(1602 S. K. m. 40)
Davacı, 23.7.1997 tarihinde AYİM. kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; TSK. lerine Mensup Sb. ve Astb. Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 11. md. sinin c bendindeki Yasadışı olaylara katıldıkları tespit edilenler, genel kuraya iştirak ettirilmeyerek Kuvvet Komutanlıklarınca ve Jandarma Genel komutanlığınca uygun görülecek görev yerlerine kur'a ile atandırılırlar hükmünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir davada süre kamu düzenine ilişkin hususlardan olduğundan öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir.
1602 sayılı AYİM. Kanunun 40.maddesinde Kanuna göre ilanı gereken düzenleyici ve genel tasarruflara karşı, ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir. Ancak bu tasarrufların kendilerine uygulanması üzerine, ilgililer düzenleyici tasarruf veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açmakta muhtardırlar..."denilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının iptali istenen yönetmelik hükmüne dayanılarak KKK. lığının 29.7.1996 tarihli yazısı ile 28.Mknz.Tug.Ds.Kt.Ord.BI.D/Ds.takım komutanı olarak atandığı ve atama emrinin davacıya 31.7.1996 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı, iptalini istediği hükmün hakkında uygulandığını kendisine 28.10.1996 tarihinde tebliğ edilen idarenin cevap dilekçesinden öğrendiğini, mahkemenin yorum tarzına göre bu düzenleyici işlemin hukuka aykırılığının ise, red kararının kendisine tebliğ edildiği tarih olan, 24.6.1997 tarihinde ortaya çıktığını, 1602 S.K. 0.maddesinde öngörülen sürenin, işlemin hukuka aykırı olduğunun ortaya çıktığı tarih olan 24.6.1997 tarihinden başlatılması gerektiğini belirtmiştir.
Oysa konuyla ilgili olarak 1602 S.K. 40. maddesinde, düzenleyici ve genel tasarruflara karşı hukuka aykırı olduğunun ortaya çıktığı tarihten itibaren dava açılacağından hiçbir şekilde sözedilmediği gibi, açıkça kanuna göre ilanı gereken tasarruflara karşı ilan tarihini izleyen günden, ayrıca bu tasarrufların kendilerine uygulanması üzerine, ilgililerin düzenleyici tasarruf veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açılabileceğinden söz etmiştir. Bu duruma göre davacının bu karara dayanılarak tesis edilen işlemin kendisine tebliğ edildiği 31.7.1996 tarihinden itibaren almış gün içerisinde atama işleminin iptali için açtığı dava ile birlikte veya bu süre içerisinde müstakilen düzenleyici tasarrufun iptali için dava açması gerekirken belirtilen altmış gün içerisinde davasını açmadığı, bu tarihten çok sonraki bir tarih olan 17.7.1997 tarihinde iptal davasını açtığı, kaldı ki iptalini istediği hükmün (düzenleyici tasarrufun) hakkında uygulandığını öğrendiğini beyan 28.10.1996 tarihinden itibaren de altmış günlük dava açma süresini geçirdiği anlaşılmıştır.
İdari davalarda dava açma süresi hak düşürücü bir süre olarak kabul edildiğinden açıklanan nedenlerle, 1602 S.K.nün 40. md. sinde belirtilen 60 günlük süre geçirildikten sonra açılan davanın süre yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy