(765 S. K. m. 59, 230) (3466 S. K. m. 11, 13) (5434 S. K. m. 39)
Davacı vekili, 17.9.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.8.1992 tarihinde Uz. J.Çvş olarak göreve başladığını, 28.8.1997 tarihinde de bulunduğu rütbede iki kez kademe ilerlemesi yapamadığı gerekçesi ile resen emekliye sevkedildiğini, müvekkili hakkında düzenlenen 1996 ve 1997 sicil döneminde düzenlenen olumsuz sicillerin tamamen keyfi, indi ve objektiflikten uzak değerlendirmeler sonucu düzenlendiğini, her iki sicil döneminde görevi ihmal suçundan paraya çevrilerek tecil edilen üç aylık hapis cezası, bir iki de basit disiplin ihlallerinden başka bir cezası bulunmadığını, bunların menfi sicil düzenlenmesi için yeterli belge olmadığını belirterek, yeterli belgeye dayanmayan ve hissi nedenlerle verilen, objektiflikten uzak 1996 ve 1997 yılları sicillerinin ve bunun sonucu yetersizlikten emekliye sevk işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve dosyada bulunan belgelerden, 30.8.1992 tarihinde göreve başlayan davacının ilk olarak hakkında düzenlenen 1993 yılı sicilinin iyi derecede gerçekleştiği, müteakip 1994 ve 1995 yılı sicillerinin vasat, 1996 ve 1997 yılı sicillerinin ise olumsuz olarak gerçekleştiği, tüm sicil dönemlerinde genel olarak davacı hakkında sicil üstleri tarafından belirtilen kanaatlerin de olumsuz olduğu, 2.10.1995 tarihinde 10 gün, 26.11.1995 tarihinde 14 gün ve 3.12.1996 tarihinde 15 gün olmak üzere değişik amirlerinden toplam olarak 39 gün oda hapsi cezası aldığı, 21. Snr. Tüm. Askeri Mahkemesinin 31.7.1996 gün ve 1996/352-258 Esas ve Karar sayılı kararı ile memuriyet görevini ihmal suçundan TCK.230/1 ve 59.md. leri gereğince sonuç olarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, verilen cezanın paraya çevrilerek ertelendiği, aynı kararda unsurları yönünden oluşmayan, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçundan beraat ettiği, bunların dışında davacı hakkında Bitlis İl İdare Kurulunca 19.10.1995 tarihli lüzumu muhakeme kararı düzenlendiği, bulunduğu rütbede menfi sicil alarak iki kez kademe ilerlemesi yapamaması nedeniyle, Jandarma Genel Komutanlığının 19.8.1997 tarihli onayı ile 3466 S.K. 13, Uz.J.Atama ve Sic.Yönetmeliğinin 42 ve 5434 S.K. 39/e maddeleri gereğince yetersizlikten emekliye sevkedildiği, 28.8.1997 tarihinde de TSK.den ilişiğinin kesildiği açık bir şekilde anlaşılmıştır.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 11. maddesinde, her rütbede normal bekleme süresinin 3, en fazla beklemenin ise sıhhi izin süreleri hariç 4 yıl olduğu, terfilerin de her yıl 30 Ağustos tarihinde yapılacağı, 13.maddesinin 5 nci fıkrasında, en fazla bekleme süresi sonunda terfi edemeyenler ile bir rütbede en fazla iki defa kademe ilerlemesi yapamayan uzman jandarmaların yetersizlikten ilişiklerinin kesileceği, Uz. J. Atama ve Sic.Yönetmeliğinin 42 nci maddesinde de, normal bekleme süresi sonunda bulunduğu rütbeye ait, sicil notu ortalaması sicil tam notunun %60ından aşağı olanların o rütbede bir yıl daha bekletileceği ve mülki ve askeri sicil üstleri değişecek şekilde atamaya tabi tutulacağı, bu atamanın bulunduğu ilin dışında uygun görülecek kıta, karargah ve kuruma yapılacağı, müteakip yılda aynı nedenle terfi edemeyenler ile bir rütbede en fazla iki kez kademe ilerlemesi yapamayan uzman jandarmaların yetersizlikten emekliye sevk edileceği hüküm altına alınmıştır
Yukarıdaki açıklamalar muvacehesinde davacının konumu incelendiğinde, davacının genel sicil seyri, dava konusu sicil dönemleri ve önceki sicil dönemlerinde sicil üstlerinin davacı hakkında belirttikleri kanaatler, olumsuz olarak gerçekleşen 1996 ve 1997 yılı sicillerinin, davacının genel sicil seyrine uygun olması, bunların yanında dava konusu sicil dönemlerinde davacıya verilen disiplin cezaları ve Askeri Mahkeme tarafından verilen mahkumiyet hükmü ile bunlara ilişkin belgelerin dava konusu sicil belgelerine eklenmiş olması karşısında, dava konusu 1996 ve 1997 yılı sicillerinin tüm unsurlar ile hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, davacının bu olumsuz sicillerden dolayı aynı rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamaması nedeniyle, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13.maddesinin 5 nci fıkrası ve Uz.J.Atama ve Sic.Yönetmeliğinin 42 nci maddesi karşısında, bağlı yetkisi bulunan idarenin tesis ettiği Yetersizlik nedeniyle uzman jandarma statüsüne son verme işleminin yukarıda belirtilen hukuk ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı hakkında 1996 ve 1997 sicil döneminde düzenlenen siciller ve buna dayalı olarak idarece tesis edilen yetersizlik nedeniyle uzman jandarma statüsüne son verme işleminde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy