(657 S. K. m. 94, 97)
Davacı vekili, 20.8.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.5.1997 Cuma günü saat 11.30 sıralarında Klinik Hemşiresi tarafından sebepsiz ve ağır bir şekilde tahkir edilmesi üzerine bunalıma girerek mesaiyi biraz erken terkettiğini, 17, 18 ve 19 Mayıs günlerinin tatil olduğunu, 20 Mayıs 1997 günü de kendisini toparlayamadığından istediği halde mesaiye gelemediğini, kendisini bir parça toparlayınca 27 Mayıs 1997 günü mesaiye döndüğünü, bunun üzerine 11 gün kesintisiz göreve gelmediği gerekçesi ile Devlet Memurluğundan çekilmiş sayılmasına karar verildiğini, ancak göreve gelmeme süresinin 7 gün olduğunu, çünkü davacının 16 Mayıs 1997 Cuma günü göreve geldiğini, Cuma günü erken gidişinin basit bir disiplin cezası gerektirebileceğini, 17, 18 ve 19 Mayıs günlerinin tatil olduğunu, bu durumda davacının göreve gelmemesinin 20 Mayıs 1997 Salı günü başlayıp 27 Mayıs 1997 Salı günü sona erdiğini, bu durumda göreve gelmeme süresi 7 gün olduğundan dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı bulunduğunu belirterek, davalı idarece tesis edilen olumsuz işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde; GATA. Komutanlığı Nefroloji Bilim Dalı Başkanlığı emrinde sivil memur (Hademe) olarak görevli olan davacının 16 Mayıs 1997 Cuma günü saat 11.30 sıralarında Klinik hemşiresi ile aralarında geçen olay üzerine mesaiyi tamamlamadan erkenden terkettiği ve 27 Mayıs 1997 günü görevine döndüğü, bunun üzerine 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 94/2 ve 97/B maddeleri gereğince memurluk görevinden çekilmiş sayılmasına ve 1 yıl süre ile Devlet Memurluğuna alınmamasına karar verildiği bu karar üzerine davacının vekili marifeti ile 20.8.1997 tarihinde kayda geçen dilekçesi ile söz konusu kararın iptali için Mahkememizde dava açtığı anlaşılmıştır.
Konuyla ilgili olarak 657 Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinin 2.fıkrasına göre, Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın memur tarafından görevin terkedilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Kanunun 97/B maddesinde de, Bu kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94. maddesinin 2 nci fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden, ... Devlet memurluğuna alınmazlar. denilmektedir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve mevzuatın ışığı altında davacının durumu değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı vekili, müvekkilinin göreve gelmeme süresinin 11 gün olmayıp 7 gün olduğunu, mazeretinin meşru olduğunu, sırf içine dönüklüğü ve müstafi sayılacağına ihtimal vermediği için rapor almayı düşünmediğini belirtmiş ise de, davacının bu hususta verdiği 26.6.1997 tarihli ifadesindeki, 16.5.1997 Cuma günü işyerinde çok bunalmıştım, bu yüzden aynı gün öğleden sora izinsiz olarak mesaiyi terkettim, istifa etmeyi düşünüyordum, bu yüzden 27.5.1997 tarihine kadar mesaiye gelmedim şeklindeki beyanı, davacının 16 Mayıs 1997 Cuma günü mesaiyi tamamlamadan işyerinden izinsiz ve mazeret beyan etmeden ayrılması, araya giren tatil günlerinin kanunun belirttiği 10 günlük süreyi keseceği veya hafta sonu ve tatil günlerinin bu süreden sayılmayacağı yönünde herhangi bir mevzuat hükmünün bulunmaması, netice olarak özellikle davacının yukarıda belirtilen beyanı, kanundaki terkin kesintisiz devam etmesi hükmü ve davacının idareye herhangi bir mazeret belirtmeksizin 11 gün mesaiye gelmemesi karşısında davacı vekilinin bu husustaki beyanına itibar edilmeyerek, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 94/2 ve 97/B maddelerinin açık hükmü karşısında idare tarafından bağlı yetki gereği tesis edilen işlemin hukuk ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy