(211 S. K. m. 74) (926 S. K. m. 4, 117, 118) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 359)
Davacı 6.11.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve 4.3.1998 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Çanakkale Onarım Destek K.lığında İşletme amiri olarak görev yapmaktayken Dz.K.K.lığının 3/97 Sayılı atama emriyle Çanakkale Muayene Komisyon Bşk.lığına atandığını, 2.7.1997 tarihinde bu görevine katıldığını, bu göreve katılalı 12 gün olmuşken Onarım Destek Komutanına işten el çektirilmesi nedeniyle, 14.7.1997 tarihinde verilen emirle vekaleten Onarım Destek Komutanlığı görevine getirildiğini, akabinde de Dz.K.K.lığının 9/97 sayılı atama emri ile bu göreve 16.7.1997 tarihinden itibaren asaleten atandığını, bu görevini başarı ile sürdürmekteyken 25.8.1997 tarihinde yeni atanan Çanakkale Boğaz Komutanının göreve başladığını, akabinde de Dz.K.K.lığının 14/97 sayılı atama emri ile bu görevden alınarak Çanakkale Boğaz Komutanlığı Teknik Şb. Md. lüğüne atandığını, kendi yerine ise Kd.Bnb. rütbesindeki bir subayın Onarım Destek Komutanlığına getirildiğini, 1,5 ay gibi kısa sürede ortada herhangi bir başarısızlığı yokken, üstelik albay rütbesinde olduğu halde kadrosu yarbay olan bir göreve atandırılmak suretiyle, cezalandırılması yoluna gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, atamasının Atama Yönetmeliğinin 24/f maddesi uyarınca tesis edildiği yolundaki savunmanın hukuka aykırı olduğunu, çünkü ortada sıralı sicil üstlerince saptanan bir görevde yetersizlik halinin değil, sadece bir sicil üstünün kanaatinin söz konusu olduğunu, savunmada sözü edilen disiplin cezalarının dava konusu ile bir ilgisinin bulunmadığını, kendisine yöneltilen ve görevde yetersizlik/zafiyet suçlamalarının da dayanaksız olduğunu, gerçekte yeni atanan Çanakkale Boğaz Komutanının 26.8.1997 tarihinde yayınladığı Tetkik/İnceleme Gezisi konulu emri uyarınca, komutanı olduğu birliğin 2.9.1997 günü anılan komutanca 14.00 - 16.00 saatleri arasında tetkik ve incelemeye tabi tutulduğunu, bu esnada kendisinden Onarım Destek Komutanlığından beklenen Onarım destek faaliyetleri hakkında detaylı herhangi bir bilgi ve belge istenmediği gibi, bu faaliyetlerin yürütülmesi hakkında kendisine gerek o esnada gerekse takibeden günlerde herhangi bir tenkit ya da uyarıda bulunulmadığını, esasen savunmada temas edilen iş yükü/iş gücü/planlama, mesleki bilgi, yönetim yönünden tespit edildiği söylenen eksiklik ya da yetersizlik iddialarının tamamen soyut beyanlar mesabesinde olduğunu ve herhangi bir belgeye dayanmadığını, dolayısıyla tesis edilen atama işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi 27.1.1998 tarihli Dairemiz kararıyla oyçokluğuyla reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı subayın 28.7.1996 tarihinde Çanakkale Onarım Destek Komutanlığı İşletme amiri olarak göreve başladığı, bu görevini sürdürmekteyken Dz.K.K.lığının 1.4.1997 tarihli genel atamaları ile Çanakkale Muayene Komisyon Başkanlığı görevine atandığı, 2.7.1997 tarihinde bu görevine katıldığı, Çanakkale Onarım Destek Komutanı subay hakkında yürütülen adli soruşturma nedeniyle işten el çektirilmesi nedeniyle Çanakkale Boğaz Komutanlığının 14.7.1997 tarihli görevlendirme emriyle davacının vekaleten Çanakkale Onarım Destek Komutanlığına getirildiği, akabinde de Dz.K.K.lığının 16.7.1997 tarihli atamaları ile davacının bu göreve asaleten atandığı, davacının vekaleten yürüttüğü bu göreve 22.7.1997 tarihinde asaleten katılışının bildirildiği, Çanakkale Boğaz Komutanlığına yeni atanan amiralin 25.8.1997 tarihinde bu görevine katıldığı, anılan komutanın 26.8.1997 tarihinde yayınlanan Tetkik/İnceleme Gezisi konulu emri ile Çanakkale Boğaz Komutanlığı bağlısı birlik/Kurumlarda EK - Adaki program dahilinde tetkik/incelemelerde bulunulacağının bildirildiği ve 1 - 3 Eylül 1997 tarihleri arasındaki bu programda, davacının komutanı olduğu Çanakkale Onarım Destek Komutanlığının 2.9.1997 günü saat 14.00 - 16.00 arasında denetleneceğinin belirtildiği, programa göre bu iki saatin 20 dakikasının cephe denetlemesi, 25 dakikasının brifing ve 1 saat 15 dakikasının birliğin denetlenmesine ayrıldığı, Çanakkale Boğaz Komutanının bu tetkik/incelemeden bir gün sonra 3.9.1997 tarihinde davacı hakkında Dz.K.K.lığına atama teklifinde bulunduğu ve buna gerekçe olarak da davacının mesleki bilgi, planlama ve yönetim yönünden görevini başaramayacağı kanaatine varılmasının gösterildiği, bu teklifin akabinde Dz.K.K.lığının 11.9.1997 tarihli atamaları ile 30.8.1997 tarihinde albaylığa terfi etmiş olan davacının bu görevinden alınarak kadrosu yarbay olan Çanakkale Boğaz Komutanlığı Teknik Şb. Md.lüğüne atandığı, davacının yerine de Kd. Bnb. rütbesinde bir subayın Onarım Destek Komutanlığına atandığı, davacının söz konusu atama işleminin iptali için 6.11.1997 tarihinde ve süresinde AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare savunma beyanlarına göre, davacı hakkındaki atama işleminin hukuki gerekçesi; Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay Ve Astsubayların Atanma Ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 24/f maddesinde belirtilen Sıralı Sicil Üstlerince görevde verimli olunamadığının saptanması nedenine dayandırılmıştır.
Atama Yönetmeliğinin 24/f maddesinde belirtilen söz konusu atama nedeninin gerçekleşmiş sayılabilmesi için, sıralı sicil üstlerince salt ilgili hakkında bir atama teklifi yapılması yeterli sayılamaz. Çünkü, yönetmelik bu konudaki teklifin ancak sıralı sicil üstlerince görevde verimli olunamadığının saptanması halinde atamaya esas tutulabileceği konusunda amir bir hükmü öngörmektedir. Hukuki gerçek bu olduğuna göre de, davacının görevde verimli olmadığının saptanması da, kuşkusuz belgeye dayalı bulunmalı ve sıralı sicil üstlerinin atama teklifi konusundaki takdirlerinin hukuka uygun olup olmadığının denetlenebilmesine imkan verecek mahiyette olmalıdır. Dava konusunda ise davacının görevde başarısızlığı (verimsizliğini) saptama olarak nitelendirilebilecek olan atama teklifinin, yalnızca 1. nci sicil üstü olan göreve yeni başlayan Çanakkale Boğaz Komutanı tarafından 3.9.1997 tarihinde yapıldığı, Yönetmeliğin 24/f maddesinde öngörülen diğer sıralı sicil üstlerinin (11. ve 111. sicil üstleri) davacıya ilişkin bir görevde verimli olunamadığının saptanması tespitlerinin ve aynı nedenle atama tekliflerinin bulunmadığı, söz konusu atama teklifini yapan sicil üstünün ise 25.8.1997 tarihinde yeni görevine katıldığı, 2.9.1997 tarihinde davacının birliğinde tetkik/incelemede bulunduğu ve hemen ertesi gün 3.9.1997 tarihinde, yeni göreve katılmasından 8 mesai günü sonra davacının mesleki bilgi, planlama ve yönetim yönünden görevini başaramayacağı kanaatine vardığını belirterek, davacı hakkında atama teklifinde bulunduğu maddi bir vakıadır. Bu kadar kısa bir sürede hiçbir komutan ya da amirin Atama Yönetmeliğinin 24/f maddesi anlamında, maiyeti bir personelin görevde verimli olamayacağını saptayıp, tespit edebilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. Nitekim, Subay ve Astsubay Sivil Yönetmelikleri de, bu hukuki gerçeğin ışığında, üç aylık birlikte çalışma koşulu gerçekleşmeden sicil düzenlenebilmesini dahi yasaklamış bulunmaktadır. Şu halde, davacı hakkında gösterilen ve somut hiç bir bilgi ve belgeye dayanmayan, mücerret bir başarısızlık iddiasından ibaret atama teklifine hukukilik atfetmek mümkün değildir. Gerçekten, davacının 1,5 aylık Onarım Destek Komutanlığı görev süresi zarfında, ifa ettiği görevden dolayı bir uyarı, tecziye, menfi denetleme raporu, adli soruşturma vb herhangi bir mesleki zafiyetinin mevcut olmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan; davacının görevde verimli olamadığının hangi ölçü ve kriterlere göre saptandığı anlaşılamamaktadır.
Öte yandan, davacının subaylık safahatı boyunca almış olduğu muhtelif disiplin cezalarının dava konusu atama işlemi ile doğrudan bir ilgisi bulunmadığı gibi; dosyada davacının bu görevden alınmasını gerektirecek başkaca bir idari, asayiş ve zaruri nedenin de mevcut olmadığı görülmektedir.
Konunun diğer bir cephesi, davacının atandığı kadronun yarbay , kendisinin ise albay olması olgusudur. Bu husus, davalı idarece de kabul edilmekte ve davacının Çanakkale garnizonu içinde rütbesine uygun bir kadro bulunamaması nedeniyle, ilk genel atama dönemine kadar zorunlu olarak bu göreve atandırıldığı belirtilmektedir.
Bilindiği üzere, 926 sayılı Kanunun 117 nci maddesinde, TSK. leri mensuplarının atanmalarında kadro ve rütbe uyumu esasının gözetileceği kuralı getirilmiştir. Aynı Kanunun 118 ci maddesinde ise, atanmalarda hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasının birinci derecede gözetilecek husus olduğu kuralı belirtilmektedir. Keza 926 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinde, TSK. ne Mensup Subay Ve Astsubayların görev ve sorumluluklarının TSK. İç Hizmet Kanunu Ve Yönetmeliği ile diğer kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, talimname ve hizmet kadrolarının açıklamalarında gösterileceği hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda İç Hizmet Kanununun 74 ncü maddesinde aynen Hangi rütbe sahibinin hangi birlik ve askeri kurumda ne gibi vazife alacağı kadrolarda tespit edilir. denilmektedir.
Keza, İç Hizmet Yönetmeliğinin 359 ncu maddesinde ... kıtaların kuruluşları ve hangi rütbe sahibinin hangi kıtaya komuta edeceği de standart kadrolarında tespit edilmiştir. hükmü yer almaktadır.
Bu hukuki düzenlemeler karşısında, albay rütbesini haiz davacının, kadrosu yarbay olan bir görev yerine atanmasında bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Esasen, Dairemizin konuya emsal kararları da aynı doğrultudadır. (AYİM.1.D. nin 5.12.1995 tarih ve E.1995/610, K.1995/1122 sayılı kararı)
Açıklanan nedenlerle; ortada herhangi bir idari, asayiş ve zaruri neden olmadan ve Atama Yönetmeliğinin 24/f maddesinde belirtilen hukuki neden gerçekleşmediği halde, albay rütbesindeki davacının Çanakkale Onarım Destek Komutanlığı görevinden alınarak, kadrosu yarbay olan Çanakkale Boğaz Komutanlığı Teknik Şube Müdürlüğüne atanması işlemi sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı görüldüğünden İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy