(3466 S. K. m. 15) (5434 S. K. m. 39)
Davacı vekili, 13.1.1997 kayıt tarihli dava dilekçesi ve 7.3.1997 kayıt tarihi cevap dilekçesinde özetle; 1993 nasıplı uzman jandarma çavuş olan müvekkilinin Muğla İl J.K.lığı emrinde iki yıl görev yaptıktan sonra Siirt-Okçular'da bulunan Jandarma Komando Tabur K.lığı emrine atandığını, burada bir gün tabur komutanının kendisine küfür ettiğini arkadaşlarından duyması ve tabur komutanına gıyabında kendisine neden küfür ettiğini sorması üzerine, tabur komutanının sinirlenip müvekkilini dövmeye kalkıştığını ve bu olaydan sonra müvekkiline ceza vermek için devamlı fırsat kollamaya başladığını, hatta bu konuda bölük komutanına da gerekli talimatı verdiğini, nitekim ortada hiçbir suç veya kusur yokken sporu emirlere göre yaptırmadığı gerekçesiyle müvekkiline 7 gün oda hapsi cezası verdiğini, daha sonra da müvekkilinin suç işlemeye tahrik edildiğini ve bazı suçlardan dolayı hakkında dosya hazırlanarak Askeri Mahkemeye verildiğini, soruşturma ve yargılama sonucu beklenmesi gerekirken kasıtlı davranılarak bir gün sonra ayırma sicili düzenlendiğini, aslında müvekkilinin bölücü örgüte karşı azim ve şevkle görev yaptığını, bu nedenle 4.11.1996 tarihinde ve ayırma sicilinin düzenlenmesinden sonra kendisine takdirname verildiğini, ayrıca haricen öğrendiklerine göre, ayırma sicili düzenlenmesine sebep olan suçlamalardan dolayı Askeri Savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, müvekkilinin bir disiplinsizliğinin olmadığını ileri sürerek, disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile özlük dosyasının incelenmesinden; Uzm.J.I.Kad.Çvş. rütbesiyle 1 nci Jandarma Komando Tabur Komutanlığı Çakırsöğüt/ŞIRNAK emrinde görevli olan davacının disiplin bozucu hareketlerde bulunması, uyarı ve cezalara rağmen ıslah olmaması, hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini düzenleyememesi, aşırı derecede menfaatine düşkün olması nedeniyle hakkında sıralı askeri sicil üstlerince 27.7.1997 tarihinde Silahtı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicili düzenlendiği ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15, Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 43/1, 2, 3 ve bu Yönetmeliğin atıfta bulunduğu Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 54/a ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39/e maddeleri gereğince Jandarma Genel Komutanlığının 27.11.1996 tarihli kararı ile sicil yoluyla emekliye sevk edildiği anlaşılmıştır.
Konuyla ilgili olarak 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15 nci maddesinde: Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklinde sicil düzenlenen uzman jandarmalar meslekten hemen çıkartılır ve haklarında Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. hükmü yer almaktadır. Bu kanunun 32 nci maddesi gereğince çıkarılmış olan Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 43 ncü maddesinde ise disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işlemlerinin sebep, şekil ve usulleri düzenlenmiş olup maddedeki ayırma sebeplerinden ikisi: 1) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, uyarı ve cezalara rağmen ıslah olmaması, 2) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi... olarak belirtilmiştir. Aynı maddede, disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulacak uzman jandarmalar hakkında yapılan işlemlerin Astsubay Sicil Yönetmeliğinde astsubaylar için öngörüler esas ve usullere göre yürütüleceği, disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulacak uzman jandarmalar hakkında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklindeki ayırma sicilinin ancak askeri sicil üstlerince düzenlenebileceği, maddede sayılan ayırma sebeplerinden en az birisinin ilgili uzman jandarmanın son rütbesine ait bir veya birkaç belge ile saptanması gerektiği de belirtilmiştir. Maddenin atıfta bulunduğu disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminde uygulanacak usuller konusu Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 54 ncü maddesinde düzenlenmiş olup maddenin (a) bendinde, disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesinin düzenlenmesinde sürenin söz konusu olmayacağı, her zaman düzenlenebileceği, bu gibi hallerde sicil üstlerinin not vermeyiş disiplinsizlik ve ahlaki durumlardan hangisine göre kesin kanaate vardıklarını belirttikten sonra Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir kanaatini yazarak Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığına gönderecekleri, burada kurulmuş bulunan komisyon tarafından sicil belgeleri ile dosya ve diğer belgelerin değerlendirilerek verilecek kararın Jandarma Genel Komutanının onayına sunulacağı ve alınacak onaya göre işlem yapılacağı açıklanmıştır.
Davalı idarenin savunmasına ekli belgelere göre, davacı hakkında yukarıda özetlenen yasal ve yönetsel düzenlemelere uygun olarak sıralı askeri sicil üstlerince Silahlı Kuvvetlerden ayırma işleminin başlatıldığı, üç sicil üstünün düzenlediği sicil belgesinde Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir. kanaati belirtildikten sonra durumunun Jandarma Genel Komutanlığına iletildiği, burada oluşturulan kurulca davacının durumunun yasa ve yönetmeliklere uygunluk ve belgelerin yeterliği ve geçerliği yönünden incelenerek karara varıldığı anlaşıldığından, dava konusu TSK.'nden ayırma işleminde yetki, şekil ve usul yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Esas yönünden incelemeye gelince; davacı hakkındaki TSK.'nden ayırma işleminin disiplinsizlik sebebine dayandırıldığı anlaşılmıştır. Konuyla ilgili olarak yukarıda özetlenen yasal ve yönetsel düzenlemeden anlaşılacağı üzere disiplinsizlik, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15 nci maddesi gereğince uzman jandarmalar hakkında TSK.'nden ayırma (meslekten çıkarma) işlemi yapılmasını gerektiren sebeplerden birisi olarak kabul edilmiştin. Bu sebebin hukuki ve maddi vakıa olarak ne zaman gerçekleşmiş sayılacağı, başka bir anlatımla hangi hukuki ve maddi vakıaların bu sebebi oluşturacağı ve nasıl saptanacağı konusu ise Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 43 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu maddeye göre, disiplinsizlik sebebinin gerçekleşmiş sayılabilmesi için ilgili uzman jandarmanın: 1) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, uyarı ve cezalara rağmen ıslah olmaması veya 2) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi ve bu durumlardan en az birinin ilgili uzman jandarmanın son rütbe dönemine ait bir veya birkaç belge ile saptanmış olması gerekmektedir.
Davacının durumu bu açıklamalara göre incelendiğinde, sicil özgeçmişinin iyi olmadığı, görevine bağlı olmayan disiplinsiz bir uzman jandarma olarak değerlendirildiği, Güney Dz.Sn.K.lığ Askeri Mahkemesinin 28.4.1994 tarih ve 1994/370-170 Esas ve Kara sayılı kararıyla asta müessir fiil suçundan 35.000. TL ağır para cezasıyla cezalandırıldığı, devriye nöbetinde denize girmek için sivil elbise giymekten dolayı 5.7.1994 tarihinde 5 gün oda hapsi cezası aldığı, tutuklu şevkini kendi özel aracıyla yaptığı için 9.9.1994 tarihinde gizli tebligatla uyarıldığı, J.Kom.Ok ve Eğt.Alay K.lığı Disiplin Mahkemesinin 11.11.1994 tarih ve 1994/217-217 Esas ve Karar sayılı kararıyla emre itaatsizlik suçundan 12 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, beden eğitimi ve sporu yönerge ve emirlere aykırı olarak yaptırmaktan dolayı 15.3.1996 tarihinde 7 gün oda hapsi cezası aldığı, disiplin tecavüzünden dolayı 6.9.1996 tarihide tevbih cezası aldığı, 4.4.1995-5.4.1996 tarihleri arasında silahlı ve teçhizatlı firar, emre itaatsizlikte ısrar ve amire mukavemet suçlarından dolayı birlik komutanlığınca 26.7.1996 tarihinde hazırlanan soruşturma dosyası nedeniyle hakkında soruşturma açıldığı anlaşılmıştır.
Bu soruşturmanın davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi Askeri Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılmamıştır. Çünkü yeterli ve geçerli kanıtlara dayanan bir soruşturma sonunda saptanan belli bir olay içerisindeki bazı davranışların disiplin bozucu nitelikte olması ile suç oluşturması birbirinden farklı olgulardır. Varlığı saptanan davranışlar suç oluşturmasa bile disiplin bozucu nitelikte olabilir. Bu disiplin bozucu davranışlar, ilgili uzman jandarmanın askeri hizmeti düzenli, sürekli ve etkin biçimde yürütülebilmesi için gerekli temel nitelikler olan itaat, göreve bağlılık ve iyi ahlak sahibi olmak niteliklerine sahip olmadığını ortaya koyacak nitelik ve niceliğe ulaştığından yada başka bir anlatımla ilgili uzman jandarmanın tutum ve davranışları bakımından genel eğitim ve yönetimi hizmetin temel gereklerine uymama yönünde olduğunda, yani itaat etmeme, göreve bağlı olmama yada iyi ahlak sahibi olmama biçiminde ortaya çıktığında hizmet gereklerine uyan, kurallara uymada titizlik gösteren personeli çalıştırma, aksine davrananlar hakkında da yasaların kendisine tanıdığı tedbirleri uygulama yetkisine sahiptir; esasen kamu hizmetlerinin düzenli, sürekli ve etkin biçimde yürütülmesi zorunluluğu ve kamu yararı da bunu gerekli kılmaktadır.
Davacının durumu bu açıklamalara göre değerlendirildiğinde, dava konusu TSK.'nden ayırma işleminin sebep, amaç ve konu unsurları yönünden de hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Şöyle ki; sicil üstlerinin gözlem ve değerlendirmelerini yansıtan sicil özgeçmişi davacının görevine karşı ilgisiz ve disiplinsiz olduğunu göstermektedir. Kanıtlanan disiplin bozucu davranışları da bu gözlem ve değerlendirmeleri doğrulamaktadır. Çünkü daha mesleğine başlar başlamaz disiplinsiz davranışlara yöneldiği, bu durumunun süreklilik gösterdiği, itaatsiz ve başına buyruk davranma eğilimi içinde olduğu anlaşılmaktadır. Silahlı ve teçhizatlı olarak firar ettiği son olayda bu tutum ve yönetiminin iyece ortaya çıktığı görülmektedir. Şöyle ki; olayla ilgili soruşturma tutanaklarına göre, 4 Nisan 1996 günü saat 19.00'da Siirt pervari Okçular köyünde 1 nci Jandarma Komando Tabur Komutanlığı bünyesinde üs koruması kapsamında bulunan mevzi nöbetine gitmek üzere 2 nci Jandarma Komando BI.K.lığı hizmet binalarından ayrılmasından sonra görevli olduğu mevzilere gitmeyerek silahlı ve tem teçhizatlı olarak üs bölgesini terk edip PKK. terör örgütü mensuplarının barındığı bilinen Caçi dağına tek başına gittiği, görevlendirilen timlerin kendisini bulmak için bölgede arama çalışmalarına başladıkları, telsiz bağlantısı kurularak yerinin belirlendiği, telsizle yapılan görüşmelerde disiplin cezalarının haksız yere verildiğini ileri sürüp tabur komutanı ile tartışmaya ve pazarlığa giriştiği, sonunda birliğe dönmesi için ikna edildiği ve sabaha karşı saat 05.00'da gelerek birliğine teslim olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu olayda başına buyruk ve isyankar davranışlarıyla sebebiyet verdiği durum büyük ve bağışlanmaz bir sorumsuzluk örneğidir. Zira arazide kendisini aramaya çıkan üstlerini ve silah arkadaşlarını, gereksiz yere belki bir kısmının hayatlarına mal olacak şekilde PKK. terör örgütünün saldırı tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu durum, davacının askerliğin gerektirdiği mutlak itaat ve sadakat bilincine ve inancına sahip olmadığını açık ve kesin olarak ortaya koymaktadır. Bu bakımdan, olaydan bir süre sonra 4.11.1996 tarihinde kendisine takdirname verilmiş olmasının bir anlam ve değeri bulunmamaktadır.
Açıklanan bütün bu nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy