(926 S. K. m. 50) (5434 S. K. m. 39) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 99, 100)
Davacı 11.07.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 30.08.1972 tarihinde teğmen olarak Dz.K.K.lığı saflarına katılıp, ayırma tarihine kadar başarılı bir şekilde görev ifa ettiğini, olumlu siciller aldığını, dövize endeskli bir ev almak istediğinde iyi niyetli olarak, kendisine yardımcı olan kişiye verdiği çek ve senetlerin üçüncü kişilere ciro edilmesi nedeniyle aleyhine istimal edildiğini, karşılıksız çek verme durumuna getirilerek maaşına ve hatta halen emekli ikramiyesine haciz getirildiğini, 01.07.1995 tarihinde atandığı Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge K.lığında problemli durumunu Komutanına arz etmesine rağmen, sübjektif nedenlere dayalı bir komployla asta müessir fiil suçundan mahkemeye verildiğini, bu suçtan askeri mahkemece verilen hükmün bozulduğunu ve yargılamanın halen devam ettiğini, Ağustos 1996 tarihinde Bölge Komutanının değiştiğini, bu Komutanın da kendisine haksız şekilde şiddetli tevbih cezası verdiğini, yaptığı itiraz üzerine cezasının tevbih olarak değiştirildiğini, hakkında gelişen haksız olayları Dz.K.K.na posta ile duyurduğunu, bir müddet sonra hastanede tedavisi devam ederken kısa süreli kaçma ve firar suçlarından hakkında mahkeme dosyası düzenlendiğini, bu suçlardan 4 Kor. Disiplin Mahkemesi ve 48.P.Tug.As.Mahkemesinde yargılamasının devam ettiğini, Ağustos 1997de albay olmayı beklerken hakkında idarece tesis edilen disiplinsizlik nedenine dayalı ayırma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek; işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemleri AYİM Nöb. Dairesinin 13.08.1997 ve Dairemizin 23.09.1997 tarihli kararları ile reddedilmiştir. Dava dosyası ile davacının özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelere göre; 30.08.1972 tarihinde Dz.P.Tğm. nasbedilen davacının, Samsun Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge K.lığı emrinde görevli iken 29.05.1997 tarih ve 97 - 47040 sayılı üçlü kararname ile 926 sayılı Kanunun 50/c, Subay Sicil Yönetmeliğinin 99/a-d ve 5434 sayılı Kanunun 39/e maddeleri gereğince disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulduğu, bu işlemin 24.06.1997 tarihinde davacıya tebliğ edilip, aynı tarihte Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesildiği, davacının bu işlemin iptali için 11.07.1997 tarihinde ve süresinde AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Subayların Silahlı Kuvvetlerden ayırma sebepleri ve haklarında yapılacak işlemler 926 sayılı Kanunun 50 nci maddesinde belirtilmiş olup; Kadrosuzluk nedeniyle ayırma, Yetersizlik nedeniyle ayırma ve Disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma halleri olarak üç grupta düzenlenmiştir. Anılan 50 nci maddenin (c) fıkrasında, disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen subayların, hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin neler uygulanacağı ifade edildikten sonra; bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkında sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanzim edilip, nerelere gönderileceğinin Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterileceği ve bu gibi subaylardan durumlarının Yüksek Askeri Şura tarafından incelenmesi Genelkurmay Başkanlığınca gerekli görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden ayırma işleminin Yüksek Askeri Şura kararı ile yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan yasal hükmün uygulanmasını gösteren Subay Sicil Yönetmeliğinin 99 ve 100 ncü maddeleri de bu konudaki detaylı düzenlemeleri ihtiva etmektedir.
Yönetmeliğin Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma başlıklı 99 ncu maddesinde aynen:
Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır:
a. Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması,
b. Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,
c. Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara, borçlanmaya düşkün olması,
d. Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması,
e. Tutum ve davranışları ile yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar.
Subay Sicil Yönetmeliğinin 100 ncü maddesinde ise disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırmanın, Ayırma işleminin sıralı sicil üstlerince başlatılması (a fıkrası) ve Ayırma işleminin Personel Başkanlıklarınca başlatılması (b fıkrası) şeklinde iki ayrı usulle mümkün olabileceği belirtilmekte ve söz konusu usullere ilişkin kapsamlı düzenlemelere yer verilmektedir.
Davacı hakkındaki işlemde olduğu gibi, ayırma işleminin Personel Başkanlıklarınca başlatılması halini düzenleyen Yönetmeliğin 100/b maddesinde; sıralı sicil üstlerince haklarında Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili düzenlenmemiş olan, ancak Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlıklarınca bütün rütbelerdeki safahatı kapsayacak şekilde sicil belgeleri, özlük dosyaları ve varsa kişi hakkındaki özel dosyalarının incelenmesi sonucu, durumları bu Yönetmeliğin 99 ncu maddesinde yazılı fiillerden biri, birkaçı veya hepsine birden uyan personelin tespiti halinde, bunların Kuvvet veya J.Gn.K.lığı Personel Başkanlıklarında teşkil ettirilecek komisyona sevk edileceği, Komisyonun inceleme ve değerlendirme sonucunda aldığı kararı bir tutanakla Kuvvet Komutanı veya J.Gn.K.nın onayına sunacağı, bu gibi personelden Kuvvet Komutanı veya J.Gn.K. tarafından emekli edilmesi uygun görülmeyenler hakkında herhangi bir işlem yapılmayacağı, emekli edilmesi uygun görülenler hakkında Kuvvet Komutanı veya J.Gn.K. ve Genelkurmay Başkanı tarafından Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir şeklinde sicil düzenleneceği, emekliliği Kuvvet Komutanı veya J.Gn.K. tarafından onaylanan personelin dosyalarının Gn.Kur.Bşk.lığınca Yüksek Askeri Şuranın kararına sunulup sunulmaması yönünden Genelkurmay Başkanının tasvibine sunulacağı, Genelkurmay Başkanı tarafından durumlarının Yüksek Askeri Şurada görüşülmesi gerekli görülenler hakkındaki istemlerin ilk Yüksek Askeri Şura toplantısında gündeme alınarak, hakkında kesin karara varılacağı ve işlemlerin tamamlanacağı, Genelkurmay Başkanının durumlarını Yüksek Askeri Şurada görüşülmesine gerek görmediği subayların dosyalarının Kuvvet Komutanlıkları ve J.Gn.K.lığına iade edileceği, bu gibi subaylar hakkında işlemin Kuvvet Komutanı veya J.Gn.K.nın daha önce verdiği karara göre uygulanacağı ifade edilmektedir.
Belirtilen bu düzenleme karşısında davacının durumuna gelince: Davacı hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi Dz.K.K.Personel Başkanlığınca başlatılmış ve Dz.K.K.lığı Personel Başkanlığında teşkil ettirilen Komisyonun 06.03.1997 tarihli kararı ve görüşü üzerine ayırma işlemi tekemmül ettirilmiş ve 29.05.1997 tarih ve 97 - 47040 sayılı üçlü kararname ile davacı disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulmuştur.
Kamu hizmetinin iyi bir şekilde yürütülmesi için bir vasıta olan idarenin, bu hizmetin iyi yürümesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle, idarenin kamu hizmetini yürütecek olan ajanlarını alırken bir takım özelliklere sahip olmasını araması tabii olduğu gibi; statüye alındıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması, hizmeti aksatacak, kendisinden artık verim alınması imkanı kalmamış, aksine idare mekanizmasına ve kamu hizmetinin yürütülmesine zararlı olacak ajanlarını bünyesi dışına çıkarması da doğaldır. İşte Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi de, bu amaçla askeri idareye mevzuatla tanınmış bir yetkidir. Ne var ki, bu yola başvururken çok dikkatli olunması, kriterlerin titizlikle tespit edilmesi, personeli çalışmaya yöneltebilecek, çekidüzen verebilecek uygun vasıta ve yöntemler mevcutken (disiplin cezası, atama, sicil, terfi, teşvik ve yönlendirme vb.) statü dışına çıkarılma gibi sonuçları çok ağır bir yola başvurulmaması gerektiği, aksi halde bu davranış biçiminin kamu yararına ve hukuka ne ölçüde uygun düşeceği izahtan varestedir.
Bu açıklamalar ışığında davacının durumuna gelince: Davacının 30.08.1972 tarihinde teğmen nasbedildiği, 11.09.1975 tarihinde disiplinsiz davranışı nedeniyle 10 gün göz hapsi cezasıyla tecziye edildiği, Kuzey Deniz Saha K.lığı As. Mahkemesinin 31.07.1984 tarih ve 1984/630 - 457 Esas ve Karar sayılı kararı ile amire hakaret suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edildiği ve bu cezanın Askeri Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleştiği, infaz edilen bu ceza nedeniyle davacı hakkında nasıp düzeltilmesi işlemi tesis edildiği, 30.04.1993 ve 10.11.1993 tarihlerinde kişiye özel bir yazıyla tutum ve davranışlarını düzeltmesi için amirleri tarafından yazılı olarak uyarıldığı, Ekim 1994 tarihinde faks cihazı ile gizlilik dereceli evrakı göndermek suretiyle ihlale sebep olmak suçundan şiddetli tevbih cezasıyla tecziye edildiği, Ankara 16 Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.1995 tarih ve 1995/342 - 780 Esas ve Karar sayılı kararıyla 3167 sayılı kanuna Muhalefet (karşılıksız çek vermek) suçundan 1 yıl hapis cezasına mahkûm edildiği ve bu cezanın Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 25.03.1996 tarih ve 1996/2944 - 2903 Esas ve karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, 48.P.Tug. K.lığı Askeri Mahkemesinin 09.10.1996 tarih ve 1996/476 - 351 Esas ve Karar Sayılı Kararı ile asta müessir fiil suçundan 1 ay 20 gün hapis cezasıyla tecziye edildiği, henüz bu cezanın kesinleşmediği, izinsiz olarak birliğe gelmemek suçundan 21.10.1996 tarihinde tevbih, tefrik edildiği Milli Güvenlik derslerine girmemek suçundan 09.01.1997 tarihinde tevbih cezasıyla cezalandırıldığı, karşılıksız çek vermek suçundan kesinleşen 1 yıl hapis cezasının infasının 10 gün süre ile ertelenmesi için Samsun Cumhuriyet Savcısından izin aldığı, ancak amirlerinin bilgisi olmadan 06.01.1997 - 20.02.1997 tarihleri arasında birliğine ve mesaiye gelmediği, bu nedenle 48.P.Tug.K.lığı Askeri Savcılığının 10.03.1997 tarih ve 1997/878 - 104 Esas ve Karar sayılı iddianamesiyle hakkında firar suçundan dava açıldığı, henüz davanın derdest olduğu, ayrıca davacı hakkında Samsun 3.İcra Müdürlüğünün 24.10.1995 tarih ve 1995/284 Tal. sayılı evrakı ile 519.850.300 TL, Samsun 2.İcra Müdürlüğünün 20.05.1996 tarih ve 1996/146 Tal sayılı evrakı ile 303.985.000 TL. ve yine Samsun 2.İcra Müdürlüğünün 10.09.1996 tarih ve 1996/251 Tal. sayılı evrakı ile 152.300.000 TL. İcra takibinin bulunduğu, ayırma tarihine kadar bu haciz kararları uyarınca davacının aylığından icra kesintisi yapıldığı, sicil safahatının genelde iyi düzeyde seyretmekle beraber, muhtelif sicil üstlerince menfi kanaatler belirtildiği, 1985 yılında verilmiş yazılı takdirinin dışında ödül ya da taltifinin bulunmadığı görülmektedir.
Yukarıda belirtilen safahatı itibariyle, mevcut disiplin cezalarıyla birlikte mahkeme kararlarıyla sabit cezaları gözetildiğinde, yarbay rütbesinde olmakla beraber, bunların davacı hakkında disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemi tesisine sayı ve muhteva itibarıyla yeterli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacı, subaylık safahatı boyunca amire hakaret, karşılıksız çek verme, asta müessir fiil ve firar gibi ağır ve nitelikli suçları işlemiş; ayrıca, bir milyar liraya yakın borcu nedeniyle Muhtelif İcra Daireleri kararıyla maaşı haciz altına alınmış, bu şekilde muhtelif alacaklılarla Silahlı Kuvvetlerin bir subayı olan davacı sürekli karşı karşıya gelmek suretiyle Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak bir tavır sergilenmiştir. Davacının söz konusu disiplinsizliklerinin özellikle son rütbesinde yoğunlaşması olgusu ve anılan vasıflı suçların ve bunlara mahkemelerce tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezaların miktar ve mahiyeti gözetildiğinde; davacının TSK. bünyesinde göreve devam ettirilmesinde davalı idarece kamu yararı görülmeyerek, Subay Sicil Yönetmeliğinin 100/b maddesine uygun şekilde Dz.K.K.Personel Başkanlığınca ayırma işleminin başlatılarak sonuçlandırılmasında herhangidir hukuka aykırılık tespit edilmemiş; aynı yönetmeliğin 99 ncu maddesinin (a) ve (d) bentlerinde öngörülen ayırma nedenlerinin gerçekleşmesi karşısında, tesis edilen işlemin hukuka uyarlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy