edemeyeceği kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle; davacıya bir kademe verilmemesine ilişkin davalı idare işleminde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmediğinden; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy