(2709 S. K. m. 157)
Davacı, 23.10.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kur. Kd.Alb.rütbesindeyken 30.8.1993 tarihinde kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrıldığını, emekli aylığı ve kadrosuzluk tazminatı almaktayken 1.5.1995 tarihinden itibaren Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde müşavir olarak çalışmaya başlaması üzerine emekli aylığı ve kadrosuzluk tazminatının kesildiğini, AYİM'nin emsal kararları uyarınca kadrosuzluk tazminatına müstahak olduğunu öğrendiğini ve 18.9.1997 tarihinde davalı idareye yazılı olarak başvurarak, 1.8.1997 tarihinden itibaren kadrosuzluk tazminatının ödenmesini talep ettiğini, 10.10.1997 tarihli işlemle talebinin reddedildiğini, 926 sayılı Kanunun 49/f maddesi uyarınca müstahak olduğu kadrosuzluk tazminatının, emekli aylığı ödenmediği gerekçesiyle ödenmemesi yolundaki işlemin hukuka aykırı olduğunu, 5434 sayılı Kanunun 41 nci maddesinin kapsamına kadrosuzluk tazminatının girmediğini, atandığı kadro görevine başlamakla emekli aylığının kesileceğini öngören kuralların, yasada yer almadığı halde olduğu gibi kadrosuzluk tazminatına yansıtılıp uygulanmasının hukuka uyarlı sayılamayacağını, kadrosuzluk tazminatının emekli aylıklarıyla birlikte ödeneceği yolunda kanunda açık bir hüküm bulunmadığı halde varmış kabul edilerek işlem tesis edilmiş olmasının hukuka uyarlı düşmediğini belirterek iptalini ve 1.8.1997 tarihinden itibaren müstahak olduğu kadrosuzluk tazminatı tutarlarına yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası Genel Sekreterlikçe davalı idarenin talebi nedeniyle süre uzatımı istemiyle Dairemize gönderilmişse de; davanın her aşamasında re'sen gözönüne alınması gereken görev konusunu dikkate alan kurulumuz, davada Dairemizin görevli olmadığı kanaatine ulaştığından, aşağıdaki nedenlerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir:
Anayasa'nın 157 nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş; 20.7.1972 tarih ve 1602 sayılı Kanunun 25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinde de aynı hükme yer verilmiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erlerle sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Görevli yargı yerinin belirlenmesi yönünden, idari işlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığının tesbiti için, işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Genel görevli idari yargı kolu işlevini sürdürürken özel görevli Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kurulması, 1602 sayılı Kanunun gerekçesinde de belirtildiği gibi askeri hizmetin genel idari ölçülere göre farklı yapısı ve askeri hizmete ilişkin işlemlerin bu alanda uzman bir kurulca denetlenmesi ihtiyacından kaynaklanmıştır.
Eğer idari işlemin tesisinde, asker kişinin askeri yeterlilik ve yetenekleri, tutum ve davranışları, askeri geçmişi, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural gerek ve gelenekleri gözönünde tutularak değerlendirilmiş ise, bu idari işlemin askeri nitelikli olduğu kabul edilmelidir. Bu halde işlem askeri olmayan makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte, menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, yargı görevinin genel görevli idari yargıya ait olacağı kuşkusuzdur.
Mahkememizce, yukarıda belirtilen kriterler dikkate alınarak dava konusu Kadrosuzluk tazminatına ilişkin ihtilaf görev alanımız içerisinde kabul edilerek, açılan davalar sonuçlandırılmaktaydı. Ne var ki, benzer bir ihtilafla ilgili mahkememizde açılan bir davada çıkarılan olumlu görev uyuşmazlığı üzerine konuyu inceleyen Uyuşmazlık Mahkemesinin 17.11.1997 tarih ve E. 997/54, K. 997/52 sayılı kararı ile (RG.14.12.1997, S.23200) kadrosuzluk tazminatına ilişkin ihtilafta genel idari yargının görevli olduğu hükme bağlandığından; bu konudaki davanın görev yönünden reddine karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu kadrosuzluk tazminatına ilişkin sorunun AYİM'nin görevi dışında olup, genel idari yargının görev alanı içinde olduğu anlaşılmakla, bu konudaki davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy