(926 S. K. m. 93) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 42)
Davacı, 4.11.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; meslek hayatı boyunca olumlu ve yüksek sicil notlan almasına ve 1998 yılında kendisine takdirname vermiş olmasına rağmen, 2 nci sicil amirinin bir mesele nedeniyle kendisine küfretmesi sonucu çıkan tartışmadan dolayı ikisi hakkında üste ve asta fiilen taarruz suçundan cezai kovuşturma açıldığını ve bu nedenle de kendisine olumsuz sicil verildiğini, bunun sonucunda da kademe ilerlemesi yapamadığını belirterek, 1998 yılı sicili ve buna dayanılarak kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptali istemiyle bu davanın açıldığı görülmektedir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 15.12.1998 gün ve 1998/1052 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı astsubayın Şırnak İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli iken, anılan Komutanlığın yazısı ile 1998 yılında kademe ilerlemesi yapamadığının 11.9.1998 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, davacının da bunun üzerine sözkonusu işlem ile bunun dayanağı 1998 yılı sicilinin iptali istemiyle 4.11.1998 tarihinde bu davayı açtığı görülmektedir.
Dava konusu 1998 sicil yılının irdelenmesinde ise; anılan sicil yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince sicil tam notunun %60'ının altında sicil verilip, olumsuz yazılı kanaatler belirtildiği, 1998 yılı ortalama sicilinin sicil tam notunun %60'ının altında teşekkül etmesi nedeniyle, 1998 yılında davalı idarece kademe ilerlemesinin yapılmadığı ve bu sicil döneminde birlik içtimasına katılmaması nedeniyle, 4.2.1998 tarihinde Bölük Komutanınca tevbih cezası, emre itaatsizlik disiplin suçu nedeniyle de, yine Bölük Komutan Vekilince 27.3.1998 tarihinde şiddetli tevbih cezası ile tecziye edildiği, ayrıca 27.3.1998 tarihinde İlçe Jandarma Komutanına karşı üste fiilen taarruz suçunu işlediği ve bu suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucunda Diyarbakır 2 nci Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.2.1999 gün ve 1999/196-16 sayılı hükmü ile neticeten beş ay süre ile hapis cezasına çarptırıldığı görülmektedir. Bu nedenle de, davacıya 1998 sicil yılında sıralı sicil üstlerince bir önceki yıla göre düşük takdir edilen ve sonuçta menfi şekilde teşekkül eden sicilin dayanaksız ve haksız olduğu söylenemeyecektir. Sonuç olarak davacının 1998 yılı sicilinin Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun, objektif mahiyette bir sicil olduğu tespit edilmiş olduğundan, sicil iptaline yönelik davada haklılık unsuru bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptaline dair iddialarına gelince;
926 sayılı Kanunun 93 ve o tarihte yürürlükte olan Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 42 nci maddeleri uyarınca, astsubayların kademe ilerlemesi yapabilmesi için, o sicil yılında sicil notunun sicil tam notunun %60 ve daha yukarısında olması şart olduğundan, 1998 yılı sicili öngörülen bu notun altında teşekkül eden davacının kademe ilerlemesi yapamaması işlemi de, bu nedenle mevzuata uygun olup, davanın buna ilişkin bölümünde de davalı idareye atfı kabil bir kusur ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacıya 1998 yılında takdir edilen sicilin objektif mahiyette oluşu ve buna dayalı kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminde hukuki isabet bulunması karşısında, yasal dayanaktan yoksun olduğu anlaşılan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy