(5434 S. K. m. 44, 45, 48, 56)
Davacı vekilleri 3.4.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin askere gitmeden önce Kırklareli Turgutbey Spor Kulübünde lisanslı amatör futbolcu olduğunu, 1995 yılı Şubat ayında silah altına alındığını, Isparta Dağ ve Komd. Tugayındaki temel eğitimini müteakip Midyat 3.Kom. Tug. K.lığına dağıtım olduğunu ve Şırnakta görev yapmaya başladığını, bir operasyon görevi sırasında dağda 10 gün kalan davacının rahatsızlandığını, Şırnak ve Diyarbakırda yapılan ilk tedavilerini müteakip GATA K.lığına sevkedildiğini, burada 9 ay süren tedavisinden sonra 3.5.1996 tarihli raporla askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini ve terhis edildiğini, memleketine döndükten sonra Tekirdağ Devlet Hastanesince yapılan kontrolünde de çalışma gücünün %45ini kaybettiğinin tespit edildiğini, bu nedenle davacıya vazife malûliyeti aylığı bağlanması amacıyla davalı kuruma yaptıkları başvurunun redle sonuçlandığını, oysa davacının askere sağlam gidip sakat olarak geri döndüğünü, dağlarda operasyonlarda dolaşan 20 yaşındaki bir gencin sinir hastası olmasında vazifenin sebep ve tesiri olmadığının söylenmesinin yaşamın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, dolayısıyla tesis edilen işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile tahsis dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının 6.3.1995 tarihinde Askerlik Şubesince askere sevkinin yapıldığı, 9.3.1995 tarihinde eğitim birliğine katıldığı, temel eğitimini müteakip Midyat 3.Komd.Tug.K.lığı 8.Komd.Bl.K.lığı emrine dağıtımının yapıldığı, 22.8.1995 tarihinde görevli olduğu Çakırsöğüt Üs Bölgesinde rahatsızlandığı, aynı gün Şırnaka adından da Diyarbakıra sevkedilerek ilk tıbbi tedavisine başlandığı, 5.9.1995 tarihinde ambulans uçakla Ankaraya GATA K.lığına sevkedildiği, 5.9.1995-20.12.1995 tarihleri arasında GATA K.lığında yatarak tedavi gördüğü, GATA Sağ.Krl.nun 20.12.1995 tarih ve 19854 sayılı raporuyla Polimiyozit teşhisiyle C/11 SMK.2 ay hava değişimi kararı verildiği, GATA Sağ.Krl.nun 21.3.1996 tarih ve 3460 sayılı raporuyla, aynı teşhisle SMK.bir ay hava değişimi daha verildiği, bu raporun hitamında GATA Sağ.Krl.nun 3.5.1996 tarih ve 5191 sayılı raporuyla Polinöropati teşhisiyle D/11 F.1 Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği ve aynı tarih itibariyle terhise tabi tutulduğu, terhisli iken davacının başvurduğu Tekirdağ Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen 19.6.1997 tarih ve 1641 sayılı raporla, Polinöropati sekeli+kronik tip post travmatik stres bozukluğu teşhisiyle Çalışma gücünün %45ini kaybetmiştir. Dikkat yoğunlaşması gerektirmeyen işlerde çalışır. Kararı verildiği, davacının 23.9.1997 tarihli dilekçesiyle davalı kuruma başvurarak kendisine vazife malûllüğü aylığı bağlanması isteminde bulunduğu, Em.Snd.Sağlık Kurulunun 27.11.1997 tarih ve 4396 sayılı kararıyla Hastalığının -sinirlerde iltihaplanma- oluşunda görevinin neden ve etkisinin bulunmadığına oybirliğiyle karar verildiği denildiği, Em.Snd.Yönetim Kurulunun 26.1.1998 tarih ve 106 sayılı kararı ile hastalığının oluşunda görevinin neden ve etkisinin bulunmadığına karar verildiğinden, hakkında 5434 sayılı Kanunun vazife malûllüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına karar verildiği, kararın 25.2.1998 tarihinde davacıya tebliğini müteakip, söz konusu menfi işlemin iptali için 3.4.1998 tarihinde AYİMde bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesinde Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında...vazife malûlü olmaları halinde kendilerine...aylık bağladır. Hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, muvazzaf, yedek ve gönüllü erler sandık iştirakçisi olmadıkları halde, silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde malûliyete uğramaları halinde, koşullar gerçekleşmişse kendilerine görev aylığı bağlanacaktır.
Görev malûliyetinin koşulları ise aynı kanunun 45 ve 48 nci maddelerinde düzenlenmiştir. 5434 sayılı Kanunun 45 nci maddesi; 44 ncü maddede yazılı malûllüğün vazife sırasında ve vazifeden doğmuş olması halinde, bu malûliyete uğrayanların vazife malûlü sayılacaklarını öngörmektedir. Bu yasal hükümlere göre; vazife malûlü sayılabilmek için, malûllüğün hem vazifenin yapıldığı sırada meydana gelmesi hem de vazifeden doğmuş olması gerekmektedir.
Davacının, askerlik görevi sırasında arızalandığı ve askerliğe elverişsiz hale gelerek terhis edildiği kuşkusuzsa da; sinirlerde iltihaplanma (polinöropati) şeklinde meydana gelen arızanın askerlik görevinin sebep ve etkisiyle meydana geldiğine ilişkin, davacı beyanları dışında somut hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bünyesel bir hastalık nedeniyle vazife sırasında malûl hale gelme halinde, vazife malûllüğü aylığının bağlanmasına hukuken imkan yoktur. Çünkü, bu halde, malûliyeti (hastalığı) doğuran olgunun vazifeden doğmuş olma koşulu gerçekleşmemektedir. Askerlik görevinin sebep ve tesirinin silah altına alınan ve aynı koşuldaki her askere aynı etkiyi yapması hali dışında, kişinin bünyesinin, bağışıklık sisteminin ve ruhi yapısının zayıf olması nedeniyle meydana çıkabilecek rahatsızlıklar ve malûliyetlerin vazifeden kaynaklanmış olduğunu ve uygun bir illiyet bağının bu şekilde kurulmuş olabileceğini kabul etmek, yaşamın olağan akışına ve 5434 sayılı Kanunun bu konuda öngördüğü esaslara aykırı düşecektir. Bu nedenle, davacının askerlik görevi sırasında Güneydoğuda karşılaştığı kimi olayların tesiriyle bu rahatsızlığa yakalandığına ve bu nedenle vazife malûlü sayılması gerektiğine ilişkin iddialarına itibar etmek mümkün olamamıştır. Aynı gerekçeyle bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; bünyesel kaynaklı rahatsızlığı nedeniyle vazife malûlü sayılması imkanı olmayan davacıya vazife malûliyeti aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy