(926 S. K. m. 137, 147, 148)
Davacı, 19 Kasım 1996 tarihli karar düzeltme dilekçesinde; 243 Dönem tabip sınıfı yedek subay olarak Tunceli 41.P.Tug. I. Kom. Tb. Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 1.3.1996 tarihinde teğmenliğe nasbedilen ve bu husus kendisine 10.3.1996 tarihinde tebliğ edilen davacının bu tarihten itibaren terhis tarihi olan 31.7.1997 tarihine kadar olan aylıklarının teğmen aylığı olarak ödenmesi gerekirken asteğmen aylığı olarak ödenmesi nedeniyle noksan ödenen aylıkları tutarının yasal faiziyle birlikte hükmen ödenmesi istemiyle açtığı davanın süre yönünden reddine ilişkin AYİM 1.D. 17.9.1996 gün ve E. 996/588. K. 997/806 sayılı kararın düzeltilmesi isteminde bulunduğu görülmektedir.
15.3.1996 tarihinde ilk olarak teğmen aylığı ödenmesi gereken davacıya asteğmen aylığı ödenmiş uygulamada yapıldığı gibi sonradan ek bordro ile ödeneceğini düşünerek bekleyen davacıya 5.4.1996 aylığında bu şekilde ödenince, davacı, 28.4.1996 tarihinde ihtiyari başvuruda bulunmuştur. Teğmenlik statüsünün kazanılması konusunda bir uyuşmazlık olmadığına göre bu statünün zorunlu sonucu olan aylıklarda her ay yapılan ve herhangi bir sebebi olmayan kesinti her ay tesis edilen ayrı işlemler olduğundan her ay yapılan noksan ödeme için de dava süresinin başlangıcı ayrı ayrı başlamaktadır. Bu durumda davacının 15.4.1996 aylığı için dava süresinin, bu tarihte başladığı kabul edildiğinde ihtiyarı başvuru tarihine kadar (28.4.1996) 13 günlük dava süresi işlemiştir. 28.4.1996 tarihinden itibaren 60 günlük cevapsız geçirilen 60 günlük sürenin sonunda 47 günlük dava süresi olduğu dikkate alındığında adli tatille birlikte 12 Eylül 1996 ya kadar dava süresi uzamaktadır. Davacı bu tarihten çok önce davasını açmış olduğundan Nisan ve sonraki aylıkları ile ilgili davalar süresindedir.
Esasen dava süresi öğretide ve uygulamada kabul edildiği üzere zararı ve sebebini öğrenme tarihinden başlayacağından yanlışlıkla bir noksan ödeme yapıldığını şifahen öğrenen davacının bu öğrenme tarihi olan 28.4.1996 tarihinden sonra dava süresi başlayacağı itibariyle Mart aylığı ile ilgili davasında süresindedir.
İdarenin hiçbir sebep yokken keyfi olarak bir memurun aylığını noksan ödemesi çok ağır biçimde hukuki sakatlıktır. Yokluğa yakın olan bu sakatlık tam kanunsuzluk niteliğindedir. Ve bu durumda yoklukta olduğu gibi dava süresinin 60 günle sınırlı olmayıp herkes tarafından her zaman dava açılabileceği öğretide savunulmaktadır. (... Ağır sakatlık hallerinde tasarruf mevcuttur. Fakat çok ağır noksanlıklar ve kusurlara malûl, derin ve esaslı tarzda sakattır. Bu hal yokluğa yakın olmakla beraber, tasarrufun hukuk dünyasında doğmuş olması; hukuki varlığını iktisap etmiş bulunması itibariyle yokluktan farklıdır. Ancak bu halde de herkes her zaman tasarruf iptalini isteyebilir. Sıddık Sami Onar İdare Hukukunun Umumi Esasları, 1996, Cilt: 1 Sh.331-335)
İzah edilen nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile AYİM 1 nci Dairesinin 17.9.1996 gün ve E. 1996/588 ve 1997/806 sayılı kararın kaldırılmasına: dava dosyasına ithal olunan belgelerden 20.8.1996 tarihli tutanak, K.K.K.nın 28.2.1997 tarihli yazısı; 4 ncü Komando Tugay Komutanlığının 21.3.1997 tarihli yazıları ile dava konusu isteme ait hesaplanan meblağın davacının vekil bıraktığı kişiye ödendiği, bu kişinin de anılan meblağı davacının Türkiye İş Bankasındaki hesabına yatırdığı ve bunun dekontunun da dava dosyasında bulunması nedenleri ile; her ne kadar davalı idarece karar düzeltme isteminin reddi talep edilmiş ise de; bu istemden önce başlatılan işlemlerin istemden sonra tekemmül ettirildiği ve dava konusu işlemde uyuşmazlığa konu meblağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu anlaşılmakla davalının bu kabul iradesi nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalının kabulü nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy