(3713 S. K. m. 20)
Davacı 27 Mayıs 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1992-1994 yılları arasında Tatvan/Bitlis'te konuşlandırılmış bulunan, Ö. Zh.Tug. ve Bitlis İl Güvenlik Komutanlığı görevlerini yürüttüğünü, iki yıllık görevinin 253 gecesini Kuzey Irak ve Bitlis Dağlarında terörle mücadele ederek geçirmesi nedeniyle yaptığı Terörle Mücadele nedeniyle PKK. terör örgütü ve sempatizanlarının hakkında ölüm kararı aldıklarını, bilahare Genelkurmay Silahlanma, Savunma ve Araştırma Daire Başkanlığında iki yıl görev icra ettikten sonra 30.08.1996'da kadrosuzluk nedeniyle emekli edildiğini, Terörle Mücadele Kanunu ve Başbakanlık Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin öngördüğü, bütün koşullara haiz olduğu için 1996 yılından itibaren özel koruma altına alındığını, Özel Koruma Kararının alınmasını gerektiren durum ve koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, özel koruma kararının değiştirilerek Yakın Konut Koruma Kararı alınmasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan, genel idari yargı yerinde dava açtığını özel koruma statüsünün değiştirilerek yakın konut koruma kararının verilmesi karşısında, özel koruma kararı gereği Genel Kurmay Başkanlığınca şahsına tahsis olunan korumalı lojmanı iki ay içerisinde boşaltmak gibi hakkında mağduriyetine neden olacak bir işlemin tesis edileceği gerçeği karşısında, hukuka aykırı bulunan işlemin iptaline, davaya dayanak alınan MYS. 319-8 Yönerge hükümlerinin öncelikle durdurulması ve iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Ayrıca davacı 15.07.1998 tarihli Ek dilekçesinde ise; dava dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla beraber ayrıca özel koruma kararı bulunduğu dönemde, kendisine Emekli Statüsünde lojman tahsis olunan E.Korgeneral ..........'nın özel koruma statüsünün değiştirilmesine rağmen, lojmanda oturmaya devam ettirildiğini bu uygulamanın da eşitlik ilkesine aykırı bulunduğunu, bu nedenle de dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Dosyadan davacı emekli general 1992-1994 yılları arasında Tatvan/BİTLİS'te sonuçlandırılmış bulunan Ö. Zırhlı Tugay ve Bitlis İl Güvenlik Komutanlığı görevini yürüttüğünü ve bu görevde iken gerek bölgede gerekse Kuzey Irak'ta icra edilen harekatlarda PKK terör örgütüne büyük darbeler vurulduğunu ve bu nedenle terör örgütünün ve sempatizanı kesimin hedefi durumuna geldiğini, 30.08.1996 tarihinde emekliye sevkedildiğini ve 1996 yılından itibaren de Özel Koruma altına alınarak meskende korunmasının mutlak zorunlu olduğu görüldüğü için kendisine konut tahsis edildiğini, ancak özel koruma kararının alınmasını gerektiren durum ve şartlarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, Özel Koruma kararının değiştirilerek, Yakın Konut Koruma kararının alındığını ve bu nedenle kendisine tahsis edilen konuttan çıkarılacağını Özel Koruma konumundan çıkarılma kararına karşı Ankara 1 nci İdare Mahkemesinde dava açtığını bu nedenle kendisine tahsis edilen konuttan çıkarılma işleminin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, konuttan çıkarılma işleminin uygulanması halinde telafisi güç zararların doğacağı iddiası ile öncelikle yürütmenin durdurulması ile işlem ve ilgili yönerge hükümlerinin iptali amacıyla davacı tarafından bahsi geçen ve Ankara 1'nolu İdare Mahkemesinde Özel Koruma Kararının kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini takiben bu davayı açmış bulunmaktadır.
Öncelikle davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi konusunda AYİM. 1 nci Dairesinin 29.09.1998 tarih ve 1998/489 Esas nolu kararıyla kabul edilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş bulunmaktadır.
3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3871 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinin 2 nci fıkrası ...Korumaya alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak suretle zorunlu bulunanlar görev yaptıkları Bakanlık veya Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait konutlardan Maliye ve Gümrük Bakanlığınca rayiç kiralar dikkate alınarak tespit olunacak kira bedeli ile kiralama esaslarına göre yararlandırılır. hükmünü amirdir.
Aynı maddenin 4 ncü fıkrasında da; Koruma tedbirleriyle ilgili esas ve usuller Başbakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir. hükmü yer almaktadır.
Bu madde hükmüne göre 16.08.1991 tarihli ve 91/2114 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Teröre Karşı Koruma Tedbirleri Yönetmeliğinde, koruma altında bulunan emekli personele lojman tahsisinin hangi kriterlere göre yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamış, ancak bu konuda hazırlanan Korumaya Alınmış Emekli Personelden Meskende Korunmaları Mutlak Surette Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından İstifadeleri Hakkında Yönerge (MSY. 319-8) 23 Haziran 1993 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.
Bu düzenlemeden sonra Bakanlar Kurulunun 16 Eylül 1995 gün ve 95/7271 sayılı kararı ile Özel Koruma Hizmetleri Yönetmeliği ve Teröre Karşı Koruma Tedbirleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış ve bunların yerine geçmek üzere 3713 sayılı Kanunun 20 nci maddesine istinaden hazırlanan Koruma Hizmetleri Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur.
Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde koruma şekilleri belirlendikten sonra 26 ncı maddesinde, Hakkında Özel Koruma Kararı verilmiş emekli personelden meskende korunması mutlak surette zaruri bulunanlar, en son görev yaptığı Bakanlık veya Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait konutlardan Maliye Bakanlığınca veya kurumunca rayiç kiralar dikkate alınarak tesbit olunacak kira bedeli ile kiralama esaslarına göre veya kendi bakanlık, kurum ve kuruluşlarınca çıkartılan Yönergelerde belirlenen esaslar çerçevesinde bu amaçla yaptırılan, satın alınan veya kiralanan konutlardan yararlandırılır. hükmü öngörülmüştür.
Aynı Yönetmeliğin 43 ncü maddesinde de; Kişinin korumaya alınmasında gözönünde bulundurulacak diğer esaslar ile koruyucu tedbirlere ait hususlar ilgili bakanlık ve kuruluşların kendilerini ilgilendiren konularda çıkartacakları yönergelerle belirlenir. hükmü yer almaktadır.
1993 yılında yürürlüğe konulan Korumaya Alınmış Emekli Personelden, Meskende Korunmaları Mutlak Surette Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından İstifadeleri Hakkında Yönerge (MSY.319-8)'de değişiklikler yapılarak, yönerge yeniden düzenlenmiştir.
Anılan Yönergenin 5 nci maddesinde; Özel koruma Kararı olan emekli askeri personelden, konutlardan yararlanmak isteyenler bir dilekçe ile Garnizon Komutanlıklarına müracaat ederler. Garnizon Komutanlıklarınca; ilgili personelin Merkez Koruma Komisyonunca onaylanmış özel koruma kararı, koruma kararına ilişkin bilgi ve belgeler, muvazzaflık dönemlerinde bulundukları görevlerin yer, zaman ve birlik belirtilerek tam listesi, müracaat sahibi hakkında EK-A'da yer alan değerlendirme kriterlerinde kullanılabilecek her türlü mevcut bilgi ve belgeler müracaat dilekçesine eklenerek, konut tahsis edilmesi hakkındaki kanaat ve görüşleriyle birlikte Genelkurmay Personel Başkanlığına gönderilir. Bu kanaat ve görüşlerde;
a. Personelin korunmasını gerektiren nedenlerin güncelliği,
b. Tehdit, takip, teşhir edilme, örgüt dokümanlarında yer alma ve benzeri hususların sürekliliği,
c. Personelin hali hazırda ikamet ettiği mekanın, konum ve çevre bakımından etkin bir korumaya imkan verip vermediği, gibi hususlar belirtilir.
Genelkurmay Personel Başkanlığınca bu personelin durumlarının komisyonda görüşülmesi sağlanır. hükmü yer almaktadır.
Yönergenin 6 ncı maddesinde konut tahsisine yetkili makamın Genelkurmay Başkanlığı olduğu, Genelkurmay Başkanlığında özel koruma kararı alan emekli personelden meskende korunması mutlak surette zorunlu olanların tespiti, bu personel hakkında konut tahsis ve tahliye kararlarının alınması amacıyla Komisyon kurulacağı, bu Komisyonun Mart ve Eylül aylarının son haftasında olağan, Komisyon başkanının çağrısı üzerine de olağanüstü toplanacağı, komisyon kararlarının Genelkurmay Başkanının onayı ile tekemmül edeceği düzenlenmiştir.
Yönergenin 12 nci maddesinde de, Tahsisler, personel hakkındaki özel koruma kararının devam etmesi kaydıyla beş yıllık süre için yapılır. Ancak, kendisine konut tahsis edilen personelin özel koruma kararı değiştiği veya kaldırıldığında, ilgili Garnizon Komutanlığınca, koruma hakkındaki yeni karar en kısa süre içinde ilgili şahsa tebliğ edilerek Genelkurmay Personel Başkanlığına ve konut tahsisinden sorumlu makama bildirilir. Kararın tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde ilgili personel konutunu boşaltarak teslim eder. Koruma kararının değiştiği konutta oturan personele 1 Eylül 1 Nisan tarihleri arasında bildirildiği takdirde ve personelin de istemesi halinde, konuttan tahliyesi Haziran ayı sonuna kadar ertelenir. ... hükmüne yer verilmiştir.
Yönergenin 13 ncü maddesinin son fıkrası; Bu Yönergenin 12 nci maddesinde belirtilen durumlarda kendisine tahsis edilen konutu tahliye etmeyen personel hakkında, Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi (MSY. 319-2)'nin 35 nci maddesi hükmü uygulanır. hükmünü içermektedir.
Yukarıda belirtilen hükümlerden anlaşılacağı üzere; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20 nci maddesinde hakkında koruma kararı olan bütün emekli personele değil, sadece meskende korunması mutlak surette zorunlu bulunanlara rayiç bedelle konut kiralanacağı belirtilmiş, bu Kanuna istinaden çıkarılan Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde ise hakkında özel koruma kararı verilmiş emekli personelden meskende korunması mutlak surette zaruri bulunanlar ifadesine yer verilerek, emekli personelin koruma kararına istinaden konutlardan istifade edebilmeleri için öncelikle haklarında verilen koruma kararının özel koruma kararı olması şartı aranmış, ayrıca bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının çıkaracakları yönergeler ile bu konuya ilişkin esasları belirleyebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu düzenleme doğrultusunda hazırlanan Korumaya Alınmış Emekli Personelden Meskende Korunmaları Mutlak Surette Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından İstifadeleri Hakkında Yönerge de özel koruma kararı olan ve komisyon tarafından meskende korunmasının mutlak surette zorunlu olduğuna karar verilen personele konut tahsis edilebileceği, hakkında verilen özel koruma kararı kalkan veya değişen kişilerin de bu durumun kendilerine tebliği edildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutu boşaltacakları öngörülmüştür.
Dolayısıyla koruma altındaki emekli personele konut tahsis edilebilmesi ve tahsis edilen konutta oturmaya devam edilebilmesi için, her şeyden önce ilgili personel hakkında özel koruma kararının alınmış ve bu kararın devam etmesi gerekmektedir.
Hakkında özel koruma kararı bulunan davacının müracaatı üzerine, Genelkurmay Başkanlığının (MSY.319-8) Yönergesinde öngörülen Komisyonun 30 Eylül 1996 tarihli toplantısında kendisine konut tahsis edilmesine karar verilmiş, bu karar doğrultusunda Genelkurmay Başkanlığının 14 Ekim 1996 gün, PER: 6124-68-96/Per.D.Dismar.Ş.(1954) sayılı emri ile konut tahsis edilmiştir.
Ancak davacı hakkındaki özel koruma kararının kaldırılarak, koruma kararının yakın ve ikamette Koruma şeklinde yeniden belirlenmesi nedeniyle Genelkurmay Başkanlığının 21 Mayıs 1998 gün, PER: 6124-26-98/Per.D.Dismor. Ş.(1650) sayılı yazısı ile konutun tahliye edilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, KKK.'lığının 2 Haziran 1998 gün ve PER:6125-50-98/Mrk.D. (Özl.İşl. ve Lojm.Ş.) sayılı emri ile oturduğu konutu, koruma kararının tebliğinden itibaren iki ay içinde tahliye etmesi gerektiği davacıya bildirilmiştir.
Davalı idarenin davacının özel Koruma statüsünden çıkarılarak, yakın - konut Koruma statüsünde korumaya alınması nedeniyle işlemin hukuka uygun olduğunu iddia ettiği ve davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere korumaya alınmış emekli personelden, Meskende Korunmaları Mutlak. Surette Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından İstifadeleri Hakkındaki Yönerge'nin Kapsam başlıklı 2 nci maddesine göre bu yönerge; Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olmuş ve hakkında Özel Koruma kararı alınmış olupta meskende korunması mutlak surette zorunlu olanlardan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarına mensup personel için Milli Savunma Bakanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına mensup personel için ise İçişleri Bakanlığına ait konutlar ile anılan Bakanlıklarca bu amaçla yaptırılan, satın alınan veya kiralanan konutları, konutlardan sorumlu komutanlıkları, konutları tahsis eden komutanlık ve/veya makamları kapsar.
Böylece koruma altındaki emekli personele konut tahsis edilebilmesi ve tahsis edilen konutta oturmaya devam edebilmesi için her şeyden önce ilgili personel hakkında özel koruma kararının alınmış ve bu kararın devam etmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve açıklamalar çerçevesinde davacının durumunu değerlendirdiğimizde; hakkında Özel Koruma Kararı bulunan davacının başvurusu üzerine Genelkurmay Başkanlığının MSY 319-8 Yönergesinde öngörülen komisyonun 30.09.1996 tarihli toplantısında kendisine konut tahsisine karar verilmiş, bu karar doğrultusunda Gen. Kur. Bşk.lığının 14.10.1996 tarihli emri ile de konut tahsis edilmiştir. Ancak Merkez Koruma Komisyonunun 06.03.1998 tarihli kararı ile koruma biçimi Özel Koruma dan Yakın - Konut Korumaya çevrilen davacının Özel Koruma konumuyla tahsis edilen konutu tahliye etmesi durumu sözkonusu olmuş ve KKK.'lığının 02.06.1998 tarihli emri ile oturduğu konutu koruma kararının tebliğinden itibaren 2 ay içinde tahliye etmesi emredilmiş bulunmaktadır.
Bahsi geçen dava konusu olayda problemin çözümü davacının Özel Koruma statüsünden çıkartılıp çıkarılmadığına verilecek cevapta çözümlenebilecektir. Şayet davacı Özel Koruma statüsünden çıkarılmışsa tahsis edilen konutu tahliye etmesi de zorunlu olacaktır. Ancak davacının dava dilekçesinde Özel Koruma konumundan çıkarılma nedeniyle bu kararın iptali amacıyla İdare Mahkemesine dava açtığını bildirmesi nedeniyle AYİM. 1 nci Dairesince ara kararı ile yapılan araştırma sonucunda Ankara 1 nci İdare Mahkemesinin davacının Özel Koruma statüsünden çıkarılma işlemi hakkında 11.08.1998 tarih ve 1998/441 Esas sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verdiği anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında davacının Ankara 1 nci İdare Mahkemesinde açtığı Özel Koruma kararının kaldırılması işleminin iptali istemiyle açtığı dava sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden Ankara 1 nci İdare Mahkemesince Özel Koruma kararının kaldırılması işleminin iptaline karara verilmesi halinde davanın kabulü ile davacının konuttan çıkarılması işleminin İPTALİNE, aksi halde yani Özel Koruma kararının kaldırılması yönündeki davanın reddine karar vermesi halinde ise konuttan çıkarılma işlemi hukuka uygun olacağından davanın REDDİNE karar verilmesi gerekeceğinden Ankara 1 nolu İdare Mahkemesine davacı tarafından açılan ve 1998/441 esasta derdest olan Özel Koruma Kararının iptali istemiyle açılan davanın sonucunun bildirilmesinin alınan ara kararı uyarınca istenildiği, anılan Ankara 1 nolu İdare Mahkemesince verilen ve davacı tarafından Yüksek Mahkemeye sunulan 04.12.1998 tarih ve Esas: 1998/441, Karar: 1998/1206 sayılı kararla bahsi geçen işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmış bulunmaktadır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 ve 52 nci maddeleri İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların gereğinin yerine getirileceğine ilişkin hükümlere yer vermiş bulunmaktadır.
Gerçekten Kararların Sonuçları Başlığını taşıyan anılan yasanın 28 nci madde 1 nci fıkrası Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre İdare en geç otuz gün içinde işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur... hükmüne yer vermiş, 3 ncü fıkrasında ise Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemeleri Kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili İdare Mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilire hükmü yer almış; 4 ncü fıkrasında da; Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasden yerine getirilmemesi halinde ilgili idare aleyhine dava açılabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilire hükmüne yer verilmiştir.
Bahsi geçen 28 nci madde hükmün de özetle Danıştay İdare ve Bölge İdare Mahkemelerinden verilen kararların gereğinin otuz gün içerisinde yerine getirileceği, aksi halde kamu görevlerinin sorumlu olacağı açıkça belirtilmiş bulunmaktadır.
Temyiz veya İtiraz işlemlerinde Yürütmenin Durdurulması Başlığını taşıyan 3622 sayılı Kanunla değişik 52 nci maddenin 1 nci fıkrası aynen Temyiz veya itiraz yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay Kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay veya dairesi, Kurulu veya itirazı incelemeye yetkili İdare Mahkemesi karar verebilin hükmünü taşımakta olup; bu hükümden de Danıştay İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemelerince verilen kararların, temyiz edilmiş olmaları halinde dahi yürütülmelerinin (yerine getirilmelerinin) durdurulamayacağı öngörülmüş bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun gerek 28 ve gerekse 52 nci maddeleri uyarınca Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri Kararlarında olduğu gibi, İdare Mahkemeleri Kararlarının da temyiz yoluna gidilmiş olsa dahi, hukukta yer alan doğruluk karinesi gereği gereğinin yerine getirileceği ve bunun tüm kamu kuruluşlarını bağlayacağı konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Anayasanın, Mahkemelerin Bağımsızlığı başlığını taşıyan 138 nci maddesi 4 ncü fıkrası aynen Yasama ve Yürütme Organları ile İdare, Mahkeme Kararlarına uymak zorundadır; bu Organlar ve İdare Mahkeme Kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez temel normuna yer vermek suretiyle İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 ve 52 ncü maddesine dayanak teşkil ettiği gibi, aynı hüküm Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare altmış gün içinde işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur hükmünü içeren 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 63 ncü maddenin 3 ncü fıkrasına dayanak oluşturmaktadır.
İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 ve 52 nci ve AYİM. Kanunun 63 ncü maddeleri uyarınca Danıştay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları kamu görevlilerince yerine getirilmesi gerekli kararlardır.
Doğruluk karnesi esası üzerine oturtulmuş bulunan İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 ve 52 nci maddeleri uyarınca Yerel İdare Mahkeme kararlarının aksine karar verilmediği sürece tüm Kamu görevlileri bu kararlara uymak zorundadır.
Dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesince, Ankara 1 nolu İdare Mahkemesince verilen iptal kararı aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olsa dahi bu karar yürütülmesi gerekli karar olarak kabul edilip, Yüksek Yargı yerince verilecek kararda da bunun esas alınması gerekmektedir.
Ancak 1 nolu İdare Mahkemesince verilen iptal kararının Yüksek Yargı yerince karara esas alınması halinde bu ilam hükmünün örneğin Danıştay'a temyiz yoluna başvurularak kesin hüküm halini alan bir kararla bozularak ortadan kalkması halinde Yüksek Yargı yerine olağanüstü kanun yolu olan Yargılamanın Yenilenmesi yoluna başvurulmak kararın değiştirilmesi talebinde bulunmak mümkündür. Nitekim, Yargılamanın Yenilenmesi müessesine 1602 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde de bu şekliyle yer verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere emekli statüde lojmandan çıkarılma işleminin iptali istemiyle açılan davaya konu işlemin sebebini özel koruma işlemi oluşturmaktadır.
Davacının özel koruma statüsünden çıkarılması işleminin iptali istemiyle 1 nolu İdare Mahkemesinde açtığı davanın konusu Yüksek Yargı yerinde açılan davaya konu konuttan çıkarılmaya ilişkin işlemin sebebini oluşturduğundan özel koruma statüsünden çıkarılma işlemi iptal kararıyla sonuçlanmış bulunduğundan, lojmandan çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Davacı ayrıca davaya dayanak alınan MYS 319-8 Yönergesi hükümlerinin iptaline karar verilmesi isteminde de bulunmuştur.
Davaya dayanak alınan Yönerge Korumaya Alınmış Emekli Personelden, Meskende Korunmaları Mutlak Surette Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından İstifadeleri Hakkındaki Yönerge olup, dilekçede açıkça belirtilmemekle birlikte davaya dayanak alınan Yönerge hükümleri 26 ve 12 nci maddeler olduğundan davacının bu hükümlerin iptaline karar verilmesi isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Anılan Yönergenin içerikleri yukarıda açıklanmış olup, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20 nci Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 43 ncü maddelerine dayanılarak çıkarılmış bulunan iptal istemine konu yönerge hükümleri, genellik, eşitlik, istikrar, kazanılmış hak, idarenin bütünlüğü, ilkeleri başta olmak üzere hukukun diğer genel ilkelerine uygun hükümler içerdiğinden ve dayanağını oluşturan Yasa ile Yönetmeliğe ters düşen hükümlerde içermediğinden, davacının Özel Koruma Yönergesinin ilgili maddelerinin iptaline ilişkin davaya konu istemine katılmak mümkün bulunmamaktadır.
Gerçekten Yönerge Hükümlerinin iptaline karar verilebilmesi için söz konusu hükümlerin üst hukuk kuralları olan Yasa ve Yönetmelik hükümlerine ve de hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermesi gerekmektedir.
3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20 nci maddesinde korumaya alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak surette zorunlu bulunanlara konut tahsis edileceği öngörülmüş, ancak korumaya alınmış personelden hangilerinin konutta mutlak surette korunmalarının zorunlu olduğuna ilişkin kriterler öngörülmemiş, bu konu 3713 Sayılı Kanunun 20 maddesinin 4 ncü fıkrası ile Başbakanlıkça çıkarılacak Yönetmeliğe bırakılmıştır.
Başbakanlıkça çıkarılan Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde açıkça Hakkında Özel Koruma Kararı verilmiş emekli personelden meskende korunması mutlak surette zaruri bulunanlar ifadesine yer verilerek, bir kişinin meskende korunması mutlak surette zorunlu personel kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle bu kişi hakkında verilmiş bir özel koruma kararının bulunması şartı aranmıştır.
3713 Sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile Koruma Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alındığında, davacı tarafından iptali istenilen Korumaya Alınmış Emekli Personelden Meskende Korunmaları Mutlak Surette Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından İstifadeleri Hakkında Yönergesi hükümlerinin hukuka aykırı olduğundan sözedilemez.
Netice olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Emekli ve Özel Korumalı statüde iken, özel koruma kararının kaldırılması nedeniyle lojmandan çıkarılma işlemi tesis olunan davacının lojmandan çıkarılmasının nedenini oluşturan özel koruma kararının kaldırılması işlemi Ankara 1 nolu İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiğinden, davacının lojmanda oturmasının nedenini oluşturan özel koruma statüsünde bulunması işlemi hukuka uygun bulunmakla, davacının lojmandan çıkarılma işlemi ile ilgili açtığı davanın görüm ve çözümü sonucu,
1- Dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan İPTALİNE,
2- Özel Koruma Yönergesinin dava konusu işleme dayanak alınan hükümlerinin iptali istemine ilişkin dava kısmının REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler karşısında hakkındaki özel koruma kararı, yakın koruma şeklinde değiştirilen ve korunması mutlak surette zorunlu personel kapsamında değerlendirilmeyen davacının korumalı statüde oturmakta olduğu konuttan çıkarılması yönünde tesis edilen davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatinde olduğumuzdan, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine karar alan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy