(647 S. K. m. 4, 5) (657 S. K. m. 48, 98)
Davacı, 10 Kasım 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; GATA K.lığı Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Bşk.lığında görevli iken 7 Şubat 1997 tarihinde bir hasta için yapılan bir korseyi almak için gittiğinde ortopedi kliniğinde .........in çantası yanında bulunan cüzdanı oradan alıp, sonradan çok pişman olup, araştırma esnasında hemen teslim ettiğini; 657 sayılı Kanunun 137,138, 140 ve 141 nci maddelerine dayanarak T.S.K.lerinden hemen uzaklaştırıldığını, Genkur Askeri Mahkemesinin 24.07.1997 gün ve E.1997/294 , K.1997/155 sayılı Kararı ile bir ay 20 gün hapis cezası verildiğini, 647 sayılı Kanunun 4 ve 5 nci maddeleri uygulanarak neticeten ikiyüzellibin TL. para Ağır Para Cezasına mahkum edilip bunun da tecil edildiğini, Genkur Bşk.lığınca 13.10.1997 tarihinde TSKlerinden ilişiğinin kesildiğini, bu uygulamanın hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyada GATA Komutanlığı, Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanlığında görevli sivil memur iken, hırsızlık suçunu işlemesi ve bu suçtan mahkum olması nedeniyle memuriyetten çıkarılan davacının bu işlemin iptali istemiyle dava açtığı görülmektedir.
Davacının ortopedi kliniğine bir iş için gittiğinde orada masa üzerinde duran ve ............e ait içinde para bulunan cüzdanı çaldığı ve bu nedenle hapis cezası aldığı, bu cezasının paraya çevrilerek ertelendiği dava dosyasındaki Genkur. As. Mahkemesinin 24.07.1997 gün ve 1997/294 - 155 esas ve karar sayılı kararından anlaşılmış bulunmaktadır.
Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel koşulları düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-5 maddesi; Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak hükmünü içermektedir.
Aynı Kanunun memurluğun sona ermesine ilişkin 4 ncü bölümünde yer alan ve memurluğun sona ermesi başlıklı 98 nci maddesinin (b) fıkrası ise; Devlet memurlarının, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde memurluğu sona erer. hükmüne yer vermiştir.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçtan hükümlü bulunmamak memurluğa alınma koşullarından olup, bu yüz kızartıcı suçlardan görevde bulunduğu sırada hükümlü duruma giren Devlet memurunun memuriyetine son verilecektir.
Mevcut yasal kurallar uyarınca yüz kızartıcı bir suçtan hükümlü olmak, Devlet memuriyetinin kaybı için yeterli bir neden sayılmakta, verilen ceza türünün bir önemi bulunmamaktadır.
Bilindiği gibi, 657 Sayılı Kanunun 98. maddesinin (b) fıkrasına göre memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılan veya memurlukları sırasında bu şartlardan birini kaybeden memurun memurluktan çıkarılacağının belirtilmiş olması ve yine aynı kanunun 48. maddesinin (A) bendinin 5. fıkrasında hırsızlık suçundan mahkumiyetin memuriyete alınmaya engel teşkil ettiğinin hükme bağlanması (Bu suç paraya çevrilmiş ve ertelenmişte olsa mahkumiyet mevcut olduğundan memuriyete alınmaya engeldir) karşısında hırsızlık suçundan mahkumiyeti bulunan davacının memuriyetten çıkarılmasında hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Netice olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının, yüz kızartıcı suç olarak nitelendirilen hırsızlık suçundan mahkum olması nedeniyle, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulması hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy