(926 S. K. m. 35) (5434 S. K. m. 12, 15, 30)
Davacı, 21.1.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 22.9.1980 tarihinde Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisini bitirdiğini, 7 Kasım 1980 tarihinde Deniz Kuvvetlerine muvazzaf subay olmak için başvurduğunu, bu başvurunun 30 Kasım 1980 tarihinde kabul edildiğini ve nasbinin 30 Ağustos 1980 tarihine götürüldüğünü, ilk atamasının Deniz Astsb. Hazırlama Okul Komutanlığı Beylerbeyi - İstanbul'a yapıldığını, fiilen 14.1.1982 tarihinde göreve başladığını, 4 Ekim 1996'da yaptığı başvurusu ile; göreve başladığı 14.1.1982 ile nasbinin götürüldüğü 30.08.1980 tarihi esas yaptığı başvurusu ile; göreve başladığı 14.1.1982 ile nasbinin götürüldüğü 30.08.1980 tarihi esas alınmak üzere geri borçlanma isteğinde bulunduğunu fakat bu isteğin Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca kabul edilmemiş olduğundan, bu idari işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum savunmasında, 926 Sayılı Personel Kanununun 35/d maddesini ve 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 15/e maddesini dayanak göstererek fakülte ve yüksek okulları kendi nam ve hesabına bitirenlerden Silahlı Kuvvetlerde branşlarıyla ilgili muvazzaf subaylığa geçenlerin nasıp tarihleri ile fiilen işe başlama tarihleri arasındaki sürelerin borçlandırılmasına ilişkin bir hükme rastlanılmadığını belirtmiş olup, işlemin hukuka aykırı bir yönü olmadığını iddia etmiştir.
Gerçekten de, 926 sayılı Personel Kanununun 35/d maddesi incelendiğinde böyle bir hükme rastlanılmamakta ve son fıkrasında da Nasıp düzeltilmesinden ötürü maaş, maaş farkı ödenmez ve diğer özlük haklar verilmez ifadesi vardır. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 15 nci maddesinin e fıkrası son paragrafında da Teğmen nasbedildiği tarihle, fiilen çalışmaya başladığı tarih arasındaki zaman için, geri borçlanılmaya ilişkin bir hüküm bulunmamakla, sadece yüksek öğrenim süresinin fiili hizmetten sayılması nedeniyle doğacak borçlanmadan bahsetmektedir, fakat davacının böyle bir istemi bulunmamaktadır.
5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 30 ncu maddesi; iştirakçilere adı geçen kanunun 13 maddesi ile tanınan haklar durumlarına göre 14 ncü maddenin (a) veya (b) fıkralar gereğince ilk anılan keseneklerin ilgili bulunduğu aybaşından başladığı belirtilmektedir.
Aynı kanununun 14 ncü maddesi b fıkrası Emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye ilk defa girenlerin veya önceden emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunmadan çalışmakta olduğu vazifesi emekliliğe tabi hale getirilenlerin emekliliğe esas ilk tam aylık veya ücretlerinden kesilecek... denmektedir.
Dava dosyası incelendiğinde, davacının daha önce 5434 sayılı kanunun 12/2 nci maddesinde yazılı kurumlardan birinde çalışıp, çalışmadığı anlaşılmamaktadır. Dolayısıyla 14.1.1982 tarihinde fiilen göreve başladığında ilk keseneği gerçekleşmiştir.
Ayrıca yine dava dosyası içeriğindeki kararnamede Teğmenlik nasbinin 30.08.1980 itibar olduğu yazılı olup, kararname 29.12.1981 tarihlidir. Davacı, kararname çıktığı tarihten 16 gün sonra fiilen göreve başlamıştır. Bu süre içinde yani 30.08.1980 ile 14.1.1982 tarihleri arasında fiilen çalışmamıştır. Dava konusu istemini gerçekleştirebilecek özel bir kanun ve hüküm de bulunmadığından istemin hukuken haklı görülebilecek bir yönü olmadığı kanısına varılmıştır.
Netice olarak, yukarıda açıklandığı üzere, Emekli Sandığına geri borçlanma isteğinin kabul edilmemesinin iptali istemiyle açılan ve yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy