(1602 S. K. m. 64)
Davacı tarafından verilen ve 04 Şubat 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; Denizli, Çal İlçesi, Doğal Köyünden, Ayvazoğullarından Ahmet Oğlu 1310 doğumlu Emin'in oğlu olduğunu, babasının seferberlik yıllarında askere alındığını, silah altında iken vefat ettiğini, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne yetim aylığı bağlanması konusunda yaptığı başvurusunun reddi üzerine AYİM Başkanlığına dava açtığını, söz konusu davanın AYIM 1 nci Daire Başkanlığının 11 Ekim 1994 tarih ve Esas No: 1994/991, Karar No: 1994/1102 ile, babasının silah altında öldüğünü gösteren künyesinde tam açıklama olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, müteakiben M.S.B. Arşiv Müdürlüğünden temin ettiği belge ile yeniden Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne müracaat ettiğini, başvurusunun yine reddedilmesi üzerine AYİM'e,
Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tesis edilen işlemin iptali için bu davayı açtığını belirtmekte ve Davalı Kurumca tesis edilen işlemin iptalini talep ve dava etmektedir.
Dava ve tahsis dosyasının incelenmesi sonucunda; davacının, Çanakkale Savaşında şehit olduğunu iddia ettiği babasından dolayı şehit yetim aylığı bağlanması için 20.3.1989 tarihinde T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne müracaat ettiği söz konusu istemin 6.1.1994 tarih ve 82 sayılı karar ile reddedildiği, Davalı Kurumca isteğin reddini müteakip davacının AYİM'de dava açtığı, söz konusu davanın 11 Ekim 1994 tarih 1994/991 Esas ve 1994/1102 Karar numaralı kararıyla, davacının babasının askerde silah altında iken öldüğü belgelenemediği gerekçesiyle reddedildiği, davacının M.S.B. Arşiv Müdürlüğünden babasının silah altında iken vefatını tevsik eden belgeyi temini müteakip, yetim aylığı bağlanması konusunda 24.11.1996 tarihinde Davalı Kuruma bir defa daha müracaat ettiği, söz konusu müracaatının 20.01.1997 tarihli yazıyla reddi üzerine 30.01.1997 tarihinde Denizli Vergi Mahkemesi kanalıyla AYİM'de iş bu davayı açtığı tespit edilmiştir.
Davalı Kurum savunma yazısında; söz konusu davanın, öncelikle usul yönünden yani kesin hüküm ilkesi nedeniyle, reddi gerektiğini ileri sürmekte ise de; söz konusu işlem bir Karar Düzeltme olmayıp, 1602 Sayılı Yasanın 64 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. Yasanın 64 ncü maddesi; Daireler ve Daireler Kurulunda verilen kararlar hakkında aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın iadesi istenebilir hükmünü amirdir. Bu sebeplerden biride; Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, olarak gösterilmektedir. Söz konusu bu davada; davacı davanın seyrini değiştirebilecek belgeyi AYİM'in 11 Ekim 1994 tarihli kararından sonra, M.S.B. Arşiv Müdürlüğünün 17 Temmuz 1996 tarihli yazısı ekinde temin edebilmiştir. Babasının şehitliğini tevsik eden bu belge mevcut olmasına rağmen davacının elinde olmayan sebeplerle, AYİM'in kararından sonda temin edilebilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce 20.01.1997 tarihinde tesis edilen red işlemine karşı davacının 04 Şubat 1997 tarihinde işlemin iptali için AYİM'e yaptığı müracaatı Karar Düzeltme olmayıp Yargılamanın Yenilenmesi olarak kabul edilmiştir.
Davalı Kurumun diğer bir itiraz konusu ise; baba oğul ilişkisinin belgelenememesi üzerinde odaklanmaktadır. Davalı Kurum, davacının 16 Kanunisani 1333 tarihinde 3 numaralı Menzil Hastanesinde ölen Emin'in oğlu olduğunu belgeleyemediğini ileri sürmekte ise de, Baklan İlçe Nüfus Müdürlüğünce 02.01.1991 tarihinde temin edilen nüfus kayıt örneğinde davacı Mehmet Sert'in kimlik bilgileri verildikten sonra Baba Adı: Emin olarak gösterilmekte ve not bölümünde; Mustafa Sert 1926 tahrir yılı yazımında bu haneye tek başına kaydedilmiş olup, Babası ve Annesi kayıtlı değildir. denilmektedir. Ayrıca dikkat edildiğinde, Nüfus kayıt örneğindeki bilgiler (İli, İlçesi, Köyü ve baba adı) ile askerlik künye kaydındaki bilgilerin birbirini tuttuğu da görülmektedir. Diğer taraftan, davacının babası ile aynı kayda geçmemesinin de sorumlusu yine idaredir. Çünkü 1926 tahrir yazımında davacının o tarihte ölü bulunan anne ve babası kayda geçmemiştir. İdarenin kusurundan doğan menfi sonuçlara davacının katlanmasını beklemek de hakkaniyet kurallarına uygun düşmemektedir. Bu nedenle, aksi ispat edilinceye kadar davacı Mehmet Sert, 16 Kanunisani 1333 tarihinde 3 numaralı Menzil Hastanesinde vefat eden Emin'in oğlu olduğu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak; yukarıda açıklanan nedenlerle, yargılamanın yenilenmesi işleminin kabulü ile Davalı Kurumca hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy