(285 S. KHK. m. 5) (2845 S. K. m. 1, 9)
Davacı 1 Temmuz 1997 günü kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Ankara garnizonunda lojmanda oturmakta iken 13.5.1997 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan kararname ile OHAL bölgesinde Van Devlet Güvenlik Mahkemesi hakimliğine atandığından 285 sayılı KHK. nin 5 nci maddesi son fıkrası ile TSK. Konut Yönergesinin Geçici 1 nci maddesinden yararlandırılarak ikametindeki konutta oturmaya devamına izin verilmesi için yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı düştüğünden bahisle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
285 sayılı Olağan Üstü Hal Valiliği İhdası hakkındaki KHK. nin davaya konu uyuşmazlıkla ilgili hükmü taşıyan 5 nci maddesi son fırkası ile TSK. Konut Yönergesinin Geçici 1 nci maddesinin 1-c bendi şöyledir:
1- 285 sayılı KHK. nin 5 nci madde son fıkrası; Olağanüstü Hal Bölge Valiliği görev alanına giren illerde görevli kolluk kuvvetleri personeli ile harekat kontrolüne verilen birliklerin mensuplarına, mahallerinden veya talepleri halinde diğer illerden lojman tahsis edilir, ya da lojman karşılığı kira bedelli gayrimenkulün bulunduğu illerdeki ilgili kuruluşun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanır hükmüne amir bulunmaktadır.
2 - TSK. Konut Yönergesinin Geçici 1 nci maddesinin C bendi; Atama suretiyle, anılan birliklere (OHAL Bölgesi ve mücavir illerdeki) tayin olan personel atandığı birliğe katıldıktan sonra;
1) İkametindeki konutta oturmaya devam etmek istiyorsa istediğini konut tahsis eden makama dilekçe ile bildirmesi halinde görev sonuna kadar aynı konutta oturmaya devam eder.
2) Eğer ailesini başka garnizondaki konuta nakletmek istiyorsa; dilekçesini konut istediği garnizon komutanlığına gönderir. Bu komutanlıkça da konut tahsis edilir veya talepleri halinde konut karşılığı kira bedeli gayrimenkulün bulunduğu ildeki ilgili kuruluşun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanır.
3) Personel (1) ve (2) nci bentlerde belirlenen hususların birinden bir defaya mahsus olmak üzere yararlanır. Aile fertlerinin şartları değiştikçe müteakip isteklerde bulunamaz.
4) Anılan birliklere atanan ancak, konutta ikamet etmeyen personele de isteğine bağlı olarak, ayrıldığı garnizonda (1) nci bent hükümlerine göre öncelikle konut tahsis edilir veya (2) nci bent hükümlerine göre işlem yapılır... hükmümü amirdir.
Davacının OHAL bölgesindeki Van Devlet Güvenlik Mahkemesine Askeri Hakim Üye olarak ve anılan kadroda göreve başladığı tartışmasızdır.
Davalı idare davacının kolluk kuvveti görevlisi olmadığı ve esasen Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş ve Yargılama Usulleri hakkındaki Kanun uyarınca yalnız görev yerindeki Kamu Konutlarından yararlanabileceği savıyla uyuşmazlık çıkartmaktadır.
Her ne kadar davacı kolluk kuvveti mensubu değil ise de görevi doğrudan kolluk görevinin uzantısı ve infaz öncesi son aşama olan yargılama işlevidir.
2845 Sayılı Kanunun 1 nci maddesi uyarınca ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara ilişkin davalara bakmak üzere: kurulan Devlet Güvenlik Mahkemelerinin anılan Kanunun 9 ncu maddesinde: Devlet Güvenlik Mahkemelerinin;
a) Türk Ceza Kanunun 125 ila 139 ncu maddelerinde; 146 ile 157 nci maddelerinde; 161, 168, 169, 171, 172, 174 ncu maddelerinde; 312 nci maddenin 2 nci fıkrasında; 313,, 314, 384, 385 nci maddelerinde; 499 ncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar.
b) 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanununun 364 ve 403 ncu maddelerinde yazılı toplu olarak veya teşekkül vücuda getirmek suretiyle işlenen suçlar.
c) Anayasanın 120 nci maddesi gereğince Olağanüstü Hal İlan Edilen Bölgelerde, Olağanüstü Halin ilanına neden olan olaylara ilişkin suçlar.
Yukarıda belirtilen suçları işleyenler ile bunların suçlarına iştirak edenler, sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılanırlar.
Ancak, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hali dahil Askeri Mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.
şeklinde belirtilen görevi kolluk kuvveti hizmetinden, bu kuvvet mensuplarına tanınan haklar ve sağlanan koruma önlemleri açısından soyutlanamayacağı açıktır. Zira kolluk kuvvetlerinin, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev kapsamındaki olay ve sanıklarla teması işin doğası gereği çoğu hallerde anlıktır. Buna rağmen görevin niteliği, müdahale ve takip ettikleri olaylar ve faillerinin suç iradelerinin yoğunluk ve eylemini propaganda yöntemi olarak sürdüren mahiyeti, özellikle önlerinde kendilerine doğrudan engel gördükleri Devlet güçlerini hedef aldıkları gerçeği dikkate alındığında, asli görevi terör eylemlerine dayalı açılan kamu davalarını bazen senelerce teröristlerle beraber mekanda bakan savcı ve hakimleri ayrı ve riskten azade bir konumda görmeye hiçbir idrak izin vermez, bu bağlamda Devlet güçlerine sağlanan hak ve alınan koruyucu önlemlere DGM. savcı ve hakimleri için gerek olmadığı söylenemez.
2845 sayılı Kanunun, genel anlamda Devlet Güvenlik Mahkemelerinin savcı ve hakimlerine bazı haklar tanınmış olmasının, OHAL bölgesinde kurulu Devlet Güvenlik Mahkemeleri savcı ve hakimlerine olağanüstü hal bölgesi için 285 sayılı KHK. ile getirilen ek önlemlerden ve haklardan mahrum bıraktığı şeklinde yorumlamaya haklı bir gerekçe bulunamaz.
Zira 285 sayılı KHK. ile buna paralel hükümler içeren TSK. Konut Yönergesi ile getirilen önlemler, Kamu düzeni ve güvenliğini bozan eylemlerin yoğunluk ve hedefi açısından normal rejimle yönetimin olanaksızlığı karşısında, düzenin sağlanmasında doğrudan ve birinci derecede hizmet yapan kamu görevlilerinin ve aile fertlerinin terör odakları için öncelikli hedef oldukları gerçeğine dayalıdır. OHAL bölgesindeki Devlet Güvenlik Mahkemeleri savcı, hakimlerin ailelerinin daha da öncelikli hedef oldukları açık bir vakıadır.
Sonuç olarak kurulumuza davacının 285 sayılı KHK. nin 5 nci maddesi son fıkrası ile TSK. Konut Yönergesinin geçici 1 nci maddesinin (c) bendi kapsamında değerlendirilerek talep ettiği Ankara garnizonundaki konutta ikametine devam izni verilmesinin gerektiği ve aksine tesis edilen red işleminin sebep ve amaç öğeleriyle hukuka aykırı düştüğü kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüne ve İŞLEMİN İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy