(2946 S. K. m. 7, 11) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 8, 14, 33)
Davacı, 17.07.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve 14.11.1997 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Cumhurbaşkanlığı Muh. A. TBMM. Muh. Ve Tören Tb. K. olarak görev yaparken KKK. lığının 07.05.1997 tarihli atama emri ile K.K. EDOK. İd. Ş. Md. V.liğine atandığını, eski görevinden ilişik kesme tarihi olarak 25 - 30 Temmuz 1997 tarihinin belirtildiğini, 09.06.1997 tarihinde KKK. lığınca Nahçıvana 6 aylığına geçici görevle görevlendirildiğini, 30.06.1997 tarihinde TBMM. ile ilişiğini kesip EDOK K.lığındaki görevine katıldığını, dış göreve gönderilmesine ilişkin emirde 03.07.1997 tarihinde bu göreve gideceğinin belirtildiğini, 10.06.1997 tarihinde dilekçe vererek, TSK. Konut Yönergesinin 30/g maddesi gereğince oturduğu konutta ikametine devam ettirilmesini talep ettiğini, Cumhurbaşkanlığı Muh. A. K. lığının 17.06.1997 tarihli işlemi ile bu konudaki isteminin reddedildiğini ve bu makamca konut dosyasının KKK.lığına gönderildiğini, 16.07.1997 tarihinde vedalaşmak üzere eski birliğine (TBMM. Muh. Tb) uğradığında kendisine konuttan konuta nakil edilmesi gerektiğine ilişkin Gn.Kur.Bşk.lığının 15.07.1997 tarihli emrinin tebliğ edildiğini, Kamu Konutları Kanununun 7/g , Kamu Konutları Yönetmeliğinin 33/g ve TSK. Konut Yönergesinin 30/g maddelerinin kendisine yurtdışı görevi bitinceye kadar konutunda oturma hakkı tanıdığını, nitekim KKK. lığı Per. Bşk.lığının da kendisini haklı bulduğunu, esasen ikamet ettiği konutun da yer aldığı 10 dairelik blokun MSB.lığının değil TBMM.nin malı olduğunu, MSB.lığının malı olmayan bir konutta TSK. Konut Yönergesinin uygulanmasının da mümkün bulunmadığını, bu nedenle açtığı davanın dayanağının TSK. Konut Yönergesi değil, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu olduğunu, keza bu konutun C.bşk.Muh.A. kışlası güvenlik sınırları içinde değil, TBMMnin bahçesi içinde olduğunu, söz konusu konutun kendisine görev tahsisli olarak tahsis edilmediğini, böyle bir emirin olmadığını, çünkü MSB.lığının malı olmayan bir konutta C.bşk.Muh. A. K.lığının tasarruf yetkisinin olamayacağını belirterek; halen ikamet etmekte olduğu konutta oturmasına izin verilmemesine ilişkin idari işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 23.09.1997 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı subayın Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı TBMM. Muhafız ve Tören Tabur Komutanı olarak görev yapmaktayken, KKK.lığının 07.05.1997 tarihli atama emri ile K.K. EDOK. Eğt.Bşk.lığı İd.Ş.Md.lüğüne atandığı, davacının Tabur Komutanı olarak imzasını taşıyan TBMM. Muh. Ve Tören Tb. K.lığının 09.06.1997 tarihli yazısı ile, davacının lojmandan lojmana nakil işlemi yapılması için lojman dosyasının C.bşk. Muh. A. K.lığına gönderildiği, bu arada davacının 09.06.1997 tarihinde geçici görevle yurtdışında (Nahçıvana) görevlendirildiğine ilişkin emir geldiği, davacının bir gün sonra 10.06.1997 tarihli dilekçesi ile Komutanlık önüne başvurarak bu görevlendirme karşısında TSK. Konut Yönergesinin 30/g maddesi gereğince halen ikamet ettiği lojmanda oturmasına devam ettirilmesini talep ettiği, C.bşk.Muh.A.K.lığının 17.06.1997 tarihli işlemi ile davacının garnizon içinde başka bir görev yerine atanmış olması nedeniyle bu talebinin reddedildiği ve konut dosyasının KKK.lığı Per. Bşk. lığına gönderildiği, KKK.lığı Per. Bşk.lığının 27.06.1997 tarihli işlemi ile davacının talebinin yerinde olduğunun C.bşk.lığı Muh. A. K.lığına bildirildiği, bu arada davacının 30.06.1997 tarihinde ilişiğini keserek yeni görev yerine katıldığı, C.bşk. Muh. A. K.lığının 07.07.1997 tarihli bir yazı ile durumu Gn.kur. Bşk.lığına ileterek bu konuda görüş istemesi üzerine, Gnkur. Per. Bşk.lığının 15.07.1997 tarihli işlemi ile davacının konut dosyasının KKK.lığına gönderilmesinin ve konuttan konuta nakil olması gerektiğinin belirtildiği, esasen davacının 17.07.1997 tarihinde yurtdışı geçici görevine hareket ettiği, davacının söz konusu menfi işlemin iptali için 17.07.1997 tarihinde ve süresinde AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 11 nci maddesi, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili usul ve esasların Bakanlar Kurulunca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceğini öngörmüş; bu yasal hüküm gereğince çıkartılan Kamu Konutları Yönetmeliğinin 14 ncü maddesinin son fıkrasında Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin konut tahsis talebi ve değerlendirilmesine dair usul ve esaslar, (4) sayılı cetveldeki puanlama ve bu madde hükümleri göz önünde bulundurularak Milli Savunma Ve İçişleri Bakanlıklarınca ayrıca düzenlenir. denilmiştir. Yine aynı yönetmeliğin 8 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında ve 9 ncu maddenin 2 nci fıkrasında, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait görev ve sıra tahsisli konutların tahsisinin, konutun kullanımına verildiği askeri birlik, karargâh ve Kurumların Komutanları, Kurmay Başkanları veya yetki verecekleri amirler tarafından yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan yönetmeliğin çıkarılmasını öngördüğü ve Milli Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılan TSK. Konut Yönergesinin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde de aynen Bu yönerge, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup muvazzaf subay, astsubay, sivil memurlarla, uzman jandarma ve uzman erbaşlar için Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılan, satın alınan, kiralanan veya bu bakanlıklara tahsis edilen kamu konutlarını, konutlardan yararlanan personeli ve konutları tahsis edecek komutanlık ve makamları kapsar. hükmü öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamına göre TBMM. Başkanlığınca Milli Savunma Bakanlığının kullanımına fiilen tahsis edilen bloktaki dairelerin tahsisinin de, davalı idarenin bir birimi olan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığınca yapılması doğal olup; davacının aksi yöndeki beyan ve iddialarına hukukilik atfetmek mümkün değildir.
Davacının davaya ilişkin en önemli iddiası, Kamu Konutları Kanununun 7/g, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 33/g ve TSK. Konut Yönergesinin 30/g maddeleri uyarınca, yurtdışı geçici görevi nedeniyle oturmakta olduğu konuttan çıkarılmaması gerektiği yolundaki beyanıdır. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 7/g maddesinde aynen Geçici veya sürekli olarak yurt içi veya yurtdışı görevine atananların ailesini beraberinde götürmesinde siyasi, askeri veya emniyet mülahazası ile sakınca görülenlerin aileleri, görevlinin bu görevi sona erinceye kadar konuttan çıkarılmaz. denilmektedir. Aynı hüküm, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 33/g ve TSK. Konut Yönergesinin Dördüncü Bölüm 1/g (Eski yönerge Md. 30/g) maddesinde de tekrarlanmaktadır.
Davacının TBMM. Muh. ve Mrs. Tb. K.lığı görevinden, doğrudan yurtdışı geçici göreve tefrik edilmesi halinde, belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca ikamet etmekte olduğu konuttan yurtdışı geçici görevinin sona ermesine kadar çıkarılmaması gerekeceği tabii olmakla beraber, dava konusunda maddi hukuki gerçek bu şekilde değildir. Davacı, TBMM. Muh. Ve Mrs. Tb.K.lığı görevini sürdürürken, KKK.lığının 07.05.1997 tarihli atama emri ile KK. EDOK K.lığı emrinde bir göreve atanmış, 09.06.1997 tarihinde TSK. Konut Yönergesinin ilgili hükümlerine göre konuttan konuta nakil için konut dosyayı KKK.lığına gönderilmiş, bu arada davalı idarece yurtdışı geçici göreve tefrik edilmiş, ancak 30.06.1997 tarihinde eski birliği ile ilişiğini keserek EDOKtaki görevine başlamış ve ancak 17.07.1997 tarihinde yurtdışı görevine hareket etmiştir. Dolayısıyla, davacının belirtilen mevzuat hükümlerinden istifade edebileceği yegane hal, konuttan konuta nakil suretiyle kendisine tahsis edilecek yeni lojmanda ikametine devam ettirilmesi durumudur. Esasen, davacıya salt TBMM.deki görevi nedeniyle görev tahsisli olarak tahsis edilen konutun, bu görevle ilişik kesildikten ve yeni birliğe katıldıktan sonra, bilahare kesinleşen yurtdışı geçici görev gerekçesiyle davacının ikametinde bırakılması düşünülemez. Çünkü, bu taktirde hem TBMM. Muh. Ve Mrs. Tb. Personelinden sırada bekleyen bir kişi konuta girme hakkından mahrum olacak, hem de anılan mevzuat hükümleri çerçevesi dışına çıkılmış olacaktır. Dolayısıyla, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının TBMM. müştemilatı içinde bulunan konutunu, garnizon içi atama nedeniyle önerilecek bir başka konuta nakletmesi gerekirken, bilahare bu atamadan sonra tefrik edildiği yurtdışı geçici görev nedeniyle söz konusu konutta ikamete devam ettirilmemesine ilişkin idari işlemde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy