(926 S. K. m. 36)
Davacı vekili 16.12.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 5.3.1998 tarihli cevaba cevap layihasında özetle; müvekkilinin 30.8.1997 tarihinde üsteğmenlik rütbe bekleme süresinin dolduğunu ve yüzbaşılığa terfiini beklerken, 95.Zh.Tug.K.lığının 22.8.1997 tarihli yazısıyla Harita Yüksek Teknik Okulundaki öğreniminde başarısız olması gerekçe gösterilerek, rütbe bekleme süresinin uzatıldığını öğrendiğini, 26.8.1997 tarihinde tebellüğ ettiği bu işleme karşı müvekkilinin 20.10.1997 tarihli dilekçesiyle ihtiyari müracaatta bulunduğunu, bu tarihten itibaren 60 günlük sürede idarece herhangi bir cevap verilmemesi nedeniyle, takibeden 60 günlük sürede açılan davada süre aşımının bulunmadığını, davacının Kara Harp Okulu 2. sınıfında harita sınıfında iken, bu sınıfın lağvedildiğini ve topçu sınıfına ayrıldığı yolunda idari işlem tesis edildiğini, topçu sınıfında 4 ncü sınıfta iken KKK.lığından gelen bir emirle yeniden harita sınıfına geçirildiğini, bu arada 3 ve 4 sınıflarda harita sınıfının gerektirdiği kimi dersleri göremediğini ve 30.8.1988 tarihinde harita teğmen nasbedildiğini, Harita Yüksek Teknik Okulundaki öğrenim aşamasında davacının Harp Okulunda göremediği kimi derslerin (diferansiyel geometri, yüksek matematik, dinamik, mukavemet, ölçme bilgisi) alt yapısı olmadan verilen mühendislik eğitiminde başarısız olduğunu, Harp Okulunda Sınıf Geçme Yönetmeliği gereği bu temel mühendislik derslerinden yüz üzerinden 35 alan bir öğrenci geçebilirken, müvekkilinin ve 1988 Harp Okulu mezunu harita teğmenlerin, birlikte öğretim gördükleri 1987 mezunu harita teğmenlerin 35 alarak geçtikleri bu derslerden, 60 almalarına rağmen başarısız sayıldıklarını, nitekim müvekkilinin 1 nci sınıfta başarısız duruma düştüğü 4 dersten 3 ünün Harp Okulu 3 ncü sınıfta görmesi gereken dersler olduğunu, Harp Okulunda 35 alıp geçebileceği derslerden, kendi iradesi dışı değişiklikler nedeniyle, 60 almasına rağmen başarısız sayıldığını, salt bu nedene dayalı bir başarısızlık esas gösterilerek tesis edilen rütbe bekleme süresinin uzatılması işleminin de bu nedenle hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 30.8.1988 tarihinde Kara Harp Okulundan mezun olarak Harita Teğmen nasbedilen davacının, müteakiben Harita Yüksek Teknik Okulunda eğitime başladığı, iki yıl süreli bu okulda birinci sınıfta kaldığı, ertesi yıl başarılı olarak ikinci sınıfa geçtiği, ancak bu sınıfta da başarısız olduğu, iki yıllık bu okulu üç yıllık azami sürede bitiremeyeceği anlaşıldığından, Okul yetkili kurulunca hakkında kesin başarısızlık raporu düzenlendiği ve Hrt.Gn.K.lığının 13.11.1991 tarihli yazısıyla davacı hakkında 926 Sayılı Kanun hükümlerine göre gerekli işlemin yapılmasının KKK.lığı Personel Başkanlığından istendiği, KKK.lığı Sınıflandırma Kurulunun 20.5.1992 tarihli kararı ile davacının harita sınıfından piyade sınıfına geçirildiği ve 27.8.1992 tarihinde davalı idarece Harita Yüksek Teknik Okul K.lığından P.Ok.Öğr.Ve Kıs.A.Sb.Astsb.Kurs.Tb.K.lığı emrine atandığı, KKK.lığı Personel Başkanlığının 4.3.1993 tarihli işlemi ile davacının Harita Yüksek Teknik Okulunda 1988 - 1991 yılları arasında görmüş olduğu öğrenimde başarısız olması nedeniyle hakkında 926 sayılı kanunun 36/b maddesinin tatbiki gerektiği, yapılan bu işlemin ileride doğabilecek hukuki ihtilafları önlemek bakımından tebliğ edilmesinin uygun olacağı, dolayısıyla öğrenimde kaldığı süre kadar (2 sene, 10 ay 24 gün) rütbe bekleme süresinin uzatılacağının davacıya tebliğinin ve tebellüğ belgesinin gönderilmesinin istendiği, bu emir üzerine P.Ok.Gösteri Ve Tatbikat Tb.K.lığının 16.3.1993 tarihli yazısı ile durumun bağlısı Silah Bl.K.lığına iletilerek gerekli tebligatın yapılmasının bildirildiği, aynı emrin arkasına davacının anılan işlemi 17.3.1993 tarihinde tebellüğ ettiğine ilişkin şerh düşerek imzalandığı, dava konusu başarısızlık olmasaydı normalde 30.8.1997 tarihinde yüzbaşılık terfi sırasında olan davacının rütbe bekleme süresinin uzatıldığına ve bu nedenle yüzbaşılığa terfi ettirilmediğine ilişkin 22.8.1997 tarihli işlemin (95.Zh.Tug.K.lığı yazısının) 26.8.1997 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 30.8.1997 tarihinde yüzbaşılığa terfi ettirilmemesi üzerine 20.10.1997 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurarak, hakkındaki bu işlemin düzeltilmesini talep ettiği, bu başvuruya idarece herhangi bir cevap verilmemesi üzerine, söz konusu menfi işlemin iptali için davacının vekili marifetiyle 16.12.1997 tarihinde AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Gerek davalı idare, gerekse Başsavcılıkça farklı görüşler serdedilerek davada süre bulunduğu öne sürüldüğünden; önce rütbe bekleme süresinin uzatılması işleminin hukuki mahiyetinin ve ardından davada süre olup olmadığının irdelenmesi gerekli bulunmaktadır.
926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 36 ncı maddesinin (b) fıkrasında Silahlı Kuvvetler hesabına veya izinli olarak yurt içinde veya yurt dışında her çeşit öğrenim, kurs ve staja gönderilen subaylardan, öğrenim, kurs veya stajlarını bu kanun hükümlerine göre hazırlanacak yönetmelikte gösterilen süre ve şartlar içinde bitiremeyen, başarısızlık veya diğer sebeplerle bu yönetmelikte gösterilen sürelerden fazla sınıfta kalmak suretiyle bu süre içerisinde bitirmelerine imkan olmayan, üniversiteler, yüksek okullar veya sınıf okulları yönetmeliklerine göre öğrencilikle ilişikleri kesilen, devamsızlık, başarısızlık, uygunsuz hallerinden dolayı eğitimlerine son verilen veya devre kaybedenlerin öğrenim, kurs veya stajda kaldıkları süreler kadar bekleme süreleri uzatılır... denilmektedir.
926 Sayılı Kanunun 36/b maddesinde belirtilen eğitim, öğretim ya da kursta başarısızlık nedeniyle rütbe bekleme süresinin uzatılması işleminin, iki ayrı işlemden oluştuğu ve bunlardan birincisinin eğitim, öğretim ya da kursta başarısız sayılma işlemi, diğerinin ise bulunulan rütbenin son yılında tesis edilen terfi ettirmeme ve başarısız geçen süre kadar rütbe bekleme süresinin uzatılması şeklindeki olumsuz işlem olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Öğretide genel kabul gördüğü üzere, zincir işlemler kuramına karşıt olarak geliştirilen ayrılabilir işlemler kuramına göre, zincirin parçası durumundaki halka işlemler ile nihai işlem arasındaki bağın zayıf ve çözülebilir nitelikte olması halinde, bu işlemlerin zincirden koparılarak, bağımsız olarak iptal davasına konu yapılabileceği ilkesi benimsenmiştir. (Celal ERKUT, İdari İşlemin Kimliği, Ankara 1990, s.123)
Dava konusu bakımından da Mahkememizin uzun yıllardır süregelen istikrarlı uygulaması, bu iki halka işlemden birincisinin (eğitim, öğretim ya da kursta başarısız sayılma), nihai işlem olan rütbe bekleme süresinin uzatılması işleminden ayrılabilir nitelikte olduğu, ilk halka işlemin nihai işlemle zayıf ve çözülebilir bir hukuki bağla bağlı bulunduğu, dolayısıyla ayrı bir iptal davasına konu yapılabileceği yolundadır. Ayrı kuramın doğal bir yansıması olarak, ilgili personel, icrailik, kesinlik ve yürütülebilirlik özelliklerini gösteren, ileride tesis edilecek nihai işleme de (rütbe bekleme süresinin uzatılması) kesin dayanak teşkil edecek olan bu halka işleme (başarısızlık olgusuna) karşı süresinde ayrı bir iptal davası açmadığı takdirde, yapay sıhhat kazanacak olan bu işlemin ileride iptalini talep etme imkanını da yitirmiş olacak ve yalnızca nihai işlemi (birleşme - işlemi) dava konusu yapabilecektir. (AYİM. Drl. Krl.20.12.1990 tarih ve E.1989/16, K.1990/11; AYİM.1.D.26.2.1991 tarih ve E.1990/1393, K.1991/600 sayılı kararları)
Dava konusunda da, davacının Harita Teknik Yüksek Okulundan başarısızlık nedeniyle ilişiğinin kesilmesinden (en geç 13.11.1991 tarihinden) itibaren 60 gün içinde ihtiyari başvuruda bulunmadığı ve yine bu süre içinde doğrudan bir iptal davası açıp başarısızlığın nedenlerine ilişkin bu davada ileri sürdüğü iddiaları serdetmediği açık olduğuna göre; artık aradan altı yıl geçtikten sonra söz konusu başarısızlık olgusunun tartışılabilmesine hukuki imkan bulunmadığından, bu davada eğitim - öğretimde başarısızlık işleminin denetlenebilmesi söz konusu olamayacaktır.
Konunun rütbe bekleme süresinin uzatılması işlemi yönünden irdelenmesine gelince:
Dava konusunda, davacının öğrenimde başarısızlık nedeniyle rütbe bekleme süresinin 2 yıl, 10 ay, 24 gün uzatılacağına dair işlemin, davalı idarece davacıya iki kez (17.3.1993 ve 26.8.1997 tarihlerinde) tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Başsavcılık düşüncesinde de 17.3.1993 tarihli bildirim esas alınmış ve davanın süre yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Dairemizin yukarıda temas edilen kararında da işaret edildiği üzere, idarenin daha önceki yıllarda ilgili personelin rütbe bekleme süresinin ne zaman dolacağına ilişkin bir işlem yapmaya, bu yolda işlem tesisine ihtiyacı ve gereği yoktur. Çünkü bekleme süreleri kanunda yapılacak değişikliğe bağlı olarak her zaman değişebileceği gibi, rütbe bekleme sürelerini uzatan nedenlerin de her zaman kanunla değişebileceği kuşkusuzdur. Bu nedenle, ilgili personelin rütbe bekleme süresinin idarece inceleme konusu yapılması; ilgilinin nasıp tarihine ve incelemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasa metninde belirtilen rütbe bekleme sürelerine ve bekleme süresinin uzatılması nedenlerine göre, bulunulan rütbedeki son yıl içerisinde olacaktır.
Gerçekten, öğrenim, eğitim ve kursta başarısızlık halinin varlığına rağmen, ilgili personel bulunduğu rütbenin sonuna kadar emsalleriyle birlikte normal kademe ilerlemesi ve rütbe kıdemliliği yapacak (şartları varsa), ancak bekleme süresinin son yılında emsalleriyle birlikte terfi ettirilmeyerek, başarısız olduğu süre kadar rütbe bekleme süresi uzatılacaktır. Diğer bir deyişle, salt rütbe bekleme süresinin uzatılması işlemi yönünden, eğitim, öğretim ve kursta başarısızlık dolayısıyla ilgilinin ancak mutasavver bir menfaat ihlali söz konusu olabilir ve bu halde de idare hukukunda artık kökleşmiş olan menfaatin güncel - aktüel - olması dava şartı gerçekleşemeyeceğinden; başarısızlık olgusunu takiben ne kadar süre ile rütbe bekleme süresinin uzatılacağına dair ilgiliye yapılacak bildirimlerin rütbe bekleme süresinin uzatılması işlemine esas bir bildirim kabul edilip, sürenin bu bildirim tarihinden başlatılabilmesine hukuken imkan yoktur. Nitekim Dairemizin emsal bir kararında da ...Dil kursuna devamsızlığı sebebiyle kursta kaldığı süre kadar rütbe bekleme süresinin uzatılacağı tebliğ edilen davacının, halihazırda rütbe ve nasıp itibariyle emsallerinden farklı bir durumu bulunmadığına, dolayısıyla ihlal edilmiş bir menfaati olmadığına göre, ileride emsalleriyle birlikte terfi ettirilmediği takdirde dava açmakta muhtar olmak üzere, halen tetkik kabiliyeti bulunmayan davanın reddine... denilmek suretiyle bu husus vurgulanmıştır. (AYİM.1.D. 30.11.1976 tarih ve E.1976/507, K.1976/2404 sayılı kararı) Dolayısıyla, davacıya 17.3.1993 tarihinde yapılan bildirimin rütbe bekleme süresinin uzatılması işlemi olarak kabulü ve dava açma süresine esas alınması mümkün değildir. Dava açma süresine esas gerçek işlem ise yukarıda belirtilen ilkelere uygun şekilde, bulunulan rütbenin (üsteğmenliğinin) son yılında tesis edilip davacıya 26.8.1997 tarihinde tebliğ edilen, rütbe bekleme süresinin 2 yıl, 10 ay, 24 gün uzatılacağına ilişkin işlem olup; süre başlangıcı da bu işleme göre belirlenecektir. 26.8.1997 olan tebliğ tarihini takiben 20.10.1997 tarihli ihtiyari başvuru ve 60 günlük bekleme süresini müteakip 16.12.1997 olan dava tarihi itibariyle de, davanın süresinde açıldığı açıkça görüldüğünden; gerek Başsavcılığın gerekse davalı idarenin davada süre bulunduğuna ilişkin iddialarına itibar edilememiştir.
Şu halde, dava konusu olan rütbe bekleme süresinin uzatılması işleminin esastan incelenmesi gerekli bulunmaktadır. Bu yönde yapılan incelemede, işlemin davacının bulunduğu üsteğmenlik rütbesinin son yılında tesis edildiği, bu tarihte 926 Sayılı Kanunun 36/b maddesinde öngörülen ve rütbe bekleme süresini uzatan hukuki sebeplerin (eğitimde başarısızlık) varlığını devam ettirdiği, rütbe bekleme süresinin uzatılmasında maddi bir hatanın mevcut olmayıp başarısız olarak eğitimde geçen 2 yıl, 10 ay, 24 günlük uzatma süresinin isabetli bulunduğu, dolayısıyla tesis edilen işlemin hukuka aykırı bir mahiyetinin olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının eğitimdeki başarısızlığının nedenlerine dair iddialarının ise yukarıda açıklanan sebeplerle bu davada inceleme konusu yapılamayacağına, başarısızlık olgusunun evvelce dava açılmamak suretiyle yapay sıhhat kazandığına bir kez daha işaret etmekle yetinilecektir.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen 2 yıl, 10 ay, 24 gün rütbe bekleme süresinin uzatılması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy