(1602 S. K. m. 35, 40) (926 S. K. m. 79, 137) (657 S. K. m. 36)
Davacı 23 Mart 1998 ve 15.6.1998 tarihlerinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Dört yıllık öğrenim süreli fakülteyi bitirmesi nedeniyle gerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kamu görevlileri ve gerekse Üniversite ve Meslek Yüksek Okulunu bitirdikten sonra 926 sayılı TSK. leri Personel Kanunu gereği TSK. lerine intisap eden Astsubaylarla aynı seviyeye gelebilmesi için, intibakının onayı tarihinden geçerli olarak ek bir kademe ile rütbe bekleme süresinin bir yıl daha uzatılarak karşılığı rütbenin verilmesini, 1993 yılından bu yana, her yıl yapılan Personel Dinleme toplantılarından da anlaşılacağı üzere, davalı idarenin bu sorunu çözücü yönde gerçek anlamda herhangi bir çalışma içine girmediği ve 5 yılda sürüncemede bırakıldığı, 1997 yılında Genelkurmay Başkanlığının mütalaasından da anlaşılacağı üzere, karargah içi çalışma ile bu problemin ortadan kaldırılması gerekirken 1 yıldır halen daha bir işlem yapılmadığını ve idarenin bu ihmal ide gözönüne alınarak tüm yargılama giderlerinin ileride doğacak yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesine ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyada Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinin dört yıllık işletme bölümünü bitiren davacının bu nedenle kendisine kademe verilmesi istemiyle yaptığı müracaatı üzerine Hv.K.K.lığı Personel Başkanının 28 Kasım 1997 günlü onayıyla üç kademe verilerek 4/3'den 3/3 derece ve kademeye getirildiği, bunu müteakip davacının, 30 Kasım 1997 günlü dilekçesi ile kendisine bir kademe verilmesi ve rütbe bekleme süresinden de bir yıl düşülmesi istemiyle yeniden müracaat ettiği, işlemin 18.10.1997 günlü işlem ile reddedilmesi üzerine bu olumsuz işlemin iptali talebiyle 16.3.1998 tarihi itibariyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin, cevap layihasında, davada süre aşımı bulunduğunu belirttiği görülmekte ise de buna katılmak olanağı bulunmamaktadır. Gerçekten davacının 1602 Sayılı Kanunun 35/b maddesi kapsamındaki 30.11.1997 tarihli başvurusuna verilen olumsuz yanıtın 19.1.1998 tarihinde tebliğini takiben 16.3.1998 tarihinde açılan dava, 40 ncı maddede yazılı dava açma süresi dahilinde yani 60 gün içerisinde açılmış bir dava olduğundan işbu davada süreden bahsetmek mümkün değildir.
Bilindiği üzere 9.8.1993 tarih ve 499 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 926 Sayılı Kanunun 79 ncu maddesi eklenen son fıkrada aynen; Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilecek fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarını bitirdikten sonra muvazzaf astsubay olmak için başvuranlardan; astsubay sınıf okullarında en az bir öğretim yılı öğrenim ve eğitimi başarıyla bitirip astsubay nasbedilenlerin astsubay sınıf okulundan fazla olarak geçen fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarındaki öğrenim süreleri rütbe bekleme sürelerinden düşülür. Bunların hangi rütbelerde ne kadar eksik bekletilecekleri yönetmelikte gösterilir. Bunların hangi rütbelerde ne kadar eksik bekletilecekleri yönetmelikte gösterilir hükmü mevcuttur.
Davacının astsubay başçavuş rütbesinde olduğu sırada dört yıllık yüksek okulu bitirmiş olduğu anlaşılmakla, statü içindeyken yüksek tahsilini tamamlamasına rağmen kendisi hakkında da yukarıda zikredilen maddenin uygulanmasını, daha doğrusu bu kimseler ile aralarında doğabilecek bir yıllık kıdem farkının giderilmesini istediği görülmektedir.
Yukarıda zikredilen kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere kanun ile getirilen hükmün yüksekokulu bitirdikten sonra astsubay olanlar hakkında uygulanması söz konusu olmakla astsubay iken yüksek okulu bitiren kimseler hakkında aynı hükmün uygulanabilme ve sonuçta bu kimseler kadar eksik rütbe bekleme süresine tabi olmaları mümkün değildir.
Öte yandan davacının yüksek okulu bitirmesi nedeniyle bitirdiği yüksek öğrenim süresinin, sınıf okulunda geçen bir yıllık süreden arta kalan üç yıl için her yıla bir kademe verilmek suretiyle intibak işleminin yapıldığı da görülmektedir. Ayrıca davacıya bir yıl için bir kademe daha verilmesini gerektiren herhangi bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı görülmekle yapılan her iki işlemde de yasaya aykırı bir durumdan bahsetmek olanağı bulunmamaktadır.
Gerçekten astsubay olarak TSK. lerinde görev yapmakta iken yüksek öğrenim yapanların intibakına ilişkin hüküm 926 Sayılı Kanunun 137 nci maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Konuya ilişkin gösterge tabloları başlıklı 926 Sayılı Kanunun 9.8.1993 tarih ve 499 sayılı KHK ile değişik 4 ncü fıkrası (c) bendinde aynen Astsubaylar Hakkındaki gösterge tabloları Ek VI11 sayılı cetvelde gösterilmiştir. Yüksek öğrenim yapmış olan astsubayların intibakı; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri sınıfında aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tesbit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır. Bu intibaklar bir defa ve personelin fakülte, yüksek okul veya meslek yüksekokulunu bitirdiğine dair resmi belgeyi ibraz edip müracaatını yaptığı tarihteki derece ve kademelerine, 2 yıl süreli yüksek öğrenim için 1 kademe, 3 yıl süreli yükseköğrenim için 2 kademe, 4 yıl süreli yükseköğrenim için 1 derece ilave edilerek yapılır ... denilmektedir.
Davacı 4 yıl öğrenim süreli Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültelerini 30.9.1997 tarihinde bitirmesini takiben 30.10.1997 tarihli dilekçe ile intibakının yapılması için başvuruda bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesi uyarınca 4 yıl süreli yüksek öğrenim gören ve genel idare hizmetler sınıfında bulunan bir memurun başlangıç derecesi 9 ncu derecenin 1 kademesi olduğu, davacının da başlangıçta astsubaylık görevine 9 ncu derecenin 1 nci kademesinden başladığı, 926 sayılı Kanunun 137 nci maddesi 4 ncu fıkrası (c) bendi uyarınca 28.11.1997 tarihli onayla, müracaat tarihi olan 30.10.1997 tarihinden geçerli olarak bir derece verilmek suretiyle 4 ncu derecenin 3 ncu kademesinden 3 ncu derecenin 3 ncu kademesine getirildiği, böylece yapılan işlemin hukuka uygun bulunduğu görülmektedir.
Her ne kadar davacı uygulanan mevzuat karşısında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olan personel ile yüksek öğrenim gördükten sonra astsubay olanlara nazaran mağdur olduğunu kanıtlamış olmamakla birlikte, iddia etmekte ise de; statü farklılıkları nedeniyle 657 sayılı Kanunun konuya ilişkin hükümlerinin davacıya uygulanmasına olanak bulunmadığı gibi, yüksek öğrenimi yaptıktan sonra astsubay olan ile astsubay iken yüksek öğrenim yapanlara uygulanan intibak yasalarının farklı olmasının eşitlik ilkesine uygun olmadığından söz edilemeyeceği gibi, 4 yıllık yüksek öğrenim yapan her iki kategori astsubayda intibak sırasında birer derece verildiğini de gözden uzak tutulmamak gerekir.
Gene teknik personelin 657 sayılı Kanuna göre başlangıç derecelerinin farklı olmasının statü yasalarından kaynaklandığı gerçeği karşısında davacıya 657 sayılı kanunun ilgili hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı da izahtan varestedir.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı hakkında tesis olunan işlem hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy