(1325 Tarihli Kanun m. 35)
Davacı vekili, 13.7.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası İsmail'in I.Dünya Savaşında silahaltında iken 1331 yılında Balıkesir Alay Revirinde öldüğünün kayıtlı bulunduğunu, AYİM'nin pek çok emsal kararında dile getirildiği üzere, seferberlik yıllarında askeri hastanelerde eceliyle dahi olsa ölenlerin, savaşın zor koşullarından kaynaklanan nedenlerle vefat ettiklerinin, dolayısıyla 1325 Tarihli Kanun kapsamında olduklarının kabulü gerektiğini, davalı kurumun müvekkiline yetim aylığı bağlaması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; işlemin iptalini ve davacının müstahak olduğu birikmiş aylık tutarlarına yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile tahsis dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; davacı ile babası Hasan oğlu 1302 doğumlu İsmail'in aynı nüfus kaydında yer aldıkları, Milas Nüfus Müdürlüğünce düzenlenen Nüfus Kayıt Örneğinde davacının babası İsmail'in ölüm tarihi olarak Mart 1331 tarihinin belirtildiği ve kaydın altına
NOT: İsmail, Mahkeme Asliyenin 18 Kasım 1341 tarih ve 314/340 numaralı kararı ile Balıkesir Alay Revirinde eceliyle vefat etmiştir. şerhinin düşüldüğü, İsmail'in askerlik künye kaydının mevcut olmadığı, MSB. Arşiv Müdürlüğünün 1.6.1998 tarihli cevabi yazısına göre de, Milas Askerlik Şubesinin 1302 doğumlulara ait kayıt defterlerinin Arşivde mevcut olmadığı, keza mahalli mürettebi olan Kolordu Zayiat Kayıt defterlerinde de İsmail'le ilgili herhangi bir zayiat kaydına rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının babası er İsmail'in askerlik künye kaydı bulunmamakla beraber; 18 Kasım 1341 (1925) tarihinde Asliye Mahkemesinin verdiği kararla Mart 1331'de Balıkesir Alay Revirinde vefat ettiği tespit edilip, bu tespit nüfus kütüğüne kaydedilen ilgilinin 1.Dünya Savaşında silah altında iken öldüğü konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Mahkememizin yerleşik içtihatlarında da, geçerli tek bir belgenin varlığı halinde dahi, yasal koşulların mevcudiyeti halinde 1325 Tarihli Kanun hükümlerinden istifadenin mümkün olduğu ifade edildiğinden; mevcut nüfus kaydı ve bu kayda düşülen şerh yeterli ve geçerli bir belge mesabesinde kabul edilmiştir.
Bu kayda düşülen Balıkesir Alay Revirinde eceliyle vefat etmiştir kaydının hukuki mahiyetine gelince: Yine mahkememizin yerleşik uygulamasında, seferberlik ve savaş yıllarında (Balkan, I.Dünya, İstiklal Savaşları) askeri hastane ve revirlerde meydana gelen ölüm hallerinde (hangi hastalıktan ve ne sebeple olursa olsun) bu ölüm şeklinin 1325 Tarihli Kanunun 30 Haziran 1332 Tarihli Kanunu Muvakkatle değişik 36 ncı maddesinde belirtilen ilgilinin ...maruz kaldığı ahval-i hava'iye ve meşakk-ı fevkalade-i seferiye veya nazariyeden veya bunlardan mütevellit bir hastalıktan müteessiren...vefat olarak değerlendirilmesi, kayıtlara eceli ile ölüm şeklinde düşülmesi halinde dahi, bunun genel sefer ve savaş koşulları ile hava koşullarının etkisine bağlı bir ölüm şekli olarak kabulü karşısında; sözkonusu eceli ile ölüm kaydının, davacının babası müteveffa er İsmail'in 1325 Tarihli Kanun kapsamında mütalaa edilmesine engel bir neden teşkil edemeyeceği açıktır. Şu halde, mevcut bu bilgi ve belge, er İsmail'in 1325 Tarihli Kanun kapsamı içinde olduğunu ortaya koyucu mahiyette bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; 1325 Tarihli Kanun kapsamında bir nedenle Mart 1331 tarihinde Balıkesir Alay Revirinde öldüğü anlaşılan er İsmail'den dolayı, dul olan kızı davacıya yetim aylığı bağlanması gerekirken, davalı kurumca aksi yönde tesis edilen işlem sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı görüldüğünden, İŞLEMİN İPTALİNE,
Bu konuda istemde bulunulduğundan, davacının müstehak olduğu birikmiş aylık alacaklarına, tahakkuk ettikleri aylar itibariyle 31.12.1997 tarihine kadar %30 (Yüzde Otuz), 1.1.1998 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (Yüzde Elli) YASAL FAİZ İŞLETİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy