(926 S. K. m. 50) (4045 S. K. Geç. m. 5) (1602 S. K. m. 21) (521 S. K. m. 30)
Davacı, 31.8.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 6.3.1985 tarihinde 926 sayılı Kanunun 50/c maddesi uyarınca disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulduğunu, 4045 sayılı Yasanın Resmi Gazetede yayımını takiben Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığına müracaatla TSK. dışında görev talebinde bulunduğunu, anılan makamın KKK. lığının bu konudaki yazısını gerekçe göstererek başvurusu doğrultusunda işlem yapmaması üzerine, yetkili yargı yeri olan Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açtığını, bu davasının reddi üzerine kararı temyiz ittiğini ve temyiz başvurusunun halen Danıştay 15 Dairesinde derdest olduğunu, İdare Mahkemesi ve Danıştayın kendi yargı denetimleri dışında kalan K.K.K.lığı işlemi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden yorum yoluyla görüş alıp davayı sonuçlandırması gerekmesine rağmen, dört yıla yakın bir zamandır davanın sürüncemede kaldığını, K.K.K.lığının 4045 Sayılı yasa kapsamını tayine yetkili bir makam olmadığını, K.K.K.lığı işlemi ile ilgili AYİMin yapacağı yorumun sürüncemedeki davasının sonuçlanmasını sağlayacağını belirterek; K.K.K.lığının söz konusu işlemi ile ilgili olarak disiplinsizlik nedeniyle resen emekliye sevk edilen subayların 4045 sayılı Yasanın Geçici 5. maddesi kapsamına girip girmediğinin yorumlanmasını ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 15.9.1998 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası, AYİM Genel Sekreterliğince ilk inceleme sonunda tespit edilen bir takım hukuki eksiklikler nedeniyle dilekçe reddine / davanın reddine karar verilmesi istemiyle Dairemize gönderilmiştir.
Dava dosyası ile 1.9.1998 tarihli ara kararımız üzerine davacının ibraz ettiği belgelerin incelenmesinde; davacının Top.Kd.Yzb. rütbesinde iken 6.3.1985 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulduğu, bir müddet sonra 26.10.1994 tarih ve 4045 Sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine Ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun un kabul edildiği (R.G. 3.11.1994, S.22100), davacının 6.12.1994 tarihinde K.K.K.lığına başvurarak durumunun 4045 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek TSK. dışında başka bir kamu kurumunda görev talebinde bulunduğunu ifade ettiği, KKK. lığının 22.12.1994 tarihli işlemiyle 926 Sayılı Kanunun 50/c maddesi uyarınca disiplinsizlik nedeniyle resen ayırma işlemine tabi tutulması nedeniyle, durumunun 4045 sayılı Kanunun Geçici 5 nci maddesi kapsamına girmediğinin belirtildiği, davacının bu işlemin iptali için açtığı davanın, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 18.4.1996 tarih ve E.1995/457, K.1996/466 sayılı kararıyla, davacının durumunun 4045 Sayılı Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle reddedildiği, davacının 5.6.1996 tarihinde bu kararı temyiz ettiği ve temyiz incelemesinin halen Danıştay 15. Dairesinde derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinin konu, olaylar ve Talep sonucu bölümlerindeki açık ve net ifade beyanlarından, davacının amacının, K.K.K.lığının 22.12.1994 tarihli işleminin iptali için Ankara 2. İdare Mahkemesinde açtığı davada söz konusu İdari işlemin yorumlanmasının askeri idari yargının (AYİMin) görevine girmesi gerektiği iddiasıyla, idare mahkemesince karardan önce AYİMden yorum yoluyla görüş almadan hükme gidilmesinin doğru olmadığı savına dayanarak, bu kez kendisinin Danıştaydaki temyiz istemi sonuçlanmadan bu konudaki yorumu AYİMden almaktan ibaret olduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere, 25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Kanunla ilga edilmeden önce yürürlükte olan 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun İdari Uyuşmazlıklar Ve Davalar başlıklı 21 nci maddesinin (b) fıkrası Adalet Mahkemeleri ile askeri mahkemelerde görülmekte olan bir davada bu dava ile ilgili askeri nitelikteki bir idari işlemin anlamı veya Şümulünün tayini hususunda çıkacak uyuşmazlıkların halli için mahkeme kararı üzerine açılacak davalar ın AYİMin görevinde olduğu ifade edilmekteydi. Öğretide Yorum Davası olarak adlandırılan bu tür davaların, o dönemde dahi açılabilmesi bir takım şartların gerçekleşmesine bağlıydı. Buna göre, AYİMde yorum davası açılabilmesi için önce Adalet veya Askeri Mahkemelerde herhangi bir davanın açılmış olması gerekliydi. İkinci olarak, Adalet veya askeri mahkemelerde görülmekte olan herhangi bir davanın neticesine tesir edebilecek bir askeri idari işlemin anlamı veya şümulünün tayininde tarafların uyuşamamaları gerekliydi. Nihayet, bu iki şarta ilaveten, esas davayı görmekte olan mahkemenin; askeri idari işlemin yorumlanmasını kendi görevi dışında görmesi ve bu yorum işlemini bir bekletici ön mesele olarak kabul edip, davayı durdurarak bu meselenin açıklığa ulaştırılması bakımından Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde taraflardan birisince bir yorum davası açılmasına karar vermiş olması gerekliydi. Adalet veya Askeri Mahkemenin kararında, esas davanın taraflarından hangisinin yorum davası açacağının belirtilmiş olması da şarttı. Bu durumda, davayı açan taraf dava dilekçesinde hasım olarak esas davadaki hasmını göstermek durumundaydı. Kendisine yorum davası açılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ise önüne gelmiş olan idari işlemi yorumlama, yani anlam veya kapsamını ya da muteber olup olmadığını saptama durumundaydı. Verilen yorum kararı, yorum davasının açılmasına karar vermiş bulunan Adalet veya Askeri Mahkemeyi bağlayıcı olur ve bu mahkemeler AYİMin yapmış olduğu yoruma göre karar vermek yükümünü taşırlardı.
Ne var ki, 2568 sayılı Kanunla 1602 sayılı Kanunun 21/b maddesinin kaldırılmasıyla, 25.12.1981 tarihinden itibaren artık AYİMde bir yorum davası açılabilmesi imkanı kalmamış; mülga 521 sayılı Danıştay Kanununun 30/E maddesiyle düzenlenen Danıştayda yorum davası açma imkanı da 6.1.1982 tarih ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu ile aynı şekilde kaldırılmıştır. Bu nedenle, artık AYİMde yorum davası adı altında bir dava türünün görülebilmesi imkanı olmadığı kuşkusuzdur ve davacının açtığı bu davanın incelenme kabiliyeti bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının 4045 sayılı Kanun kapsamına girmediğine ilişkin K.K.K.lığının 22.12.1994 tarihli işleminin yorumlanmasına ilişkin inceleme kabiliyeti bulunmayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy