(1632 S. K. m. 29, 35, 36) (2709 S. K. m. 138)
Davacı, 2 Eylül 1997 günü kayda geçen ilk ve dilekçe reddinden sonra süresinde verdiği 23 Ekim 1997 günü kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; Askeri Hastahane Sağlık Kurulunca Denizin kara birliklerinde istihdamı uygundur kararlı raporuna ve AYİM 1.Dairesinin resen TSK.nden ayırma işleminin iptaline dair verdiği karara itibar etmeyen idarenin tesis ettiği resen ayırma işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia ve iptalini talep etmiştir.
1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun Feri Cezalar başlıklı 29 ncu maddesi, Askeri şahıslar hakkında hükmolunacak Feri Askeri cezalar şunlardır:
A) Zabitler hakkında;
1- Tart,
2- İhraç,
B) Gedikli küçük Zabitler hakkında;
1- Tart,
2- Rütbenin geri alınması,
C) Diğer efrat hakkında;
Rütbenin geri alınması hükmünü içermektedir.
Rütbenin geri alınması cezasının hangi hallerde uygulanacağını belirleyen 35 nci maddede, A) Aşağıdaki hallerde rütbenin geri alınması cezası her halde hükmolunur:
1- Ağır hapis ve bir seneden ziyade hapis cezasıyla beraber,
2- Hırsızlık, emniyeti suiistimal, sahtekarlık, dolandırıcılık, yalan yere şahitlik ve yalan yere yemin, cürüm tasnii, iftira, irtikap, irtişa, ihtilas suçlarından biriyle altı aydan aşağı hapis cezalarıyla beraber,
3- Bir seneden ziyade memuriyetten mahrumiyet cezasıyla beraber,
B) Aşağıdaki hallerde rütbenin geri alınması cezası hükmolunabilir:
1- Bir sene veya daha az hapis cezasıyla beraber,
2- Mükerrer hapis cezasıyla beraber denmektedir.
36 ncı maddede ise, rütbenin geri alınması cezasının hükümlünün erliğe indirilmesi ve emeklilik hakkı saklı kalmak kaydıyla kazanmış olduğu haklarının, ayrıca bir hükme GEREK OLMAKSIZIN yitirilmesi sonucunu doğurduğu açıklıkla ifade edilmektedir.
Davacının firar ve evrakta sahtekarlık suçlarından yargılandığı Donanma K.lığı Askeri Mahkemesince 23 Ocak 1997 gün ve 1997/16-4 Esas ve Karar sayılı kararla 12 ay 15 gün hapis ve Askeri Ceza Kanununun 35/B-2 maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına karar verildiği ve bu kararın Askeri Yargıtay 5 nci Dairesinin 7.5.1997 gün ve 1997/324-318 Esas ve Karar sayılı ilamı ile onanması sonucu kesinleştiği dosya içeriği ile anlaşıldığından, anılan ilamın Anayasanın 138 nci maddesi uyarınca, yerine getirilmesinden ibaret olan, davacının TSK.nden ayırma işlemine tabi tutulmasının hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığına ve yasal dayanağı bulunmayan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy