(2629 S. K. m. 2, 3, 7, 12)
Davacı 12 Ağustos 1997 günü kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Denizaltı görevini sürdürdüğünden ve denizaltıcılık niteliklerini koruduğundan, ancak 11.9.1990 tarihinden itibaren kadro ve hizmet gerekleri nedeniyle atandığı görev yerinde geçen hizmet süresinin denizaltı hizmet süresine eklenmediğinden ve buna ilişkin işlemin hukuka aykırı düştüğünden bahisle anılan işlemin iptalini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık ilgili kurallar 2629 Sayılı Kanunun 3 ve 12 nci maddeleri olmaktadır. Kanunun amaç başlıklı 2 nci maddesinde Bu Kanunun amacı, birinci maddede sayılanların niteliklerinin, hizmet sürelerinin, kendilerine ödenecek tazminatlar ile bu tazminatların ödenmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesidir. denmektedir. Kapsam maddesi olan birinci madde de Kanunun TSK. mensup.... denizaltıcılar hakkında uygulanacağı belirtilmektedir. Az yukarıda metni yazılan 2 nci maddenin açık hükmü uyarınca davacının denizaltı hizmet süresi de bu kanun hükümleri uyarınca saptanacaktır.
Anılan kanunun, tarifler başlıklı 3 ncü maddesinin (g) ve (i) bentleri ile 12 nci maddesi uyuşmazlık konusuna doğrudan değinen hükümler içermektedir. Bu hükümler sırası ile şöyledir.
md.3-(g) Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa adam hizmeti: Bu hizmetler, sağlık nedenleri hariç zorunlu olup, Türk Silahlı Kuvvetleri ile bilfiil görevli Denizaltıcı, Dalgıç ve Kurbağa adam niteliklerini taşıyan personelin hizmetlerine denir.
md.3-(i) Denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adam hizmet süresi: Denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adamların denizaltı, dalgıç ve kurbağa adam okul ve kurslarında ilk dalışa başlama tarihinden itibaren dalıcılıktan ayrılmalarına kadar geçen sürelerdir.
md.12- Uçuş, paraşütle atlayış, dalış hizmet sürelerinin hesabında başlangıç tarihi; okul veya kurslarda ilk uçuşa, atlayışa, dalışa başlanılan tarihtir.
Uçuştan, atlayıştan, dalıştan ayrılma tarihi ise durumlarına göre, a) Uçuş, atlayış, dalış kıymetlendirme kurullarının karar tasdik tarihi, b) Yetkili sağlık kurulu raporunun tasdik tarihi, c) Uçuculardan istekleri üzerine ayrılmaları kabul edilenlerin dilekçe tarihidir. Başlangıç ve uçuştan, atlayıştan, dalıştan ayrılma tarihleri arasındaki süre; uçuş, atlayış, dalış hizmet süresidir...
Bunlardan yalnızca denizaltı hizmetini tanımlayan 3-(g) fıkrası hükmüne dayandığında bir denizaltıcı personelin hizmet süresinin hesabında ancak ve ancak kadrosu denizaltı olan görevlerde geçen hizmetinin dikkate alınacağı, niteliklerini koruyor olsa ve bu hususta herhangi bir engeli bulunmasa bile eğer görev yeri, denizaltı hizmet süresinden sayılmayacağı gibi bir sonuca varılabilir. Ancak kanunun, başlığı Denizaltı...hizmet süresi olarak açıklıkla belirlenen (g) bendinde böyle bir kabule olanak tanımayacak ve her türlü tereddüdü ortadan kaldıracak şekilde ilk dalıştan itibaren dalıcılıktan ayrılıncaya kadar ki süre, denizaltı hizmet süresi olarak değerlendirilmiştir. Burada görev yapılan kadronun, denizaltı olarak gösterilmesine ilişkin bir koşula yer verilmediği görülmektedir.
Bu kuralda geçen dalgıçlıktan ayrılma, kadrosu dalgıç olmayan bir görev yerine atanma mıdır? Daha açık bir deyimle böyle bir atama denizaltıcılıktan hizmet süresi açısından dalgıçlıktan ayrılma olarak değerlendirilebilecek midir? Gerçekte 3-J bendi hükmünün açık ifadesi bu soruya yanıt vermektedir. Bu yanıt da olumsuzdur. Kaldı ki Hizmet Süresinin Hesabı başlıklı olup metni ilgili yerinde yazılmış olan 12 nci madde de dalıştan ayrılışın, personelin hizmet safahatına göre yapılacak bir atanma ile değil, dalış kıymetlendirme kurulu kararı ile veya yetkili sağlık kurulu raporu üzerine mümkün olacağı, görev yerine ve kadrosuna bağlı olmaksızın ilk dalıştan itibaren dalış kıymetlendirme kurulunun veya yetkili sağlık kurulunun dalıştan ayırma kararının onay tarihine kadar ki sürenin, dalış hizmet süresi olduğu belirtilmek suretiyle 3-J bendindeki dalgıçlıktan ayrılma ibaresine de açıklık getirilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde dalgıçlık hizmet süresinin, dalgıçlık tazminatı ödenme süresi ve koşullarıyla ilgilendirilerek bir inceleme yapılması da akla gelebilir ise de dalgıçlık hizmet süresi ve bunun hesabı ile dalgıçlık tazminatı tümüyle aynı koşullara ve esaslara bağlı hususlar değildir. Birinin koşullarının varlığı diğeri için de geçerlidir denemez. Nitekim 2629 Sayılı Kanunun Tazminatın ödenme şartları ve kesilmesi başlıklı 7 nci maddesinin c 1, 2 ve 3 ncü bentlerine göre sırasıyla dalış hizmet süresine veya tüm dalış saati toplamına göre bir yılda en az 60, 30 ve 15 saat dalış yapamayan denizaltıcı tazminat alamaz. Bu yıllık zorunlu dalış süresinde birkaç saatlik eksiği olan, kanunun amir hükmü gereği tazminat alamayacaktır. Ne var ki bu hususun, o yılın denizaltı hizmet görevinden sayılamayacağı anlamına gelmeyeceği kuşkusuzdur. Esasen dalış tazminatı alan personelden dalışla ilgisi olmayan yurtdışı daimi göreve atananların yurtdışı daimi görevlerde geçen sürelerinin Dalış Hizmet Süresinden Sayılacağı, ancak dalış Tazminatının Kesileceği hususu aynı kanunun yine 7 nci maddesinin (h) bendi hükmünü oluşturmaktadır. Bu duruma göre dalış hizmet süresinin, dalış tazminatına bağlı olarak saptanamayacağı açıklıkla ortaya çıkmaktadır.
Bu itibarla davacının, 11 Temmuz 1990 tarihinden itibaren geçen hizmet süresinin, denizaltıcı statü ve niteliklerini koruduğu, hakkında kıymetlendirme kurulu veya sağlık kurulu kararı ile denizaltıcılıktan ayırma işlemi tesis edilmediği ve düzenli olarak zorunlu dalışlarını tamamladığı dikkate alındığında 2629 sayılı kanunun 3-J ve 12 nci maddeleri uyarınca denizaltı hizmet süresi olarak değerlendirilmesinin gerektiği kanaatine ulaşılmış, denizaltı kadrosu olmayan görev yerlerindeki hizmet sürelerinin değerlendirilmeyeceğine dair davalı idare işleminin sebep ve amaç öğeleriyle hukuka aykırı düştüğü kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hukuka aykırı bulunan, davacının denizaltı kadrosu olmayan görev yerlerindeki hizmetinin, denizaltı hizmet süresinden sayılmaması İŞLEMİNİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy