(1076 S. K. Ek m. 7) (1111 S. K. Ek m. 4) (Askerlik Yükümlülüğünü Milli Eğitim Bakanlığı Emrinde Öğretmen Olarak Yerine Getirecekler Hakkında Yönetmelik m. 10, 19) (AYİM. 1. D. 02.07.1996 T. 1996/10 E. 1996/634 K.)
Davacı, 17.01.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 4 aylık yedeksubay temel eğitimini Mu.Ok. ve Eğt.Mrk.K. lığı emrinde tamamladıktan sonra, geri kalan yedeksubaylık hizmetini Milli Eğitim Bakanlığı emrinde öğretmen olarak tamamlamak üzere Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine tayin edildiğini, ilgili yönetmelik hükümlerinin (Md. 10/1) engellediği belirtilerek kendisine asteğmenlere ödenen yolluk ve 14 günlük maaş tahakkuk ettirilmemesinin ve kendilerine er muamelesi yapılmasının hukuka aykırı bulunduğunu, sözkonusu yönetmelik hükmünün 1076 sayılı Kanunun EK-7 nci maddesine aykırı şekilde düzenlendiğini, Harcırah Kanununa göre hiçbir kamu görevlisinin görevlendirildiği uzak yerlere yolluksuz gönderilemeyeceği, bu nedenle yedeksubay öğretmenlere görev yerlerine sevk esnasında yolluk ve diğer kanuni haklarının verilmemesinin hukuka ters düştüğünü belirterek; bu özlük haklarının verilmemesi işleminin iptali ile yasal faizleri ile birlikte hükmen tazminini ve sözkonusu yönetmeliğin 10/1 nci maddesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Yedeksubay öğretmenlere yolluk ve yevmiye ödeneceği hususunda, 1076 sayılı Yedeksubay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa 3358 sayılı Kanunla eklenen EK-7 nci madde de bir düzenleme getirilmemiştir. Bu konuda, Askerlik Yükümlülüğünü fiili Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Emrinde Öğretmen olarak yerine Getirecekler Hakkında Yönetmeliğin 19/1 nci maddesinde Temel Askerlik Eğitimi sonunda; sevkedileceklere, istekleri halinde 10 gün izin verilir... Bu yükümlülere, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca görevlendirildiklerine kadar olan yol masrafları 1111 sayılı Kanuna tabi erlerde olduğu gibi Sınıf Okulu ve Eğitim Birlik Komutanlıklarınca tahakkuk ettirilir. Ancak izinli bırakılanlara yol masrafı verilmez hükmü öngörülmüştür. Görülüyor ki düzenleyici tasarruf kuralında, yükümlülüklerini Milli Eğitim Bakanlığı emrinde öğretmen statüsünde yapacaklar, temel eğitim sonrasında görevlendirildikleri yere kadar er gibi yol masrafları verilerek sevkedilecekler; izinli bırakılanlara da yol masrafı verilmeyecektir. Düzenleme salt erlerde olduğu gibi kavramına yer vererek yol masrafı ndan söz etmekte ve izinli bırakılanlara yol masrafının ödenmeyeceği hükmünü amir bulunmaktadır. Kişisel yolluk ve yevmiye ile aile harcırahı (yolluk ve yevmiyesi) gibi kavramları içermemektedir. Temel askerlik eğitimi sonrasında kendi istemiyle izinli bırakılan davacıya yol masrafı ödenmemesi düzenleyici tasarruf kuralına uygun olup, bahsedilmeyen bir ödemenin verilecek olması açıkça mevzuat hükümlerine aykırı Düşecektir. O nedenle izinli bırakılan davacıya şahsi ve aile yolluğunun ödenmemesine ilişkin işlem türü; öğeleriyle hukuka uyarlı bulunmuştur.
1076 sayılı Kanunun Ek 7 nci maddesinin 2 nci fıkrasında, öğretmen olarak ayrılan ve göreve başlayan yükümlülere, 926 sayılı Kanunda asteğmenler için tesbit edilen aylık, ödenek, yardım ve tazminatların Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca ödeneceği ifade edilmiştir.
Gözden kaçırılmaması gereken önemli nokta, hükümde belirtilen özlük haklarının göreve başlayan yükümlülere ödenecek olmasıdır. Hükümde özlük haklarına hangi tarihten itibaren hak kazanılacağı hususunda bir açıklık getirilmemiştir. Bununla birlikte göreve başlayan yükümlülere ibaresinden yola çıkarılarak, hükme paralel biçimde düzenlenen Yönetmeliğin 14 ncü maddesinde özlük haklarına ... fiilen öğretmenlik görevine başladıkları tarihten itibaren... hak kazanacakları vurgulanarak özlük haklarının hangi tarihten geçerli şekilde ödeneceği hususunda duyulabilecek duraksama giderilmiştir. Bu bakımdan, davacının temel eğitim sonrasında izinli bırakıldığı tarihler arasında sözkonusu özlük haklarına (harcırah ve bu süre kadar asteğmen aylığına) müstehak olamayacağı kuşkusuzdur.
Davacı, yedeksubay öğretmen statüsündedir. Kanun ve Yönetmelik; yedeksubay öğretmenlerin sadece akçeli hakları yönünden asteğmenler için saptananlara göre işlem göreceklerini hükme bağlamıştır. Bu, yedeksubay öğretmenlerin her yönüyle asteğmenler gibi işlem görecekleri anlamına gelmez. Esasen, görev yaptıkları süre boyunca yedeksubay olduklarına dair bir hüküm bulunmayan bu statüdeki mükelleflerin, askerlik yükümlülükleri boyunca asteğmen olmadıkları hususu, kanunda belirtilen hizmetleri sonunda asteğmen olarak terhis edilecekleri hükmünden de anlaşılmaktadır. Bu nedenle, fiilen görev yapmadığı izinli bulunduğu süre içerisinde kendisine harcırah ve aylık ödenmeyen davacı hakkında tesis edilen sözkonusu idari işlemde hukuki isabet bulunduğu açıktır.
Davacı, işleme dayanak olan adı geçen yönetmeliğin 10 ncu maddesi 1 nci fıkrasının iptalini de talep etmekteyse de; 3358 sayılı Kanunun 11 nci maddesinde, bu kanunla 1076 sayılı Kanuna eklenen EK-7 nci madde ile 1111 sayılı Kanuna eklenen EK-4 ncü maddenin uygulanmasıyla ilgili hususların, Milli Savunma Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığınca müştereken çıkarılacak Yönetmelikle düzenleneceği hükmünün belirlenmesi, yasanın bu amir hükmü uyarınca hazırlanan ve 19.12.1987 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan sözkonusu yönetmeliğin iptale konu yapılan 10/1 nci maddesinin 1076 sayılı Kanuna eklenen EK-7 nci madde hükmüne tamamen uygun şekilde düzenlenip, kanuna aykırı herhangi bir hüküm içermemesi karşısında, davacının bu yöndeki iptal istemi yerinde görülmemiştir.
Esasen, davacının dile getirdiği tüm iddiaları, çeşitli kereler diğer davalar münasebetiyle mahkememiz önüne getirilmiş olup; tümü de aynı şekilde redle sonuçlanmıştır. (AYİM. Drl.Krl. 27.12.1990; E. 1990/11, K. 1990/12; AYİM. 1. D. 21.5.1992; E. 1992/23, K. 1992/1006; AYİM. 1. D. 16.1.1996; E. 1995/877, K. 1996/21; AYİM. 1. D. 2.7.1996; E. 1996/10, K. 1996/634 sayılı kararı)
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy