(2955 S. K. m. 18, 34, 38)
Davacı vekilleri 5.12.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 1.4.1998 tarihli cevaba cevap layihasında özetle; 1985 yılında GATA Üroloji A.B.D.da uzmanlık öğrenciliğine başlayan müvekkillerinin 1989 yılında uzman, 1990 yılında aynı Ana Bilim Dalında Yardımcı Doçent, 1994 yılında da doçent olduğunu, bu görevini ifa etmekteyken K.K.K.lığının 16.10.1997 tarihli atama emriyle İstanbul Gümüşsuyu Askeri Hastanesi Üroloji uzmanlığına atandırıldığını, davacı hakkındaki atama işleminin 2955 Sayılı Kanunun 34 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayandırıldığını tahmin ettiklerini, GATA Üroloji A.B.D.da askeri ve mesleki kıdemine uygun kadro bulunduğu için, anılan maddede belirtilen kadrosuzluk nedenine dayanılamayacağını, keza teğmenlikten itibaren gerek disiplin amirlerinden gerekse Askeri ve adli yargı organlarından herhangi bir ceza almadığı için, maddede sayılan disiplin durumunun da söz konusu olamayacağını, müvekkilleri hakkındaki atama işleminin bilimsel bakımdan yeterli olmadığı gerekçesine dayandırılmak istendiğini, oysa davacının yayınlanmış 81 eserinin, ulusal ve uluslararası kongrelere sunduğu 67 bildirisinin bulunduğunu, İngiltere, Almanya, Kıbrıs, İtalya, Amerika gibi muhtelif ülkelerde bilimsel faaliyetlerinin olduğunu, ayrıca üroloji dalında dünya çapında saygın yerleri olan Avrupa Ürolojik Onkoloji Ve Endokrinoloji Enstitüsünün Ve Temel Ürolojik Araştırmaları Enstitüsünün ve Amerikan Üroloji birliğinin tam üyesi olduğunu, 1997 yılı içerisinde müvekkillerinin (ilk 10 ayda) 242 ameliyat yapıp 436 hastayı muayene ettiğini, oysa aynı dönemde emsal gösterdiği aynı klinikte görevli öğretim üyelerinin bu sayıların çok altında ameliyata girip hasta muayene ettiklerini, davacının yaptığı ameliyatların önemli bir bölümünün Güneydoğuda ateşli silah yaralanması nedeniyle gelip, çok riskli ama çok iyi ameliyat yapılmaz ise ömür boyu idrarını karnından yapma gibi bir sakatlıkla yaşayacak olan Subay, astsubay, erbaş ve erlere yapılan ameliyatlar olduğunu, ayrıca 1992 yılında GATA K.lığınca davacının TÜBİTAK Bilim Ödülüne aday gösterildiğini, bu bilgi ve verilerin müvekkillerinin mesleki yeterliliği üst düzeyde bir öğretim üyesi olduğunu ortaya koyduğunu dolayısıyla kendisinin bilimsel bakımdan yeterli olmadığı ya da mesleki görevlerini ihmal ettiğinin de söylenemeyeceğini, keza davacının tam bir Atatürkçü olup, hayatının hiçbir döneminde marjinal görüş ve faaliyetlerin yanında yer almadığını, Askeri Lise mezunu olup Atatürkçü çizgide yetiştirildiğini, açıklanan nedenlerle davacının görevinden alınmasını haklı gösterecek nitelik ve nicelikte somut bir olay veya bilgi ve belge bulunmadığından, tesis edilen atama işleminin sebep unsuru yönünden hukuka uygun düşmediğini, ayrıca müvekkillerinin konumu, kariyeri ve yetiştiriliş amacı dikkate alındığında öncelikle eğitim ve öğretim kurumunda istihdamında kamu yararı olduğu halde, haklı hiçbir neden olmaksızın bu amacın dışına çıkılmayı gerektirecek bir şekilde atanmış olmasının, işlemin amaç unsuru yönünden de hukuka aykırı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek; söz konusu atama işleminin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmeyi durdurma istemi Dairemizin 23.12.1997 tarihli kararı ile kabul edilmiş; davalı idarenin bu karara vaki itirazı da 3.3.1998 tarihli kararımızla reddedilmiştir.
Dava dosyası ile ara kararımızla celbedilen davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; GATA Askeri Tıp Fakültesini 11.6.1982 tarihinde bitirerek tıp doktoru unvanını alan ve Tbp. teğmen nasbedilen davacının, GATA K.lığı bünyesinde yaptığı ihtisasını 14.12.1989 tarihinde tamamlayarak üroloji uzmanı unvanını aldığı, akabinde GATA Üroloji Ana Bilim Dalında Yardımcı Doçentlik sınavını kazanarak 12.7.1990 tarihinde Yrd. Doç. kadrosuna atandığı ve öğretim üyesi statüsüne intisap ettiği, 19.10.1994 tarihinde üroloji doçentlik sınavını başararak bu unvanı kazandığı, Genelkurmay Başkanlığının 12.7.1995 tarihli işlemi ile GATA Üroloji Anabilim Dalında Doçentlik kadrosuna atandığı, bu kadro ve statüde iken GATA K.lığının 18.7.1997 tarihli işlemi ile hakkında atama teklifinde bulunulduğu, bu teklifin Gnkur. Bşk.lığının 24.9.1997 tarihli işlemi ile uygun görülmesi üzerine K.K.K.lığının 15.10.1997 tarihli atama emri ile GATA Üroloji A.B.D. Bşk.lığı öğretim üyeliği görevinden alınarak İstanbul 600 Yataklı Gümüşsuyu Askeri Hastanesi Üroloji servisi üroloji uzmanlığına atandığı, bu atama işleminin 23.10.1997 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 17.11.1997 tarihinde yeni görevine katılmasını müteakip, söz konusu işlemin iptali için 5.12.1997 tarihinde AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı İdare savunmasına göre, davacının GATA öğretim üyeliği statüsüne son verilerek İstanbulda Gümüşsuyu Askeri Hastanesine uzman olarak atanması işleminin hukuki sebebi, eğitim ve öğretim faaliyetlerine katkısının bulunmadığı iddiasıdır. Bu iddianın dayanağı olarak da GATA Üroloji Ana Bilim Dalında görevli iki öğretim üyesince imzalanmış olan ve davacının görevinin gerektirdiği bilimsel faaliyetlerde yetersiz olup, öğretim üyesi niteliğinin zayıf olduğuna ilişkin kanaati havi bir değerlendirme yazısı gösterilmektedir. Bu nedenle de 2955 Sayılı GATA Kanununun 18 ve 34, GATA Yönetmeliğinin 33 ve 61 nci maddeleri uyarınca dava konusu atama işleminin tesisinin yasal bir zorunluluk olduğu İdarece öne sürülmektedir.
2955 Sayılı GATA Kanununun 18 nci ve GATA Yönetmeliğinin 33 ncü maddelerinde öğretim üyeleri nin görevleri kapsamlı bir şekilde belirtilmiştir. Belirtilen mevzuat hükümleri ile düzenlenen öğretim üye görevlerinin yerine getirilmesinin murakabesi ise dava konusunda olduğu gibi rastgele iki öğretim üyesinin kanaatini havi bir tutanağa bırakılmamış; bu husus 2955 Sayılı Kanunun 38 ve GATA Yönetmeliğinin 16 ncı maddelerinde Bilimsel Denetim başlığı altında kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Konunun önemi nedeniyle bu konudaki mevzuat hükümlerine kısaca değinilmesinde yarar görülmektedir:
2955 Sayılı GATA Kanununun Bilimsel Denetim başlıklı 38 nci maddesinde öğretim elemanlarının bilimsel yönden denetlenmeleri kuruluş, görev ve işleyişi yönetmelikle tespit edilecek Gülhane Askeri Tıp Akademisi Bilimsel Denetleme Kurulu tarafından, eğitim ve öğretim, bilimsel araştırma, yayın, seminer, klinik ve uygulama faaliyetleri ile diğer hususlar üzerinde yapılır ... denilmektedir. GATA Yönetmeliğinin konuyu düzenleyen 16 ncı maddesinde ise bu kurulun görevi ile organik yapısına ilişkin daha kapsamlı bir düzenleme öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, Bilimsel Denetleme Kurulu; GATA bünyesindeki kuruluşların eğitim - öğretim, bilimsel araştırma, yayım, seminer, klinik ve uygulama faaliyetlerini bilimsel yönden denetler. Bilimsel Denetleme Kurulu, GATA Komutanı tarafından Profesörlükte en az iki yılını doldurmuş olan GATA Profesörleri arasından gösterilecek 10 aday arasından Akademi Kurulunca seçilen 5 asil, 5 yedek üyeden oluşur ... GATA Bilimsel Denetleme Kurulu üyelerinin görev süresi iki yıldır. Bu sürenin bitiminde, bu yönetmelikteki esaslar uyarınca yeniden bilimsel denetleme kurulu seçilir ... Kurul tarafından düzenlenen denetleme raporları GATA Komutanınca ilgili birime havale edilir. Bu birimler, raporlarda belirtilen eksikliklerin her birinin giderilmesini sağlar ve sonucu komutanlığa bildirir ...
Görüldüğü üzere, mevzuat hükümleri bir GATA Öğretim üyesinin bilimsel denetimi konusunda kapsamlı ve ayrıntılı bir düzenleme getirmiş olup; dava konusunda davacı yönünden bu lazımeye hiç riayet edilmediği açıkça ortadadır.
Öte yandan, dosyada mevcut belgelerden, davacının yayınlanmış 81 adet bilimsel eserinin bulunduğu, Ulusal ve uluslararası kongrelere 67 adet bildiri sunduğu, 30.1.1992 tarihinde GATA Komutanlığınca TÜBİTAK 1992 yılı Bilim Ödülüne aday gösterildiği, İngiltere, Almanya, Kıbrıs, İtalya, Amerika gibi ülkelerde mesleki eğitim, bilimsel kongre gibi etkinliklere iştirak ettiği, Avrupa Ürolojik Onkoloji Ve Endokrinoloji Enstitüsü, Temel Ürolojik Araştırmaları Enstitüsü, Amerikan Üroloji Birliği gibi Uluslararası Mesleki Teşekküllere üye olduğu anlaşılmakla; bilimsel bir yetkinliği taşıdığında kuşku bulunmamaktadır.
Dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde, bir öğretim üyesi olarak davacının görevli bulunduğu GATA Üroloji Ana Bilim Dalında Hasta Muayenesi ve girdiği ameliyatlara ilişkin istatistiki bilgiler verilerek, davacının bu konuda da üstün performans gösterdiğinin ileri sürülmesi nedeniyle; 9.6.1998 tarihli ara kararımızla davacının sicil ve özlük dosyalarıyla birlikte, İdarenin savunma beyanlarını doğrulayacak bir bilgi ve belge varsa gönderilmesi, ayrıca davacının üroloji Ana Bilim Dalında girdiği dersler, katıldığı ameliyatlar, hasta vizite ve muayeneleri konusunda klinikte görevli diğer öğretim üyeleriyle mukayeseli istatistiki çizelgenin gönderilmesi istenmiş; ancak davalı İdarece özlük ve sicil dosyaları dışında başkaca bilgi ve belge gönderilmediğinden, davacının bu konudaki iddialarının doğru olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Buna göre de, 1997 yılı içinde girdiği 242 ameliyat ve 436 hasta muayenesiyle, davacının GATA Üroloji Ana Bilim Dalında görevli diğer öğretim üyelerine nazaran çok fazla tıbbi faaliyette bulunduğu, dolayısıyla bu yönden de bilimsel bir nakisesinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davacının eğitim ve öğretim faaliyetlerine katkısının bulunmadığı şeklindeki davalı İdare savunmasının hukukilikten uzak olduğu açıktır.
Savunmada davacının atama işlemine dayanak olarak gösterilen diğer bir yasal norm 2955 Sayılı Kanunun 34 ncü (GATA Yönetmeliğinin 61 nci) maddesidir. Anılan yasa hükmüne göre, GATAda görevli bir öğretim elemanının, görev ve unvanına bakılmaksızın Genel Kurmay Başkanlığınca GATAdaki başka bir göreve veya diğer bir eğitim hastanesine, diğer bir askeri hastaneye, GATA dışındaki kıta ve kurumlara atanabilmesinin başlıca koşulları kıdem, kadro, kadrosuzluk, disiplin ve diğer askeri ihtiyaçlar hallerinin gerçekleşebilmesine bağlıdır.
Dava konusu bakımından, maddede sayılan kıdem, kadro ve kadrosuzluk hallerinin söz konusu olmadığı açıktır. Davacının incelenen özlük ve sicil dosyalarından, pekiyi düzeyde bir sicil safahatının bulunduğu, GATA öğretim üyeliği (Yrd. Doçent ve Doçent) görevini ifa ederken Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı, Cerrahi Tıp Bilimleri Başkanı, GATA Komutanı gibi sıralı sicil üstlerince yetenekli, çalışkan, disiplinli, mesleğinde çok yeterli, görevini çok iyi yapan, liderlik vasfını haiz, sosyal tutum ve temsil yeteneği bulunan bir subay olduğunun belirtildiği, meslek hayatı boyunca herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, herhangi bir adli işleme muhatap olmadığı, muhtelif yazılı takdirlerinin mevcut bulunduğu görüldüğünden ortada herhangi bir disiplin nedeninden de söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Bu durumda geriye diğer askeri ihtiyaçlar hali kalmaktadır. Yine incelenen özlük dosyasından, davacının herhangi bir istihbarat kaydının, sakıncalı / şüpheli durumunun bulunmadığı, Yrd. Doçentlik Ve Doçentlik değerlendirmelerine esas Nitelik Belgelerinde Atatürkçü bir subay olup, illegal ideolojik bir yönünün bulunmadığının belirtildiği, keza yurtdışı mesleki faaliyetleri ve temaslarına esas nitelik belgelerinde sıralı sicil üstlerince çok iyi temsil not ve kanaatinin belirtilip, eşinin yurt dışı temsil yeteneğinin de çok iyi olduğunun ifade edildiği görüldüğünden; diğer askeri ihtiyaçlar nedenine de dayanılamayacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, davalı idarenin tesis ettiği atama işleminin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden hiçbirisine uymadığı, salt GATA Komutanlığınca yapılan ve yasal gerekçe ve dayanaktan yoksun atama teklifinin değerlendirilmesi aşamasında dahi idarenin bir birimince bu hukuka aykırılığın saptandığı ve davacının atandırılması halinde açılacak bir davanın idare aleyhine sonuçlanabileceği tespitinin yapılmasına rağmen sonuç işlemin (atamanın) tesis edildiği, dolayısıyla işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden açıkça hukuka aykırı düştüğü görülmektedir. Disiplin, Diğer askeri ihtiyaçlar gibi hallerin tespiti konusunda davalı idarenin haiz olduğu takdir yetkisinin kamu yararı, hizmet gerekleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esaslarına uygun şekilde ve objektif olarak hukuka uygun biçimde kullanılması esas olup; sebep unsurundaki bu takdir yetkisinin kullanımı, idarenin ya belirsiz kavramları belirli hale getirmesiyle ya da hiç gösterilmemiş olan sebebi ortaya koymasıyla ve bu yapılırken de somut olaylara dayanması suretiyle olacaktır. Ayrıca İdarenin gerekçe olarak gösterdiği maddi olayların gerçek olması gerektiği kuşkusuzdur. Gerçek olmayan maddi olayların gerekçe olarak gösterilmesi veya olayların nitelendirilmesinin yanlış yapılması hallerinde, takdir yetkisinin hukuka aykırı şekilde kullanılmış olacağı tartışmasızdır.
Davalı İdarece tesis edilen atama işleminde dayanak alınan 2955 Sayılı GATA Kanununun 34 ncü maddesinde sayılan atama nedenleri arasında bilimsel yeterliliği bulunmamak hali yer almadığı gibi, bilakis davacının bu yeterliliği ziyadesiyle haiz olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bunun yanı sıra, anılan yasa maddesinde belirtilen diğer hiçbir nedenin de gerçekleşmediği yukarıda kapsamlı olarak açıklandığından, bu durumda yasal dayanağı olmayan salt bir takdir hakkı kullanımı söz konusu olmaktadır. GATA Bilimsel Denetleme Kurulunun Yetkisinde olan bir konuda iki GATA Öğretim üyesince düzenlenen ve maddi gerçeği yansıtmaktan tamamen uzak bir tutanak esas alınarak tesis edilen atama işleminde; gerçek olmayan maddi olayların gerekçe gösterilmesi ve aynı zamanda yanlış nitelendirmeyle sonuca gidilmesi nedeniyle İdarece takdir yetkisinin hukuka aykırı şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, tüm kapasitesiyle GATA Kanunu ve Yönetmeliğinin öngördüğü görevleri ifa etme çabası içinde olan davacının, somut ve hukuken itibar edilebilir hiçbir nedene dayanılmaksızın doçent öğretim üyeliği statüsüne son verilerek, bir askeri hastane üroloji uzmanlığı görevine atanması işleminde kamu yararı olduğu da söylenemeyeceğinden; işlemin maksat unsuru bakımından da hukuka aykırı olduğu görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının GATA Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim üyeliği görevinden alınarak, Gümüşsuyu Askeri Hastanesi Üroloji uzmanlığına atanması işlemi sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı görülmekle İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy