(Subay Sicil Yönetmeliği m. 14, 25)
Davacı, 25.3.1997 tarihinde AYİM. kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Kara Harp Okulundan sonra G.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü, ODTÜ Bilgisayar bölümündeki OBİ Subay temel kursunu bitirdiğini, yaklaşık 20 adet takdirinin bulunduğunu, hiç cezası olmadığını, yurt dışı daimi görev seçimlerine aday olduğunu, tam seçimlerin yapılacağı dönemde hiç bir gerekçe gösterilmeden 5.12.1996 tarihinde göreve başladığı S.Or. MEBS. Bşk.OBİ ve Yazılım Ş.Prog.Sb.V. görevinden alınarak 3.Or.Hrk.Bsk.Top.Sb.de Uçs. subayı olarak görevlendirildiğini, bu durumun yurtdışı daimi göreve seçilmesini engellemek için birinin yaptığı komplo sonucu Kars'taki 1. ve 2. sicil üstlerinin 1996 yılı sicili ile ayrılış siciline yazdıkları kanaatten kaynaklandığı kanaatinde olduğunu belirterek, hakkında düzenlenen 1996 yılı sicil not ve kanaatler ile 1996 yılında tanzim edilen ayrılış sicil ve kanaatlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve dosyada mevcut belgeler ile davacının özlük ve sicil dosyaları incelendiğinde, davacının, genellikle tama yakın pekiyi derecede siciller aldığı ve hakkında olumlu kanaatler belirtildiği meslek safahatı içerisinde 6.2.1995 tarihinde Tb. K.nı tarafından verilen 7 gün Göz Hapsi cezası dışında hiçbir uyarı ve cezasının bulunmadığı, tüm meslek safahatı içerisinde değişik üst ve amirleri tarafından 15 civarında takdir ve ödül verildiği, iptali istenen 1996 yılında 2.5.1996 tarihi itibariyle 1. ve 2. sicil üstü tarafından verilen sicillerin önceki siciller gibi tama yakını pekiyi derecede bir sicil olduğu, 1996 yılı içerisinde 1. sicil üstü tarafından herhangi bir ayrılış sicili düzenlenmediği, 2. sicil üstü tarafından 3.12.1996 tarihinde düzenlenen sicil defterine kayıtlı ayrılış sicilindeki sicil notlarının, davacının 15.11.1996 tarihinde ilişiğini kestiğinden 3 aylık çalışma süresi dolmadığı belirtilerek, kanaat hariç iptal edildiği açıkça anlaşılmıştır.
Subay Sicil Yönetmeliğinin 14 ncü maddesinde, bir sicil üstünün asil veya her ne surette olursa olsun vekil olarak o görev yerinde sicili düzenlenecek kimse ile beraber en az üç ay görev yapmadıkça sicil düzenleyemeyeceği, 25. maddesinin 1. fıkrasında, sicil belgelerinin 1 nci sicil üstlerince 2 Mayıs tarihi ile düzenleneceği, 3 ncü fıkrasında, bu tarihlere göre düzenlenen sicillerin o yılın 30 Ağustos tarihinde düzenlenmiş kabul edileceği ve düzenleme tarihi ile o yılın 30 Ağustos tarihi arasındaki sürede o yıl için sicil defterine başka bir kanaat yazılmayacağı, 110 ncü md. sinin (b) bendinin 2 numaralı alt bendinde, ayrılış sicil belgesi düzenlenmeden sadece sicil defterine yazılan not ve kanaatlerin, personel lehine veya aleyhine herhangi bir işleme tabi tutulmayacağı ve geçerli sayılmayacağı, 3 numaralı alt bendi ve bu tendin yollama yaptığı 1 numaralı alt bendinde de 30 Ağustostan sonraki bir tarihte görevinden ayrılanlar hakkında sicil üstlerinin, yönetmelik hükümlerine göre sicil yazılabilecek ise sicil defterine not ve kanaatlerini yazabileceği, yönetmeliğe göre sicil yazması mümkün değilse, sicil defterine Henüz bir kanaat edinemedim ibaresini yazarak imza edeceği belirtilmiştir.
Sicil üstleri, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 Md. sinde belirtilen şekilde bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmek, astlarını iyi tanımak için, günlük eğitim ve çalışmalarını, tavır ve hareketlerini, disiplin ve itaatini, sicil belgesinde yazılı öteki hususları izleyerek, yapacakları haberli veya habersiz denetlemeler ile de yeterlik ve yetenekleri hakkında tam bir kanaat edinmek zorundadırlar.
Her sicil dönemi bir öncekinden ve bir sonrakinden bağımsız olup, iyi gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük bir sicil veya bir sonraki sicil döneminde daha iyi bir sicil verilemeyeceğine dair bir kural yok ise de, meslek hayatı boyunca değişik üstlerinden istikrarlı bir şekilde iyi ve olumlu bir sicil alan ve değişik üstleri tarafından hakkında olumlu kanaatler belirtilen kişiye daha düşük bir sicil verilirken ve hakkında olumsuz kanaat belirtilirken, kişinin genel durumuyla çelişen düşük sicil notunun ve olumsuz kanaatin haklı nedenlerinin de belgelenmesi gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının durumu incelendiğinde; 1996 sicil döneminde 1. ve 2. sicil üstü tarafından 2.5.1996 tarihi itibarıyla düzenlenen sicilde takdir edilen sicil notunun davacının sicil safahatına uygun ve olumlu sicil olduğu, burada belirtilen kanaatlere benzer kanaatin önceki sicil dönemlerinde de takdir edildiği anlaşıldığından bu hususta açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat ve açıklamalar doğrultusunda yapılan incelemede; davacının 1. sicil üstü tarafından 15.11.1996 tarihinde ve 2. sicil üstü tarafından 3.12.1996 tarihinde düzenlenen ayrılış sicillerindeki not ve kanaatlerin, sicil defterlerine yazıldığı halde sicil belgesine de işlenerek ilgili belgelerin işlem makamı olan KKK. lığına iletilmemesi nedeniyle dikkate alınmaması ve 1996 yılı not ortalamasına dahil edilmemesi karşısında ilk nazarda sicil defterine yazlan bu ayrılış sicillerinin hukuk alemine yansımadığı, tekemmül etmemiş işlem durumunda olması nedeniyle de iptale konu olamayacağı kanaati hasıl olmakta ise de, sicil defterine kayıtlı bulunan bu ayrılış sicillerinin sicil belgesine kaydedilerek işlem makamına gönderilmediğini, bu nedenle geçerli sayılmayacağını daha sonraki sicil üstleri bilemeyeceğinden ve daha sonraki her sicil döneminde sicil düzenleyecek olan sicil üstlerini bu siciller etkileyebileceğinden dava konusu ayrılış sicillerinin davacının hukuki durumunu etkileyebileceğinden iptal davasına konu olabilecek nitelikte bir idari işlem olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu ayrılış sicilleri esas yönünden incelendiğinde, Subay Sicil Yönetmeliğinin 25. maddesinin 1. fıkrasında, sicil belgelerinin 1 nci sicil üstlerince 2 Mayıs tarihi ile düzenleneceği, 3 ncü fıkrasında, bu tarihlere göre düzenlenen sicillerin o yılın 30 Ağustos tarihinde düzenlenmiş kabul edileceğinin belirtilmiş olması, davacının ayrılış sicilinin düzenlendiği 14.Mknz.Tug.Top Tb.2.Bt.K.lığı görevinden 15.11.1996 tarihinde ilişiğini keserek ayrıldığı göz önüne alındığında, yukarıda belirtilen açıklama ve mevzuat doğrultusunda 30 Ağustos 1996 tarihi ile davacının ilişiğinin kesildiği 1511.1996 tarihi arasında davacı hakkında ayrılış sicili düzenleyen sicil üstleri ile üç aylık birlikte çalışma süresinin dolmadığı anlaşıldığından, 1. ve 2. sicil üstleri tarafından davacı hakkında düzenlenen ayrılış sicillerinin süre yönünden sakat olduğu sonucuna varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde;
1- 1996 yılında 1. ve 2. sicil üstleri tarafından düzenlenen sicil ve kanaatlerin iptali istemiyle açılan davanın REDDİNE.
2- Süre unsuru yönünden hukuka aykırı olarak 1 ve 2. sicil üstü tarafından düzenlenen 1996 yılı ayrılış sicili ve kanaatlerinin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy