(1602 S. K. m. 20) (2709 S. K. m. 157) (2946 S. K. m. 6) (634 S. K. m. 27, 33, 45) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 14, 35, 36)
Davacı 6.6.1997 kayıt tarihli dava dilekçesinde özetle; Hv. Tek. Ok. K.lığı lojman sitesinde asansörü olmayan blokta oturduğu ve asansörlerden faydalanmadığı halde ortak giderler adı altında asansör bakım - onarım aidatı ve asansör elektrik sarfiyat ücreti olarak lojman sitesi yönetim kurulu kararı gereğince maaşından her ay kesinti yapıldığını ileri sürerek söz konusu yönetim kurulu kararının iptaline ve bu karar gereğince maaşından bugüne kadar yapılan 6.210.000 TL. tutarındaki kesintinin yasal faizleriyle birlikte tazminine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Bilindiği gibi, bir davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesi için Anayasanın 157 nci ve 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddeleri gereğince her şeyden önce, ortada askeri hizmete ilişkin bir İdari İşlem veya Eylemin bulunması gerekmektedir.
Dava dilekçesi içeriğinden; davacının, maaşından kesinti yapılmasına neden olan Konutlar Bölgesi Yönetim Kurulu Kararını askeri hizmete ilişkin bir İdari işlem olarak değerlendirdiği ve bu nedenle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açtığı anlaşılmaktadır. Oysa AYİM. 1 nci Dairesinin 12.12.1995 tarih ve 1995/1190 - 1157 Esas ve Karar Sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere (AYİM Dergisi. Sayı : 11. Sayfa: 251-254) lojmanların ortak hizmet ve giderleriyle ilgili genel kurul veya yönetim kurulu kararları idari işlem niteliği taşımamaktadır.
Şöyle ki; TSK. Konut Yönergesinin 6 nci Bölümünde (m. 36-47) tamamen lojmanların yönetim ve denetimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmiş ve bu meyanda konut yönetim kurullarının kurulması, genel kurulun görevleri, olağan genel kurul toplantısında görüşülecek konular, konut yönetim kurulunun kurulması, konut yönetim kurulu görevleri, denetçiler, konutlar bölgesi genel kurulu ve toplantıları, konutlar bölgesi genel kurulunun görevleri, olağan genel kurul toplantısı, konutlar bölgesi yönetim kurulunun kurulması, konutlar bölgesi yönetim kurulu görevleri, denetçiler gibi ayrıntılı başlıklar altında konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır.
9.11.1983 tarih ve 2946 Sayılı Kamu Konutları Kanununun 6 nci maddesinde konut blok veya gruplarının müşterek hizmet ve giderleriyle ilgili yönetimi, konut tahsis edilenlerce aralarından seçilecek yöneticiler tarafından yönetmelikte belirlenecek esaslara göre yürütülür denilmekte; bu kanuna dayanılarak çıkartılan Kamu Konutları Yönetmeliğinin (RG. 23.9.1984, S.18524) Konutların Yönetimine Dair Esaslar başlıklı 35 nci maddesinin dördüncü fıkrasında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi yapılardaki konutların müşterek hizmet ve giderleriyle ilgili işleri mezkur Kanun hükümleri ile bu yönetmelikte tespit edilen esaslara göre yürütülür. hükmü yer almakta; aynı yönetmeliğin 36 nci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarında da Tamamı ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan konut blok veya gruplarında (a) bendinde belirtilen müşterek hizmet veya ihtiyaçların konut tahsis edilenler tarafından karşılanması esastır..., Konut blok veya gruplarının müşterek hizmet ve giderlerinin karşılanması ile ilgili olarak bu yönetmelikte belirtilmeyen hususlarda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır. denilmektedir. Kamu Konutları Yönetmeliğinde, kamu konutlarının idaresi (yönetimi) ile ilgili, TSK Konut Yönergesinde olduğu gibi kapsamlı hiçbir düzenlemeye yer verilmediği ve yapılan atıflar dolayısiyle de bu konunun tamamen 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine paralel şekilde düzenlenmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. 2946 sayılı Kanun, Kamu Konutlarının yönetimi ile ilgili esasları yönetmeliği bıraktığına ve Kamu Konutları Yönetmeliği de 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa atıfta bulunduğuna göre; aynı Kanuna tabi TSK. ne tahsisli Kamu Konutları için de, yönetime ilişkin esas alınacak kurallar, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununda öngörülen kurallar olmak durumundadır. Çünkü, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 14 ncü maddesinin son fıkrası uyarınca, ancak TSK. personelinin konut tahsis talebi ve değerlendirilmesine dair usul ve esasların, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca ayrıca düzenlenmesine yetki verilmiş ve bu yetki uyarınca çıkartılan TSK. Konut Yönergesinin Konut tahsis talebi ve değerlendirilmesi dışındaki hükümleri, yol gösterici yada yardımcı olucu nitelikleri müstesna, yaptırım gücü olmayan ve norm teşkil etmeyen düzenlemeler masabesinin ötesine gidememiş durumdadır. Hal böyle olunca da, TSK. Konut Yönergesinin 6 ncı Bölümünde öngörülen ve konutların (lojmanların) yönetim ve denetimine ilişkin düzenlemelerin idareyi ve lojman sakinlerini doğrudan bağlayıcı, yaptırım gücü bulunan kurallar olduğu kabul edilemez. Dolayısiyle de, sırf uygulama kolaylığı ve beraberliği sağlama işlevi bulunan bu yönerge hükümlerinin ne askeri hizmete ilişkin bir mahiyeti bulunmakta ne de bu hükümler esas alınarak idari işlem tesisi yada direktif-talimat verilmesi mümkün görülmemektedir. Diğer bir deyişle, TSK. ne tahsisli kamu konutlarının yönetim ve denetimine ilişkin esasların yasal dayanağını 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu teşkil etmekte ve bu Kanunun ilgili hükümleri de aynı şekilde TSK. konutlarında uygulanmak durumundadır.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ana Gayrimenkulün Yönetimi başlıklı Beşinci bölümünde (md. 27-45), dava konusunun çözümünde esas alınacak düzenlemelere yer verilmiş ve bu meyanda 33 ncü maddede, Kat Malikleri Kurulunca (dava konusu kamu konutu için lojman sakinlerinin teşkil edeceği kurul) verilen karara razı olmayan kişinin, hakimin müdahalesini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddeye göre, bu konuda karar vermeye yetkili olan hakim ise adliye hakimidir.
Bütün bu açıklamalara göre, ortada, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine giren askeri nitelikli bir idari işlem ve dolayısıyla idare hukuku esaslarına göre çözümü gereken bir idari davanın değil, 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine tabi bir özel hukuk uyuşmazlığının söz konusu olduğu ortaya çıkmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, adli yargı yerinin görevine girdiği sonucuna varıldığından davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy