(Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 6, 8, 13)
Davacı vekili, 12.9.1997 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 3.Or.Elk.Hrp.Tb.K.lığı emrinde görevli olan müvekkilinin, görevini başarılı bir şekilde yapmakta iken, hiçbir haklı ve gerçek nedene dayanmaksızın tek taraflı olarak sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin takdirleri olduğunu, hiçbir disiplinsizlik ve görevi ihmali olmadığını belirterek, idarece tesis edilen sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırı fesih işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6.maddesinde uzman erbaş olacaklarda aranacak şartlar tadat edildikten sonra maddenin 2.fıkrasında ... Güvenlik soruşturması tamamlanmayan personelin göreve başlatılmayacağı, TSK. lerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimseyenler uzman erbaş olarak istihdam edilmezler. denilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 13. md. sinin son fıkrasında da, uzman erbaş olarak göreve başlayanlardan, daha sonra bu Yönetmelikte belirtilen şartlara sahip olmadığı anlaşılanlar hakkında da fesih işlemi yapılır denilmiştir.
Dava dosyası ve dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde; 1993 yılında 2 yıl süreyle uzman erbaşlığa nasbedilen ve 1995 yılında sözleşmesi 5 yıl süreyle yenilenen davacının, 1994-1996 yılları sicillerinin pekiyi, 1997 yılı sicilinin ise iyi düzeyde takdir edildiği, meslek safahatı içerisinde 14.4.1995 ve 6.11.1996 tarihlerinde verilen iki adet takdirinin bulunduğu, hiçbir uyarı ve cezasının bulunmadığı, sicil üstlerince hakkında düzenlenen kanaat belgesinde, diğer olumlu kanaatlerle birlikte davacının Atatürk ilkelerine bağlı olduğunun ve tespit edilmiş ideolojik bir görüşünün olmadığının da belirtildiği, Kars 3.Ordu Elektronik Harp Tabur K.lığı emrinde görevli iken 3 ncü Ordu Komutanlığının 8.7.1997 tarih ve İSTH:3590-322-97/İKK. ve GÜV. Ş.(421) sayılı fesih emri ile Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6, 8 ve 13. maddeleri gereğince sözleşmesi feshedilerek TSK. den ilişiğinin kesildiği açıkça anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı idare tarafından gönderilen, savunma ve ekindeki gizli belgelerden, davacının Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6.maddesinde belirtilen şartları yitirdiğinden bahisle, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6, 8 ve 13. maddesinin son fıkrası uyarınca fesih işleminin tesis edildiği anlaşılmakta ise de, Uzman Erbaş Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak Uzman Onbaşı rütbesi ile göreve başlatılan ve bilahare Uzman Çavuşluğa terfi ettirilen davacının, görev safahatı içerisinde hiçbir uyarı, ikaz ve ceza almaması, çalıştığı farklı sicil üstleri tarafından olumlu ve uyumlu çalışmaları nedeni ile takdir edilmesi, hakkında düzenlenen sicillerin de tamamen olumlu olması karşısında, davacının Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6. maddesinde belirtilen şartları yitirdiği savının soyut bir iddiadan ibaret olması, gerek şahsi dosyasındaki ve idare tarafından Mahkememize gönderilen bilgi ve belgelerden gerekse Mahkememizce yapılan tüm araştırmalara rağmen bu savı doğrulayacak herhangi somut bir bilgi ve dayanak elde edilemediğinden tesis edilen işlemin sebep ve maksat unsuru yönünden sakat bir işlem olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka ve yürürlükteki mevzuata aykırı olarak tesis edilen uzman erbaşlık sözleşmesinin feshi İŞLEMİNİN İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının yürürlükteki mevzuat gereğince tesis edilen uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesi işleminin tüm unsurları ile hukuka uygun olduğu kanaatinde olduğumuzdan, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine karar alan sayın çoğunluğun görüşüne katılamadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy