(926 S. K. m. 50) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 99)
Davacı, 18 Kasım 1996 tarihli dava dilekçesinde özetle; 12 Ocak 1996 tarihinde 1/6 ncı P.Tug.K.lığı Seslice/Şırnak'ta Müh.Deş.Bl.K. olarak göreve başladığını, bu güne kadar cezayı gerektirecek herhangi bir davranışının olmadığını, ancak özel bir sebepten dolayı 21 Nisan 1996 tarihinde Emre itaatsizlikte ısrar suçu işlediğini, hakkında suç dosyası hazırlandığını ve Askeri Mahkemeye intikal ettirildiğini, şu anda mahkemesinin devam ettiğini, ancak aynı suçu tekrar kullanarak TbK. ve Tuğ. K. kendisi hakkında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir raporu düzenleyerek şahsi dosyasıyla birlikte Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gönderildiğini, Sb.Astb. sicillerinin her yıl 02 Mayıs tarihli itibarı ile düzenlediğini ve Kuvvet Komutanlığı'na gönderildiğini, 02 Mayıs 1996 tarihinde sicilinin normal olarak düzenlendiğini, ancak 3 veya 4 gün sonra tekrardan usulsüz olarak hakkında bir sicil daha düzenlenip yukarıda arz ettiği raporla ve şahsi dosyasıyla birlikte K.K.Komutanlığına gönderildiğini, Sb. ve Astsb. Sicil Yönetmeliği Mad.: 99'a göre Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı kuvvetlerde kalmaları son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemleri yapılır.
a. Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması.
b. Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzeltmemesi.
c. Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara, borçlanmaya düşkün olması.
d. Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması.
e. Tutum ve davranışları ile yasa dışı görüşleri benimsedikleri anlaşılanlar Sb. ve Astsb. Sicil Yönetmeliklerinde, disiplinsizlikten ayırma sicilinin düzenlenebilmesi için İkaz veya cezalara rağmen ıslah olmama halinin bulunması gerektiğini, disiplinsizliğin son rütbeye ait bir veya birkaç belge ile ispat edilmesi gerektiğini bu belgelerin mahkeme kararı, disiplin ceza kararı ve resmi makamlardan alınan yazılar olabileceğini, belgesiz sadece kanaate dayanılarak sicil düzenlenmemesi gerektiğini, hakkında sicil düzenleyen amirlerinin objektif hareket etmediğini belirterek tanzim edilen T.S.K.lerinden ayırma sicilinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare ve savcılık, davanın Usul Yönünden reddini istemişler ise de, davacı hakkında düzenlenen 2.5.1996 tarihli sicilin, sıralı sicil üstlerince başlatılarak prosedürüne uygun olarak devam ettirilen T.S.K.lerinden ayırma sicili olması; bu sicilin resen ayırma işleminden ayrık tutulamayacağı, iç içe girmiş, biri diğerinin tamamlayıcısı ve birbirlerinin ayrılamaz rüknü olduğundan, esasen yenileme dilekçesinin verildiği 18.11.1996 tarihinden sonra 6.12.1996 tarihinde ayırma işlemi tesis edildiğine göre; davanın konusuz kaldığı, menfaat ilişkisinin kesildiği gibi nedenlerle Usul yönünden davanın reddi gerektiği savunma ve düşüncelere katılınmayarak davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci Maddesinin (c) Fıkrasında, disiplinsizlik veya ahlaki durumları nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen subayların, hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkındaki sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanzim edileceği, nerelere gönderileceği, inceleme ve sonuçlandırma ile gerekli diğer işlemlerin nasıl ve kimler tarafından yapılacağının Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterileceği öngörülmektedir.
926 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak çıkarılmış olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma başlığını taşıyan 99 ncu Maddesinde de;
a. Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması,
b. Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,
c. Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara, borçlanmaya düşkün olması,
d. Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması,
e. Tutum ve davranışları ile yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı an(asılanların son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile kanıtlanması halinde disiplinsizlik ve ahlaki nedenlerle emekliye sevk edilecekleri öngörülmektedir.
Aynı Yönetmeliğin 100 ncü Maddesinin (a) Fıkrası da; Ayırma işleminin sıralı sicil üstlerince başlatılması: Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesinin düzenlenmesinde süre sözkonusu değildir, her zaman düzenlenebilir. Niteliklere not verilmez. Sicil üstleri Sicil belgelerinin 6 ncı bölümündeki kendilerine ait olan kanaat hanelerine 99 ncu maddedeki disiplinsizlik ve ahlaki durumlardan hangisine göre kesin kanaate vardıklarını belirttikten sonra. (Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir.) kanaatini yazarak imzalar ve gerekli belgeleri ekleyerek bekletmeden sıralı sicil üstlerinin tümünün kanaatlerinin yazılmasını sağladıktan sonra Kuvvet Personel Başkanlarına Jandarma subaylarının sicillerini Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığına, general amiral sicillerini Genelkurmay Başkanlığına gönderirler. Kuvvet Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığına gelen bu siciller, ilgili şubelerce karargahta bulunan dosya ve diğer belgelerle karşılaştırılarak incelenir ve bunlar Kuvvet Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı Karargahında; Kurmay Başkanının başkanlığında; Personel, İstihbarat, Harekat Başkanları, Personel ve Tayin Dairesi Başkanları ve/veya Şube Müdürleri ile Kıdem, Yönetim Şube ve Adli Müşavir veya Hukuk İşleri Müdürlerinden oluşan komisyona sevk edilir. Bu komisyon tarafından, düzenlenen sicil kanun ve yönetmeliklere uygunluğu, ekli belgelerin yeterliliği ve geçerliliği yönünden incelendikten sonra bir değerlendirme yapılır. Gerekirse sicil üstlerinin şifahi veya yazılı görüşleri alınır veya bilgi, belge isteğinde bulunulabilir. Komisyon yapmış olduğu inceleme ve değerlendirme sonucunda almış olduğu kararı bir tutanak ile Kuvvet Komutanı veya Jandarma Genel Komutanının onayına sunar. Alınacak onaya göre işlem yapılır. Kuvvet Komutanı tarafından emekliliği uygun görülmeyenlerin, sicilleri mazbata edilerek şahsi dosyalarına konur ve bunların görev yerleri değiştirilir. Emekliliği Kuvvet komutanı veya Jandarma Genel komutanı tarafından onaylanan personelin dosyaları Genelkurmay Başkanlığına gönderilir. Genelkurmay Başkanlığına gelen bu emeklilik işlemleri Personel Başkanlığınca Adli Müşavirlikle koordine edilerek Yüksek Askeri Şura kararına sunulup sunulmaması, yönünden incelenerek Genelkurmay Başkanının tasvibine sunulur. Genelkurmay Başkanı tarafından durumları Yüksek Askeri Şura'da görüşülmesi gerekli görülenlerin hakkındaki istemler ilk Yüksek Askeri Şura toplantısında gündeme alınarak hakkında kesin karara varılır ve işlemleri tamamlanır. Genelkurmay Başkanının, durumlarını Yüksek Askeri Şura'da görüşülmesine gerek göstermediği subayların dosyaları, Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığına iade edilir. Bu gibi subaylar hakkında işlem, Kuvvet Komutanı veya Jandarma Genel Komutanının daha önce verdiği karara göre uygulanır... hükmü yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden de açıkça anlaşıldığı üzere, Kuvvet Personel Başkanlıklarına intikal eden ayırma sicillerinin, ilgili şubelerce karargahla bulunan dosya ve diğer belgelerle karşılaştırılarak incelenmesi sonucu disiplin bozucu hareketlerde bulunan ve ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmayan hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini düzeltmeyen, aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara, borçlanmaya düşkün olan subayların Kuvvet Komutanlıklarında, Yönetmeliğin 100 ncü Maddesinin (a) fıkrasında belirtilen komisyona sevk edilmeleri gerekmektedir. Yönetmeliğe göre, bu komisyonca yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu alınan karar bir tutanak ile Kuvvet Komutanının onayına sunulmakta ve Kuvvet Komutanının emekli edilmesini uygun bulduğu personelin dosyası Genelkurmay Başkanlığına gönderilmekle ve Genelkurmay Başkanının durumlarının Yüksek Askeri Şurada görüşülmesine gerek görmediği subayların dosyaları Kuvvet Komutanlığına iade olunarak Kuvvet Komutanının daha önce verdiği emeklilik kararı gereğince disiplinsizlikten emekliye sevk edilmektedirler.
Davacı hakkında sıralı sicil üstleri tarafından disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması ve hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi nedenleriyle Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir. kanaatini taşıyan sicil belgesi düzenlenmiştir. Bunun üzerine Yönetmelikte yer alan ve yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen prosedüre göre, Yönetmeliğin 100 ncü Maddesinin (a) fıkrası gereğince toplanan kurulca, durumu incelenmiş, Kurulun verdiği karar Kuvvet Komutanı tarafından onaylandıktan sonra Genelkurmay Başkanlığına gönderilmiş ve Genelkurmay Başkanı tarafından davacının Yüksek Askeri Şuraya şevkine gerek görülmediğinden, daha evvel Kuvvet Komutanlığınca verilen karar doğrultusunda disiplinsizlikten emekliye sevk işlemi yapılmıştır.
Davacının özlük ve sicil dosyaları ile idarece mahkememize gönderilen gizli, gizlilik dereceli belgeler ve dosya muhteviyatından: Davacının muhtelif tarihlerde, muhtelif sicil amirlerinden disiplinsizlikleri nedeniyle uyarı ve cezalar aldığı bu bağlamda 10.3.1992 ve 17.4.1992 tarihinde hakkında ikaz yazısı yazıldığı, keza; 3.3.1993 tarihinde disiplin konusunda uyarıldığı, yine 13.8.1993 tarihinde kendisine disiplin konusunda açılan kamu davasından beraat ettiği, yine 27.7.1994 tarihli görevi ihmal suçu nedeniyle hakkında 15.11.1995 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı;
Özellikle 21.4.1996 gecesi saat 02.00'de P.K.K. teröristlerine karşı yapılacak olunan operasyona katılması hususu kendisine 20.4.1996 tarihinde bildirilmiş olmasına rağmen; Silahlı Kuvvetlerinin geleneksel disiplin anlayış ve teamülüne; Askeri hukuk kurallarına aykırı surette bu kritik ve hassas görevi red ettiği, kendisini eyleminden vazgeçmesi konusunda tabur komutanınca yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığı, operasyona katılmamak için ileri sürdüğü mazeretlerin askeri kural ve usullere uymadığı, bu olay nedeniyle hakkında komutanlıkça düzenlenen vakka kanaat raporunda olumsuz kanaat ve düşüncelerin belirtildiği, keza sıralı sicil üstlerince T.S.K.lerinden ayrılmaması için tanzim edilen sicilde 3 sicil amirinin de olumsuz kanaat belirttiği;
Davacı hakkında bu olay nedeniyle 17.9.1996 tarihli iddianame ile emre itaatsizlik ve ısrar suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı;
Anılan kamu davasına ait suç dosyası mahkememizce verilen bir ara kararı ile getirtilip yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda da;
Davacının bizzat kendi ifadesinde olayı kabul ettiği; esasen olay nedeniyle davacının alınan ilk savunmasında da suçunu kabul ediyorum dediği;
Yine davacının mahkemede vermiş bulunduğu ifadesinde, tugay komutanının kendisine operasyona katılması halinde hakkında bir işlem yapmayacağını bildirdiği halde; operasyona katılmama yönündeki ısrarlı ve inatçı tutumuna devam ettiği,
Olay nedeniyle çadır hapsinde iken tugay komutanının kendisiyle bizzat yüz yüze yaptığı görüşmede operasyona katılmama eyleminden vazgeçmesi halinde kendisine 14 gün gibi az bir ceza vererekten olayın sonuçlandırılması teklifini dahi red ettiğini yine mahkemedeki ifadesinde bizzat kendisinin beyan etmiş oluşu gibi durumlar ile olguyu teyid eden sair bilgi ve belgelerden; davacının ülkemizin ve ordumuzun en duyarlılık gösterdiği bir hususta PKK teröristlerine karşı düzenlenecek bir operasyona sübjektif bazı nedenler ile katılmamak suretiyle konunun ciddiyet ve hassasiyetine aykırı surette davranmış olması ağır ve ciddi bir disiplin ihlali olarak değerlendirilmiş olup; idarece, önceki uyarı ve ikazlara rağmen tutum ve davranışlarını düzeltmeyen davacı hakkında yukarıda belirtilen mevzuata uyarlı olarak ve usulüne uygun tesis edilen T.S.K.lerinden ayırma sicilinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı vicdanı kanaat ve kararına varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden davacı hakkında tesis edilin T.S.K.lerinden ayırma sicilinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından işlemin iptali yönündeki davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy