(3269 S. K. m. 12, 13)
Davacı 28.7.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 4.11.1992 tarihinde Hakkari Dağ ve Komd. Tug. K. Dst. Kt. Lv. Bl. K.lığı emrinde uzman erbaş olarak göreve başladığını ve sözleşmesinin feshedildiği 18.6.1998 tarihine kadar burada muhtelif görevler ifa ettiğini, bu süre zarfında başarılı bir performans gösterdiğini, silah arkadaşının eşi ile gayri meşru bir ilişki işine girmediğini, konunun Komutanlık makamına yanlış aksettirildiğini, herhangi bir süre işlemediği halde 5 sene 7.5 ay uzman çavuş olarak görev yapmasının ardından, herhangi bir tazminat ödenmeden sözleşmesinin feshedildiğini, bu suretle ağır bir haksızlığa maruz kaldığını ve sözleşmesinin feshedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 15.9.1998 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyası ile savunma ekindeki bilgi belgelerin incelenmesinde; davacının 4.11.1992 tarihinde Hakkari Dağ ve Komd. Tug. Dst. Kt. Lv. Bl. K.lığı emrinde Lv. Uzm. Çvş. olarak uzman erbaş statüsüne girdiği bu görevini ifa etmekteyken 7.6.1998 tarihinde Kuzey Irakta operasyonda olan bir başka uzman erbaşın eşiyle cinsel ilişkiye girdiği, anılan uzman erbaşın olayı sonradan öğrenip yazılı şikayeti üzerine konunun adliyeye intikal ettirildiği, bu arada Hakkari Dağ. ve Komd. Tug. K.lığının 18.6.1998 tarihli işlemi ile kendisinden kesin olarak istifade edilemeyeceği belirtilerek sözleşmesinin feshedildiği, bu arada Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının 22.6.1998 tarih ve E 1998/114, K.1998/38 sayılı iddianamesiyle içlerinde davacının da bulunduğu dört sanık hakkında zina suçundan Kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12 nci maddesi Görevde başarısız olanlarla kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir... hükmünü amir bulunmakta, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13 ncü maddesinde de aynı hüküm tekrarlanmaktadır.
Sözleşmesinin feshi tarihinde davacının yaklaşık 6 yıllık bir uzman erbaş olduğu, o tarihe kadarki performansının başarılı bir çizgide bulunduğu maddi bir vakıa olmakla beraber; sonuçta hakkında kamu davası açılmasına yol açan zina fiili nedeniyle artık kendisinden istifade edilemeyeceği de bir gerçektir. Çünkü OHAL bölgesi gibi hassas ve kritik bir ortamda görev yapmaktayken, kendisiyle aynı birlikte görev yapan bir uzman erbaş arkadaşının eşiyle cinsel ilişkiye girmesi, davacının ahlaki değerlerindeki düşüklüğü gösterdiği gibi, disiplin açısından da zafiyet içerisinde olduğunu ortaya koymaktadır. Davacının bu fiili ile kıta içinde silah arkadaşları nezdindeki güven duyguları derinden sarsılmış, birlik dayanışması ve moral gücünde bir zayıflık meydana gelmiş; bunun doğal sonucu olarak da davacı kıta içinde kötü bir örnek oluşturmuştur. Bu nedenle, davacının bu fiilden sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinde kalmasının yarardan çok zarar getireceğini değerlendirip, kendisinden istifade edilemeyeceği düşüncesiyle sözleşmesini fesheden davalı idarenin söz konusu davranış biçiminde tam bir hukuki isabet ve mevzuat hükümlerine uyarlık görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; davacının sözleşmesinin feshine dair işlemde hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy